Sait Yolaçan

Filistin, kanayan yaramız, dinmeyen gözyaşımız

Sait Yolaçan

Terör devleti hüviyetine bürünen İsrail, Gazze'ye; hasta-hastane, yaşlı, âciz, sakat, kadın, çocuk, mabed, okul demeden büyük bir kinle, düşmanlıkla, merhametsizce, alçakça, canavarca ve gözünü kan bürümüş olarak vahşice saldırıyor, öldürüyor; yâni, bütün dünyanın "gözünün içine baka baka" pervasızca, bir nevi etnik katliam yapıyor... Ölenler binleri çoktan geçti; yaralıların sayısı on binleri buluyor... Bu, vahşi ve canavar Yahudi ruhu ve fıtratı/yaratılışı yeni bir şey değildir...Cenâb-ı Hakkın bu kavmi ıslah için gönderdiği onlarca peygamberini katlettiği/şehit ettiği de Tarihi bir hakikattir...

İsrail Devleti 1948'de kurulduğundan beri hep saldırıyor, öldürüyor, sürüyor ve bütün bir Filistini ele geçirmek için adım adım ilerliyor...

Gazze ve Batı Şeria Filistinlilerin elinde kalan son cephe ve vatan parçasıdır. İsrail'in, en acımasız, vicdansız ablukası altındadır...

İki milyara yakın İslâm dünyası maalesef tek bir cephe olup da, İsrail'e karşı belli ve kararlı bir tavır ortaya koyamıyor... İşte o zaman; "tırnağın varsa, başını kaşı" darbımeselinde ifade edildiği gibi, Hamas da, zillet içinde yaşamaktansa, vatanı için hayatı pahasına bir mücadeleye girişiyor... İsrail’in en gelişmiş topuna, tankına, savaş uçağına karşı; Hamas, elindeki kıt savaş araçlarıyla, silahlarıyla, az sayıdaki askeri ile göğsünü siper ediyor, çarpışıyor... Batılı sahtekâr medyanın yazdığı gibi, hiçbir zaman sivillere dokunmuyor... Allah yardımcıları olsun...

Geçmişten günümüze, süregelen zaman içinde; "Denize düşen yılana sarılır", çaresizliği içindeki, FKT'ları, Sovyet Rusya'sından tutun, İran şiasına kadar ikiyüzlü ve en az İsrail kadar Filistin topraklarında gözü olanlardan, maalesef medet ummak gafletine düşmüşlerdir...

Filistin'in tarihi köklerine bakacak olursak, 1400 yıllık bir İslam beldesidir. Kudüs’ü şerif ilk kıblemizdir. Filistin, 400 yıl Osmanlı toprağı olarak kalmıştır...

Osmanlı Filistin’ine ilk göz koyan ve buradan kendilerine toprak verilmesi isteme cüretinde bulunan kişi, Avusturyalı gazeteci-yazar Theodor Herzl (1860-1904) adında Siyonist bir Yahudi’dir...

Sultan Abdülhamid Han'ın yanında hatırlı bir yeri olan başka bir Yahudi banker vasıtasıyla Sultanın huzuruna çıkan bu T. Herzl; Sultandan, Osmanlının o zaman ki dış borcu olan 30 milyon sterlin borcunu ödeme karşılığında Filistin'de Yahudilere yerleşim izni, daha doğrusu toprak istemiştir. Sultan şu tarihi cevabı vererek hevesini kursağında bırakmıştır: "Osmanlının bütün toprakları şehitlerimizin kanları ile sulanmış ve vatan yapılmıştır. Değil Filistin, hiçbir vatan toprağımızın bir karışını dahi, hiçbir dünyevi bedelle değişmem!" [Bakınız: Türkiye ve Siyonizm isimli Doç. Dr. Yaşar Kutluay(1931-1969) tarafından tercüme edilen T. Herzl'in hâtıraları kitabı]

Siyonist Yahudi ve masonlar el birliği ile, İttihat ve Terakki partisini kullanarak Sultan Abdülhamid Han'ı tahttan indirdiler... Böylece, Yahudi devleti kurmanın önündeki en büyük engel kaldırılmış oldu...

İttihat ve Terakki partisi, Almanların oyununa gelerek, 1.cihan harbine girdiler... Harpten hükmen mağlup çıktık. Osmanlı ortadan kalktı. Filistin İngiltere’nin eline geçti. İngiliz Yahudi’ye buraları peşkeş çekti... Zavallı Filistin halkının elinden toprakları, Yahudilerce satın alındı...1948'de İsrail devleti kuruldu... İstila, işgal ederek bugünlere gelen; arz-ı mevud (Nilden Fırat'a vadedilen topraklar) megola ideası peşindeki Siyonist İsrail devleti ortaya çıktı...

Filistin dâvasına, son 20 yıldan beri en samimi sahip çıkan hükûmet Cumhur İttifakı ve tabiî ki, Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'dır. Bu; Filistin için büyük bir şanstır.  Filistin yöneticilerine âcizane tavsiyemiz, yönlerini Türkiye'ye dönsünler. Politikalarını Türkiye ile istişare ederek dızayn etsinler... Bizden bir kimseye bir zarar gelmez, fayda gelir. Kârlı çıkarlar. Nitekim Azerbaycan Karabağ'daki zaferini/başarısını, Türkiye ile yaptığı akıllı işbirliğine borçludur... 

Temennimiz; Filistinli kardeşlerimizin,  bir an önce, zalim Siyonist İsrail'in tasallutundan kurtulmalarıdır. Filistin Devletlerinin bütün dünyaca tanınması için, bütün Müslümanlar olarak elimizden gelen gayreti ve duayı yapmamız birinci vazifemiz olmalıdır...

Allahü teâlâ bütün Filistin ahalisinin yâr ve yardımcıları olsun! Âmin!
 

Yazarın Diğer Yazıları