202 gündür süren vicdan nöbeti: Maraş’tan yükselen sessizliğe karşı ses
Tam 202 gündür…
Aynı yerde, aynı kararlılıkla, aynı vicdanla ayaktalar.
Kar yağdı…
Üşüdüler ama dağılmadılar.
Yağmur yağdı…
Islandılar ama vazgeçmediler.
Rüzgâr esti, fırtına koptu…
Ama bir çocuğun sessiz çığlığını duydukları yerden ayrılmadılar.
Çünkü bu sadece bir nöbet değil…
Bu, insan kalabilmenin mücadelesidir.
Maraş Boykot Nöbeti,
202 gündür sadece bir meydanda durmuyor; bir vicdanı ayakta tutuyor.
Gazze’de bir çocuk daha hayattan kopmasın diye…
Bir annenin daha gözyaşı yere düşmesin diye…
Bir insanlık daha sessizliğe gömülmesin diye oradalar.
Bu süreçte sadece beklemediler.
Anlattılar…
Çağırdılar…
Hatırlattılar…
Sumud Filosu’na yaptıkları davetler neticesinde, önemli bir konferans gerçekleştirildi.
Bu konferans sadece bir buluşma değildi…
Bir farkındalık, bir bilinç, bir uyanıştı.
Denizlerde umut taşıyan o yolculuğun sesi, salonlara, kalplere ve zihinlere ulaştı.
Okullarda Gazze etkinliklerine davet ederek, genç yüreklere vicdanın ne demek olduğunu anlatmaya devam ettiler.
Çünkü biliyorlar ki; bir toplumun geleceği, sadece bilgisiyle değil, vicdanıyla inşa edilir.
Ve en son… Vicdanları sarsan bir etkinliğe daha imza attılar.
İdam temalı programlarıyla, sadece bir sahne kurmadılar… Bir gerçeği gözler önüne serdiler.
Orada verilen mesaj açıktı:
Adalet, sessizlikle değil; hakikatin yanında durarak sağlanır.
Bir insanın yaşam hakkının nasıl elinden alındığını, bir toplumun buna nasıl alıştırıldığını gösterdiler.
Çünkü biliyorlar ki… Bugün bir yerde idam edilen sadece bir beden değildir; aynı zamanda insanlığın vicdanıdır.
Bu yüzden susmadılar.
Bu yüzden geri çekilmediler.
Boykot ettiler.
Çünkü her tercihin bir anlamı vardır.
Sessiz kalmadılar.
Çünkü her suskunluk bir kabulleniştir.
Geri adım atmadılar.
Çünkü her vazgeçiş, bir umudu eksiltir.
202 gündür aynı şeyi söylüyorlar:
“Susma.”
“Unutma.”
“Tarafını seç.”
Çünkü bu mesele sadece Gazze değil…
Bu mesele, insanlığın kendisidir.
Ve şimdi bir çağrıları var:
Eğer bir çocuğun gözyaşı seni de rahatsız ediyorsa…
Eğer adaletin sadece bir kelime olmadığını düşünüyorsan…
Eğer “ben ne yapabilirim” diye soruyorsan…
Gel.
Sen de bu nöbette yerini al.
Sessizliğin değil…
Vicdanın tarafında dur.
Çünkü onlar 202 gündür orada.
Ve bu ses…
Sen gelmeden tamamlanmayacak.