Daha ne zaman utanacağız?
Daha ne zaman utanacağız? Daha ne zaman suskunluğumuzu bozacağız? Daha kaç çocuğun açlıktan gözleri kararacak, kaç annenin yüreği yanacak, kaç masumun feryadı gökyüzüne yükselecek de biz kendimize geleceğiz?
Marifet saraydaki Yusuf’a dost olmak değil…
İnsan hayatında bazı cümleler vardır; kısa söylenir ama uzun uzun düşündürür. “Marifet saraydaki Yusuf’a dost olmak değil…”Asıl mesele, Yusuf zindandayken onun yanında durabilmektir. Çünkü güçlünün yanında bulunmak kolaydır. Makamın, paranın, şöhretin ve kalabalığın olduğu yerde herkes dost görünür.
Malazgirt’ten bugüne: Kapıyı açmak yetmez
26 Ağustos 1071…Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te kazandığı zafer, sadece bir savaşın kazanılması değildi. O gün Anadolu’nun kapıları açıldı; fakat asıl mesele, o kapıdan sonra ne yapılacağıydı.
Çırak kaybolursa Ahilik de kaybolur
Eskiden anne babalar çocuklarına bir meslek kazandırmayı “altın bilezik” olarak görürdü. Çünkü meslek sadece para kazanmak değil; sabır, emek, disiplin ve ahlak öğrenmekti. Bu kültürün adı Ahilikti. Çırak önce dükkânı süpürür, ustasını izler, işin inceliklerini öğrenirdi.
Edebiyatın şehri, vicdanın nöbeti
Şehirler yalnızca binalarıyla, caddeleriyle veya meydanlarıyla hatırlanmaz. Bazı şehirler vardır ki onları asıl değerli kılan, taşıdıkları ruhtur. Kahramanmaraş da işte böyle bir şehirdir.