Sait Yolaçan

İstanbul'da Kahramanmaraşlı olmak

Sait Yolaçan

1992 senesi başlarında İstanbul'a hicret ettik. Daha önceleri 1965-71 arasında üniversite tahsilim sebebiyle 6 senelik bir ikametimiz olmuştu. Daha sonraları da iş icabı ve diğer sebeplerle, dünyanın incisi güzel İstanbul'umuza ziyaretlerimiz devam etti ve nihayet 1992 senesi Mart ayından itibaren de ikinci "vatan-ı aslim" oldu...

Hadîs-i şerifte "vatan sevgisi imandandır!" buyruluyor...

Çocukluğum ve ilk gençliğim, Maraş'ımızın en gözde ve güzide mahallesi Divanlı'da geçti...

Liseli yıllarımda ilk namazımı, Selçuklu yapısı Divanlı câmimizde kıldım... Câmi avlusunda küçük bir şadırvan ve devasa bir çınar vardı...

O şadırvanda aldığım ilk abdestler, sadece uzuvlarıma değil, ruhuma temas eder ve huzuru burada tatmaya başlardım. Hele, o mübarek Selçuklu Ata camiine adım atar atmaz kanatlanır uçardım... Câmi cemaati gözümde öyle büyürdü ki, sehven bir hürmetsizlikte bulunmanın korkusuyla titizlikle kendimi toparlardım... Özellikle büyüklerimiz, bir gencin namaza gelmiş olmasından dolayı, üzerimize muhabbetin en candanı ile titrerler, memnuniyetlerini nasıl izhar edeceklerini bilemezlerdi...

Maraş'ı çok severdim. Her Mahallesi'nde ayrı bir güzellik ve özellik görürdüm...

Mahalle yollarımız hep topraktı... Müsait sokak aralarında her türlü oyunu yalınayak oynardık... Oyunda birbirimizi muhabbetle kucaklar, ne kavga ne fena bir söz işitmezdik...

Evlerimizin çoğu toprak damlıydı... Kış aylarında lovlanırdı. Evlerimiz kerpiç ve kargir olup, betonarmeye göre çok daha sıhhatliydi...

Yaz aylarında büyüklerimiz ev halkı ile arabalarına alarak Ceyhan nehri kenarına pikniğe giderdik... Yavuz Sultan Selim Han'ın şark seferinde inşa ettirdiği Tarihi Taş köprüden geçmenin hazzını hâlâ unutamıyorum...

Ağaçtan yapılma bir zamane köprüsü vardı, bir vasıta ile üstünden geçerken, ne kadar bildiğimiz dua varsa okurduk. Tahtalardan çatır, çutur ses gelir ve ha yıkıldı ha yıkılacak korkusuyla halden hale, yüreğimiz ağzımıza gelirdi...

1950 DP iktidarı Ceyhan nehrinin birçok yerini betondan estetik köprülerle donattı... Lâkin insanoğlu maalesef nankördür. Tahta köprüleri ve nehrin az derinlikte geçilen köprüsüz yolları çabuk unuttular...

Kahramanmaraş'ımızın Tarihi çok şanlıdır... İstiklal madalyalı tek vilayetimizdir...

Bütün dünyanın gözü; Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 zelzelesinde yaşanan asrın felaketi ile bir defa daha benim güzel memleketim Maraş'a döndü... Sadece benim şehrim değil diğer 10 ilimiz de, Türkiye’nin en gözde ve güzide her biri ayrı güzellik ve özellikteki yerleşim birimleridir...

Onun için; belki üzerlerinde bir "nazar değmesi" de vardır...

Şüphesiz ki; her şeyi yapan ve yaratan Allahü Teâlâ’dır. Hikmetinden sual edilmez...

İnşallah, bu afet bölgemizin maddî ve manevi yaraları kısa zamanda sarılır...

Cenâb-ı Hakk sabredenlerle beraberdir.
 

Yazarın Diğer Yazıları