Emekli aylıklarındaki artış, Ocak ayı itibariyle yüzde 49,25'e yükseltildi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, canlı yayında çalışma hayatı ile gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. 13 buçuk milyonu bulan SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin emekli aylıklarındaki artışın Ocak ayı itibariyle yüzde 49,25'e yükseltildiğini duyurdu.

Emekli aylıklarındaki artış, Ocak ayı itibariyle yüzde 49,25'e yükseltildi
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bakan Işıkhan, emekli maaşlarına yapılan zamma ilişkin sorulan soru üzerine şunları kaydetti: “Emeklilerimize 2024 yılının ilk yarısı için yapılacak zam oranları belli olmuştu. Memur emeklilerimiz için yüzde 49.25 oranında artış sağlanmıştı. Ayrıca SSK ve Bağ-Kur emeklilerimiz için gerçekleşecek oran yüzde 37,57, bu oranı son kabine toplantımızda 5 puan daha ilave ederek yüzde 42.6’ya çıkarmıştık. Bu düzenleme TBMM Genel Kurulu’na sunuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak ben, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek ve AK Parti Grup Başkanımız Sayın Abdullah Güler’in katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdik ve çalışmalar sonrasında belli bir noktaya ulaştık. 13 buçuk milyonu bulan SSK ve Bağ-Kur emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin emekli aylıklarındaki artışı Ocak ayı itibariyle yüzde 49,25’e yükseltiyoruz.”

Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra bir hafta içerisinde aylık farkları hesaplara yatmış olacak

Tüm emeklilerin aynı oranda artış almasını sağlamış olduklarının altını çizen Işıkhan, “Hiçbir ayrım yapmaksızın tüm emeklilerimize Ocak 2024 itibariyle ilk 6 ay için emekli maaşlarında aynı oranda artış sağlıyoruz. Tüm emeklilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Her yılın Ocak ve Temmuz aylarında emeklilerimizin aylıkları artıyor. Temmuz ayında memurlar için Toplu Sözleşme, SSK ve Bağ-Kur için de mevzuat çerçevesinde emekli aylıkları artacak. Teklifimiz şu an Genel Kurulda kabul edilip Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra oluşan aylık farkları yaklaşık bir hafta içerisinde emeklilerimizin hesabına yatmış olacak. İmkanlarımız olduğu sürece yine emeklilerimizi asla enflasyona ezdirmemeye gayret ediyoruz. Emeklilerimizi ekonomik ve sosyal olarak desteklemeye ve güçlendirmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.

2024’ü emekliler yılı olarak kutlamaya karar verdik

Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son kabine toplantısında 2024 yılının ‘Emekliler Yılı’ olmasını ve ‘Türkiye’nin Emektarları Projesi’ başlığıyla da kutlanmasına karar verdiğini anımsatarak, “Emeklilerimiz, büyüklerimiz 22 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetlerimizin icraatlarına, eylemlerine, politikalarına en fazla destek veren gruplar arasında yer almaktaydı. Biz de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak 16 milyona yakın emeklimizin bu kadar desteği varken biz de emeklilerimiz için ne yapabiliriz diye düşündük. Bu yıl içerisinde emeklilerimizle ilgili olarak çok farklı projelerimiz olacaktır. 2024’ün, emekliler yılının ilk somut ekonomik çıktısı da emekli aylıklarında yapılan iyileştirmeler oldu. Emeklilerimiz hiçbir zaman unutulmadı, ihmal edilmedi, hep desteklendi. Sayın Cumhurbaşkanımız emeklilerimizi ve kıymetlilerimizi sadece seçim dönemlerinde hatırlamadı. Her zaman emeklilerimizi, büyüklerimizi başımızın tacı olarak gördü. Biz de bunu ifade etmek için onları özel kılmaya gayret ettik ve 2024 yılını emekliler yılı olarak kutlamaya karar verdik” ifadelerini kullandı.

