Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Marifet saraydaki Yusuf’a dost olmak değil…

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İnsan hayatında bazı cümleler vardır; kısa söylenir ama uzun uzun düşündürür.

“Marifet saraydaki Yusuf’a dost olmak değil…”

Asıl mesele, Yusuf zindandayken onun yanında durabilmektir.

Çünkü güçlünün yanında bulunmak kolaydır. Makamın, paranın, şöhretin ve kalabalığın olduğu yerde herkes dost görünür. İnsanlar bazen şahsa değil, onun sahip olduğu güce yakın durur. Oysa gerçek dostluk, güç kaybolduğunda belli olur.

Bugün bir başka cümle de aynı hakikati hatırlatıyor:

“Güce yakın olmak kolaydı; doğruya, kendi ilkelerine sadık kalmak zordu. Ben zor olanı seçtim. Rüzgârın yönüne göre dönenlerden olmadım. İnandığım yerde dimdik durdum, duruyorum da. Kula minnet eylemem.”

İşte mesele tam olarak budur.

İnsan, menfaatine göre yön değiştirmemeli. Rüzgâr nereden eserse essin, insanın bir istikameti olmalı. Çünkü karakter, herkes aynı şeyi söylerken değil; herkes başka tarafa giderken belli olur.

Bazen doğru yerde durmak yalnız bırakır insanı. Bazen alkış yerine suskunluk, destek yerine mesafe görürsün. Ama insanın kendisine sorması gereken soru şudur:

“Ben bugün güçlü olanın yanında mı duruyorum, yoksa doğru bildiğimin yanında mı?”

Çünkü makamlar değişir, insanlar değişir, dengeler değişir. Dün alkışlanan bugün unutulabilir. Dün dışlanan yarın baş tacı edilebilir.

Ama insanın kendi vicdanına verdiği cevap değişmemeli.

Marifet saraydaki Yusuf’a dost olmak değil; zindandaki Yusuf’un yanında, kimse görmezken de durabilmektir.

Rüzgârın yönüne göre değil, inandığın hakikatin yönüne göre yürü.

Çünkü insanı değerli kılan, kimin yanında göründüğü değil; hangi bedeli göze alarak nerede durduğudur.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız