Ey Müslüman! Bu sefere oyuna gelme diye seslenirken, elbette 100 ya da 120 yıl önceki, yani Osmanlı’nın son dönemindeki günleri hatırlayıp da yazdım.
100 yıl önce oyuna geldik.
Ulu Hakan Abdülhamid Han’ın tahttan indirdik. Oyuna geldik.
Almanya’nın yanında 1. Dünya Savaşına girdik. Oyuna geldik.
Kurtuluş Savaşını Millet olarak kazandık. Düşmanları hep birlikte din-iman uğruna, Allah rızası için canla-başla savaşarak yendik. Sonra ne mi oldu? Oyuna geldik. Lozan Antlaşmasını ve ondan sonra başımıza gelenleri herkes biliyor. Uzun uzun anlatmaya gerek yok.
Sırf Anadolu’da biz mi oyuna geldik?
Hayır hayır tüm Ortadoğu’da Müslümanlar olarak oyuna geldik.
İngiliz Casus Edward Lawrence ismini bilmeyenlerimiz var mı? Varsa hemen araştırsın. Artık araştırmak kolay. Google’a “Edward Lawrence” yazsın, “Arap kıyafetli” bir adam çıkar. O adam kendini o kadar görevine, casusluğuna kaptırtmıştı ki, anılarında şöyle anlatır: Araplar arasında o kadar çok kaldım ve onları o kadar aldattım ve kandırdım ki, adeta kendimi de kandırdım. “Geceleri kimse olmadığız zamanlarda da yatsı namazı kıldığım oluyordu.” İşte o adam, işte o alçak melun, Osmanlı’yı bölmek için, yıllarca Arabistan’da İngiliz Hükümetinin bir ajanı olarak dolaşmış durmuştur. Esas görevi İngiliz subayıdır. Herkes onu Arap sanmaktadır. Ya da Müslüman olmuş bir İngiliz sanmaktadır.
O bir İngiliz’dir. O bir İngiliz subayıdır. Ancak Lawrence’sı “subay olarak değil ajan olarak bilir tüm Dünya.”
İşte bu ajan ve onun gibi nice ajan, Ortadoğu’daki Arapları, Osmanlı’ya karşı kışkırtarak, koca bir Devletin yıkıma götürmüşlerdir.
İşin esas özü şu: “Biz Türkler oyuna geldik, Abdülhamid Han’ı tahtan indirdik. Osmanlı’yı koca bir Devleti, azim ve Kutlu bir Devleti kaybettik. Yıl:1909.”
İşin bir başka özü şu: “Araplar oyuna geldi. Tüm Ortadoğu’yu kaybettik. Yıl:1917.”
Evet, ne olduysa 1909’dan sonra oldu. 1909 yılında, (onun da arkasında İngiltere ve Fransa gibi sömürgeciler var) bizi oyuna getirdiler, “güya meşrutiyet ve hürriyet” diyerek, Osmanlı’yı yıktılar.
1909’dan sonra, Ortadoğu’da da aynı tezgah sahneye konuldu. Araplar’a bağımsızlık ve hürriyet dediler. Onları da perişan ettiler.
Tarihteki gerçekleri çok özet ve çok kısa olarak anlattım.
Ve günümüze geldiğimizde “yine oyun” var.
Yine bizi yani Türkiye’yi bölmek istiyorlar.
Yine Ortadoğu’yu darmadağın yapmak istiyorlar.
Yine devrede İngiltere, Fransa ve Almanya var. Bir de bunların ağababaları olan ABD var. Bir de yanlarında asıl düşmanımız terörist siyonist İsrail var.
Evet, şu beş devlet ya da oluşum (İsrail Devlet değildir, terörist oluşumdur) yani ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İsrail, bizi bölmek isteyen azılı düşmanlarımızdır.
Bu beş Devlet ya da oluşum bizim için tehlikedir. Gerçekten bu beş Devlet ya da oluşum Ülkemiz için tehlike ve tehdittir.
Esasında bu beş Devlet ve oluşum, tüm Dünya masum halkları için tehlike ve tehdittir.
Özellikle de Müslümanlar için tehdit ve tehlikedir bu beş Devlet ve oluşum. Bakın son günlerde bu Devletle ve oluşumlar, İran halkını sokağa döktüler. Koskoca bir Ülkeyi bölmek istiyorlar. İran ki kadim bir kültür ve büyük bir Devlettir. İran Devleti yıkılır ve ülkesi bölünürse, bu bizim için de büyük bir tehdit ve tehlike demektir.
Ben bu noktadan bakarak tüm Müslüman Kardeşlerime sesleniyorum.
OYUNA GELME KARDEŞİM!
*"Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, fesatçının biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın." (Hucurat Suresi, 6)
“Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah'ın Nuruyla bakar.” ( Hadis-i Şerif)
Kolay kazanılmadı bu vatan, bu yurt.
Düşmanlarını farket, senden uzak tut.
Hiç kuzuya dost olur mu o zalim kurt.
Oyuna gelme Kardeşim oyuna gelme!
Hainler hep tuzak kazar, dost görünür.
Sahtekar gizler kendini, dürüst görünür.
İyi bak, öğren, kim ast, kim üst görünür.
Suyuna gelme Kardeşim suyuna gelme!
Nefsin sana en büyük çukur kazandır.
En akıllı insan tuzakları bozandır.
Hilelere aldanan ahmak sazandır.
Kuyuna gelme Kardeşim kuyuna gelme!
Dikkat et, uyanık ol, asla uyuma.
Fitne-fesat sözleri hiç dinleme, duyma.
Hainlerin yalanlarına inanıp uyma.
Huyuna gelme Kardeşim huyuna gelme!
Zalimlerin hepsi inatçı ve huysuzdur.
Firavun'lar ve Nemrut'lar gibi soysuzdur.
Üstelik hepsi de hissiz ve duygusuzdur.
Soyuna gelme Kardeşim soyuna gelme!
Dik dur, eğme başını, hiçbir fani kula.
Sürü gibi çekmesinler, bir sağa, bir sola.
Haykırışım artık burada, böyle son bula.
Koyuna gelme Kardeşim koyuna gelme!
Oyuna gelme Kardeşim oyuna gelme!