Meslek seçme noktasında kıdemlilerimiz ile gençlerimizi bir araya getireceğiz

Emeklilerin belli bir dönem çalışma hayatında olup yaşlılık dönemi ile birlikte belli bir yaşam evresini tamamlamış olan kişiler olduğuna değinen Işıkhan, “Bizler de bu sürece doğru gidiyoruz. Burada deneyimlerin paylaşılması noktasında emekliler için buluşma noktaları, platformları gerçekleştireceğiz. Kıdemlilerimizi, meslek seçme noktasında olan gençlerimizle bir araya getireceğiz. Bunun yanında bilimsel faaliyetlerimiz olacak, tazelenme üniversiteleri 60 yaş üstüydü, biz bu yaş aralığını 51-60 yaşa çekerek özellikle emeklilerimizin üniversitelere giderek üniversitelerde gençlerle bir arada olmasını istedik. Bakanlığımızda emeklilerle ilgili bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Tüm bu süreçlerde hedefimiz emeklilerimizin refahını artırmak olacaktır. Sadece ekonomik refah olarak değil, sosyal alanda ve diğer alanlarda emeklilerimiz için başarılı ve sağlıklı yaşlanma sürecini uygulayacağız. Uzun yıllar toplumumuzun gelişmesi, devletimizin ve milletimizin refahı için çaba gösteren emeklilerimize ne yapsak azdır. Biz, emeklilerimizin ve büyüklerimizin her zaman emrinde olduk. Onların ekonomik ve sosyal refahlarının artırılması için de gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Aktif işgücü piyasası programları

Bakan Işıkhan, Aktif İşgücü Programı’nın çerçevesinin genişletileceğine ilişkin sorulan soru üzerine ise şu bilgileri paylaştı: “İş gücü piyasalarının iki boyutu var; aktif ve pasif işgücü politikalarımız. İŞKUR aracılığıyla yürütmüş olduğumuz Aktif İşgücü Piyasası Programlarını daha etkili ve kapsayıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu çerçevede İşbaşı Eğitim Programları ve Mesleki Eğitim Kurslarının kapsamını daha da genişletmeyi düşünüyoruz. Bunun yanında işverenlerimizin ihtiyaç duydukları ya da hangi niteliğe sahip bir personel yetiştirmek istiyorlarsa işyerlerinde kendilerinin yetiştirebileceği ortamda bir esneklik getiriyoruz. Bu özellikle istihdamın artırılması ve işgücü piyasasının hareketlenmesi noktasında İŞKUR aracılığıyla yürüttüğümüz önemli bir program olacaktır. Son kabine toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımız bunu kamuoyuyla paylaşmıştı. Kurs ve programlarda program süresinin üç katı olarak uygulanan istihdam yükümlülüğünü iki kata indirdik. Kurs ve program sonrası istihdam taahhüt oranını ise yüzde 70’den yüzde 60’a düşürdük. Bu oranlar oldukça yüksekti ve işverenlerimizle şehir buluşmalarında gerçekleştirdiğimiz toplantılarda hep bu sıkıntı dile getirildi. Sahada yaşanan bu sorunları biz devlet olarak çözmek durumundayız ve İŞKUR aracılığıyla bu düzenlemeyi gerçekleştirdik. Perakende ve çağrı merkezleri gibi sektörler de çeşitli kısıtlamalar yaşanıyordu. Bu kısıtlamaları da kaldırarak özellikle bu sektörleri de kurs ve program kapsamına aldık.”

Deprem Bölgesine yönelik düzenlemeler

Deprem bölgesine yönelik önemli iyileştirmeler ve düzenlemeleri gerçekleştirdiklerini kaydeden Işıkhan, “Depremin meydana geldiği 6 Şubat 2023 ve sonrasında uygulaması duran kurs ve programların düzenlendiği iş yerlerine dönük olarak uygulanan yaptırımlarımızı kaldırdık. Depremin yoğun olarak etkilediği dört il ve iki ilçede de 2024 yılı sonuna kadar uygulanacak kurs ve programlarda istihdam yükümlülük süresini üç kat yerine bir kata düşürmüş olduk. Ayrıca buralarda istihdam taahhüt oranını işverenlerimizin taahhüt ettiği oranı yüzden 70’den yüzde 30’a düşürdük. İşverenlerimize daha rahat personel istihdam etme ve yükümlülüklerini yerine getirme noktasında çok büyük esneklikler sağlamış oluyoruz. Bunun yanında da dört il ve iki ilçede açılacak kurs ve programlarda vatandaşlarımıza ödenen cep harçlıkları vardı. 2024 yılından itibaren de bunu asgari ücretin yüzde 30 fazlası olarak belirledik. Bunun yanında Adana, Diyarbakır, Kilis, Osmaniye, Şanlıurfa, Gaziantep, İslahiye ve Nurdağı ilçeleri hariç illerimizde istihdam yükümlülük süresi üç kat yerine bir buçuk kat olarak, istihdam taahhüt oranını ise yine yüzde 70’den yüzde 40’a düşürerek daha esnek bir çalışma ortamını işverenlerimize sağlamış olduk” ifadelerini kullandı.

Özellikle istihdama yönelik depremzedelere sunduğumuz destekler artacak

Bakan Işıkhan, depremin özellikle fabrika, işletme ve atölyelerde önemli tahribata yol açtığını hatırlatarak, “İŞKUR aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz programlar bu bölgenin istihdam, işgücünün genişletilmesi açısından daha rahat hareket edebilme ve daha rahat nefes alabilmesini sağlayacaktır. İhtiyaçtan hareket ederek bu sorunların çözümü noktasında böyle bir programı harekete geçirdik. Bunun yanında aslında hedeflerimiz var ve İŞKUR aracılığıyla yönetmelik değişikliğini gerçekleştiriyoruz. İşgücü piyasasındaki katılımcıların becerilerini artırmak için de bazı fırsatları geliştirmiş olacağız. İstihdam taahhütleri ve esneklikleri de artırılacak. Özellikle istihdama yönelik depremzedelere sunduğumuz destekler de artacaktır. Bu noktada İŞKUR aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz düzenlemeyi iş dünyasının beklentisine uygun olarak da planladığımızı vurgulamak istiyorum. Aynı zamanda bu düzenlemelerle özellikle deprem bölgeleri başta olmak üzere güçlü bir işgücü piyasası oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir hale gelmesinde işgücü ve insan gücünün önemine vurgu yapan Bakan Işıkhan, sosyal devlet olarak da İŞKUR aracılığıyla bu faaliyetleri başarıyla gerçekleştireceklerini söyledi.

İşsizlik sigortası kanun teklifi

Işıkhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen İşsizlik Sigortası Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik teklifine ilişkin sorulan soru üzerine ise yasa tasarısının içeriğine ilişkin şu bilgileri aktardı: “Bu yasa tasarısı şu an Meclisimizde bulunuyor. Yakın zamanda da tartışılıp Genel Kurula geldikten sonra Resmi Gazete’de yayınlanacak. Biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak birçok kurumumuzla işbirliği halinde çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Her Genel Müdürlüğün ayrı bir yapısı, özelliği ve sorumluluğu bulunuyor. Burada özellikle İşsizlik Sigortası Fonu kullanılarak aktif ve pasif işgücü piyasalarını gözetmek, sürdürmek ve dengelemek zorundayız. Bu yasal düzenlemeyle pasif işgücü piyasası programlarının etkinliğini artırmak için vatandaşlarımızın yararına olacak adımlar atıyoruz. Özellikle Kısa Çalışma Ödeneği bizim için oldukça önemli. Kısa Çalışma Ödeneği özellikle bölgesel, sektörel ya da Covid-19 pandemisi veya afetler sonrasında çalışanlarımıza verdiğimiz bir nakdi destektir. Bu 8 bin ile 12 bin lira arasında çalışana doğrudan verdiğimiz bir destektir. Kısa Çalışma Ödeneği; çalışana üretime katılması için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanan bir destektir.”

“Asgari prim ödeme gün sayısını 600 günden 450 güne indiriyoruz”

Yasal teklif olarak verilen uygulamada vatandaşların Kısa Çalışma Ödeneği’nden daha fazla yararlanması için son üç senede gereken asgari prim ödeme gün sayısını 600 günden 450 güne indirdiklerini paylaşan Bakan Işıkhan, “Bu desteği verdiğimizde en azından üretim aksamayacaktır. İş arama motivasyonlarını artıracağız. Bu kapsamda da teşvik ve başvuru sürelerini uzatıyoruz. Özel politika gerektiren gruplar, nitelikli, belgeli işgücüne sahip olanlar, yeterlilik belgesi olanların da istihdama katılması yönünde çok önemli destekler veriyoruz. Özellikle dezavantajlı grup olarak ifade ettiğimiz grupların istihdama katılması bizim için çok önemli. 31 Aralık tarihine kadar uygulamaya devam eden ve 54 aya kadar faydalanılan teşvik süresi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatılabilecek. Böylelikle vatandaşlarımız için oluşabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Bu politikalarla işçilerimizin ve işverenlerimizin hep yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Işıkhan, hedeflerinin kayıtlı istihdamın korunması ve istihdamın artırılması olduğunu belirterek, “Bu sene asgari ücret desteğini 700 liraya çıkardık. Bu rakam, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ödeniyor. O da şuan Meclisin gündeminde, inşallah yasallaşacak. Kanun Teklifimizi Meclisimize sunduk ve özetle diyebiliriz ki bu küçük küçük uygulamalarımızla işgücü piyasalarının talep ettiği düzenlemeleri yapmak durumundayız. Türkiye Yüzyılı dediğimiz gibi üretimin, kalkınmanın, emeğin yüzyılı olacaksa bu kolaylaştırıcı ve destekleyici hizmetleri hem işverenlerimize hem de iş arayan vatandaşlarımıza sunmak zorundayız. Nitelikli işgücünü tüm imkanlarımızla destekleyerek inşallah Türkiye Yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz” değerlendirmelerinde bulundu.

Asgari ücret sürecine dair sorulan soru üzerine ise Bakan Işıkhan, şunları kaydetti: “Burada uyguladığımız en önemli yöntem sosyal diyalog mekanizmasıdır. Hem işverenlerimizin hem de işçilerimizin taleplerini dinliyoruz ve burada biz hükümet olarak hakem konumundayız. Ben de hakem rolündeyim. İki tarafı da destekleyecek, hiçbirinin mağdur olmasına yol açmayacak düzenlemeleri ve teklifleri değerlendiriyoruz. Vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzün gereği olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 700 lira olan asgari ücret desteği ile birlikte 2024 yılı net asgari ücreti 17 bin 2 lira olarak belirledik. Net asgari ücret önceki döneme göre yüzde 49, önceki yıla göre ise yüzde 100 artmış oldu. Yıllık enflasyon yüzde 64.77 iken asgari ücrete geçen yıla göre yüzde 100 zam yapmamız aslında ne kadar önemli bir başarı gösterdiğimizi de ifade ediyor. Enflasyon oranının üzerinde zam vererek çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme ilkemizi sürdürdük. Çünkü milletimize verdiğimiz sözleri bütçe disiplini çerçevesi içerisinde yerine getirmek zorundayız. Sosyal diyalog süreci ile Türkiye Yüzyılına yakışan bir süreç oldu. Hem 2023 Temmuz’da hem de geçen ay gerçekleştirdiğimiz asgari ücret toplantısını başarıyla yürüten TİSK Başkanı Sayın Özgür Burak Akkol’a ve Türk-İş Başkanı Sayın Ergün Atalay’a teşekkürlerimi ifade etmek isterim. Ekonomimizin bulunduğu şartları göz önüne alarak aynı zamanda işçilerin ve işverenlerin durumunu da gözden geçirerek çok güzel bir rakam elde edildi. Yani taraflar memnun ayrıldıktan sonra biz de hakem rolümüzü çok iyi bir şekilde yerine getirdiğimizi düşünüyoruz. Enflasyona ezdirmeme ilkesi noktasında asgari ücret süreci inşallah gelecek yıllarda da başarıyla devam eder. Birbirimizi dinleyerek, anlayarak çözemeyeceğimiz bir sorun yok diye düşünüyorum.”
 

Bakmadan Geçme