İbrahim Baykut

Kahramanmaraş mı, Kahraman Maraş mı?

İbrahim Baykut

Bugün elimde tuttuğum bu sararmış gazete kupürü, sadece bir kâğıt parçası değil; bir şehrin şanına şan katan o büyük tescilin belgesi. 12 Şubat 1973 tarihli ve 14446 sayılı Resmî Gazete... Tam da şehrin kurtuluş bayramına denk getirilen o anlamlı gün.

Manşette tek bir hüküm var: "Maraş İli Adının «Kahraman Maraş» Olarak Değiştirilmesi Hakkında Kanun."

Görseldeki 1657 sayılı kanun maddesine baktığınızda dikkatinizi ilk çeken şey muhtemelen o yazım şekli olacaktır: Kahraman Maraş. Bugün bizlerin tek kelimeyle bitişik yazdığı bu isim, o günün resmî evrakına iki ayrı dev kelime olarak işlenmiş. Peki, işin aslı nedir? Gelin, bu unvanın peşine düşelim.

Gecikmiş bir hakkın teslimi

Çoğumuzun zihninde bu unvanın Milli Mücadele’nin hemen ardından verildiğine dair bir algı var. Hatta 1923 yılında bu konuda bir kanun teklifi verildiği doğrudur; ancak o dönemde meclis gündemi ve bürokratik süreçler bu hakkın resmileşmesini yarım asır ertelemiş. Maraş halkı, 5 Nisan 1925'te dünyada eşi benzeri olmayan bir şekilde "şahıslara değil, tüm şehir halkına" verilen İstiklal Madalyası ile onurlandırılsa da "Kahraman" unvanı için 1973 yılını beklemek zorunda kalmıştır.

Resmî Gazete’deki yazım: Neden ayrı?

Görselde açıkça görülüyor: Madde 1 — Maraş İli adı «Kahraman Maraş İli» olarak değiştirilmiştir.

O dönemdeki yazım kuralları ve kanun dilinde unvanın vurgulanması amacıyla bu şekilde bir kullanım tercih edilmiş olabilir. Ancak günümüzde Türk Dil Kurumu (TDK) kuralları gereği yer adları bitişik yazılır. Dolayısıyla bugün doğru yazım Kahramanmaraş’tır. Fakat o günün heyecanıyla, "Kahraman" kelimesini Maraş'ın yanına bir mühür gibi basan o ayrı yazım, aslında unvanın ne kadar büyük bir ağırlığı olduğunu gözler önüne seriyor. Peki sizde bu unvan ayrı mı yazılmalı bitişik mi? Bence ayrı yazılmalı. Çünkü kanun maddesinde de anlatılmak istenen gibi Kahraman, Maraş’a verilmiş bir sıfattır. Böyle kullanılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.

Unvanın ruhu

12 Şubat 1920’de kendi imkânlarıyla, dışarıdan yardım almadan Fransız işgaline karşı tarihin en büyük sivil direnişlerinden birini gösteren bu şehir, unvanını kâğıtlardan çok önce meydanlarda, Sütçü İmam’ın attığı ilk kurşunda ve kalede indirilen bayrağın hesabını soran o büyük iradede almıştır.

Bu görsel, o iradenin 53 yıl sonra devlet nezdinde "mühürlenmiş" halidir. Kanun 7 Şubat'ta kabul edilmiş, 9 Şubat'ta yürürlüğe girmiş ve tam da 12 Şubat kurtuluş yıl dönümünde halka müjdelenmiştir.

İster bitişik yazalım ister ayrı (tekrar ifade ediyorum, Kahraman Maraş olarak ayrı yazılmalı); bizim için asıl olan o ismin önündeki "Kahraman" vasfıdır. Bu belgeyi her gördüğümde, bir şehrin adının nasıl kazanıldığını ve bu toprakların ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyorum.


 

Yazarın Diğer Yazıları