• Haberler
  • Sanat
  • Mimar Sinan'ın memleketinde taş ve ahşap ustalığı geleceğe taşınıyor

Mimar Sinan'ın memleketinde taş ve ahşap ustalığı geleceğe taşınıyor

Osmanlı'nın baş mimari Mimar Sinan'ın memleketi Kayseri'nin taş ve ahşap ustaları, mesleklerini geleceğe taşımak için çalışıyor.

Talas Belediyesi ve Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) işbirliğiyle Zincidere Mahallesi'nde 2 yıl önce hizmete açılan Talas Restorasyon Eğitim Merkezi'nin (TAREM) ustaları, 2025'te Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları kartını almaya hak kazandı.

Ustalar, eski Sion Yetimhanesi'nin yerleşkesindeki atölyelerde taş ve ahşaba ilgi duyanlara ücretsiz eğitim vererek, 40 yıllık birikimlerini yeni nesillere aktarıyor.

Taş ustası 54 yaşındaki Ali İnal, AA muhabiri Esma Küçükşahin’e, ortaokulu bitirdikten sonra taş ustasının yanında 2 yıl çıraklık yaptığını, sonra usta olduğunu söyledi.

Talas Belediyesinin restorasyon işlerinde görev aldığını anlatan İnal, "Türkiye'nin birçok ilindeki yapı, han, hamam ve köprünün restorasyonunda bulundum. TAREM açıldığından bu yana da dilimiz döndüğünce kursiyerlere taşçılığı sevdirmeye çalışıyoruz. Taşçılığı ve ahşap oymacılığını öldürmek istemiyoruz, bizim derdimiz bu. İki dedem de taş ustasıydı. Onlarla inşaatlara gitmem, Mimar Sinan'a olan sevgim ve saygım beni buralara kadar getirdi." diye konuştu.

İnal, Kültür ve Turizm Bakanlığının verdiği kimlik kartını almaktan mutluluk duyduklarını dile getirerek, yetiştirdikleri çırakların da çırak yetiştirdiğini görünce amaçlarına ulaşacaklarını ifade etti.

Geleceğe bir şeyler bırakma çabasındayız

Merkezin 67 yaşındaki ahşap ustası Şenel Doğan ise çocuk yaşta temiz bir meslek olduğunu düşündüğü için ahşap oymacılığına yöneldiğini belirtti.

Ahşap oymacılığını ustalarından öğrendiğini anlatan Doğan, "Bir şeyleri yapıp ortaya çıkarınca artık bu işe gönülden bağlanmaya başladım. Yaptıkça, ürün ortaya çıktıkça hevesim daha da arttı. Ahşap oymacılığı beni kendine bağladı. Bir dönem ara verdim ancak ahşaptan vazgeçemedim. Dükkanımda küçük bir tezgahım vardı, hobi gibi yine uğraştım." dedi.

Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı kartını almaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Doğan, "Bakanlığın bizi bu karta layık görmesi onur verici. Bu işin ehemmiyetini kavramış olduk. Geleceğe bir şeyler bırakma çabasındayız. Çıraklıktan yetiştirdiklerim vardı, şimdi de burada kursiyerler yetiştiriyoruz." ifadesini kullandı.

TAREM Koordinatörü Metin Oktay Karadağ da ustaların yıllarca verdiği emeğin ve zanaatlarının verilen kimlik kartıyla tescillendiğini kaydetti.

Yeni çırakların yetişmesi bu geleneği sürdürmek adına önemli

KAYÜ Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Emine Türkaslan ise Mimar Sinan'ın doğduğu topraklarda geleneksel taş ve ahşap işçiliğinin pek çok nadide örnekleriyle karşılaşıldığına dikkati çekti.

TAREM'de bu geleneği akademisyenlerin koordinesinde ve ustalar aracılığıyla devam ettirdiklerini anlatan Türkaslan, "Ustalarımızın somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı olmaları, bu geleneği sürdürmelerini sağlayacak. Taş ve ahşap eğitimlerinin devam etmesi, yeni çırakların yetişmesi bu geleneği sürdürmek adına önemli." dedi.

 

Bakmadan Geçme

Gazetecin - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!