Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İstanbul'da Kahramanmaraşlı olmak

YAYINLAMA:

1992 senesi başlarında İstanbul'a hicret ettik. Daha önceleri 1965-71 arasında üniversite tahsilim sebebiyle 6 senelik bir ikametimiz olmuştu. Daha sonraları da iş icabı ve diğer sebeplerle, dünyanın incisi güzel İstanbul'umuza ziyaretlerimiz devam etti ve nihayet 1992 senesi Mart ayından itibaren de ikinci "vatan-ı aslim" oldu...

Hadîs-i şerifte "vatan sevgisi imandandır!" buyruluyor...

Çocukluğum ve ilk gençliğim, Maraş'ımızın en gözde ve güzide mahallesi Divanlı'da geçti...

Liseli yıllarımda ilk namazımı, Selçuklu yapısı Divanlı câmimizde kıldım... Câmi avlusunda küçük bir şadırvan ve devasa bir çınar vardı...

O şadırvanda aldığım ilk abdestler, sadece uzuvlarıma değil, ruhuma temas eder ve huzuru burada tatmaya başlardım. Hele, o mübarek Selçuklu Ata camiine adım atar atmaz kanatlanır uçardım... Câmi cemaati gözümde öyle büyürdü ki, sehven bir hürmetsizlikte bulunmanın korkusuyla titizlikle kendimi toparlardım... Özellikle büyüklerimiz, bir gencin namaza gelmiş olmasından dolayı, üzerimize muhabbetin en candanı ile titrerler, memnuniyetlerini nasıl izhar edeceklerini bilemezlerdi...

Maraş'ı çok severdim. Her Mahallesi'nde ayrı bir güzellik ve özellik görürdüm...

Mahalle yollarımız hep topraktı... Müsait sokak aralarında her türlü oyunu yalınayak oynardık... Oyunda birbirimizi muhabbetle kucaklar, ne kavga ne fena bir söz işitmezdik...

Evlerimizin çoğu toprak damlıydı... Kış aylarında lovlanırdı. Evlerimiz kerpiç ve kargir olup, betonarmeye göre çok daha sıhhatliydi...

Yaz aylarında büyüklerimiz ev halkı ile arabalarına alarak Ceyhan nehri kenarına pikniğe giderdik... Yavuz Sultan Selim Han'ın şark seferinde inşa ettirdiği Tarihi Taş köprüden geçmenin hazzını hâlâ unutamıyorum...

Ağaçtan yapılma bir zamane köprüsü vardı, bir vasıta ile üstünden geçerken, ne kadar bildiğimiz dua varsa okurduk. Tahtalardan çatır, çutur ses gelir ve ha yıkıldı ha yıkılacak korkusuyla halden hale, yüreğimiz ağzımıza gelirdi...

1950 DP iktidarı Ceyhan nehrinin birçok yerini betondan estetik köprülerle donattı... Lâkin insanoğlu maalesef nankördür. Tahta köprüleri ve nehrin az derinlikte geçilen köprüsüz yolları çabuk unuttular...

Kahramanmaraş'ımızın Tarihi çok şanlıdır... İstiklal madalyalı tek vilayetimizdir...

Bütün dünyanın gözü; Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 zelzelesinde yaşanan asrın felaketi ile bir defa daha benim güzel memleketim Maraş'a döndü... Sadece benim şehrim değil diğer 10 ilimiz de, Türkiye’nin en gözde ve güzide her biri ayrı güzellik ve özellikteki yerleşim birimleridir...

Onun için; belki üzerlerinde bir "nazar değmesi" de vardır...

Şüphesiz ki; her şeyi yapan ve yaratan Allahü Teâlâ’dır. Hikmetinden sual edilmez...

İnşallah, bu afet bölgemizin maddî ve manevi yaraları kısa zamanda sarılır...

Cenâb-ı Hakk sabredenlerle beraberdir.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız