Bakan Işıkhan'dan, CHP'ye mesaj! Önce SGK borçlarınızı ödeyin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen, Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi'nin (EDU-CARE II) kapanış programında bir konuşma yaptı.
Türkiye Yüzyılı idealini beşeri sermaye gücüyle gerçekleştireceklerine yürekten inandıklarına vurgu yapan Bakan Işıkhan, “Kalkınma hamlemizin amacı, yediden yetmişe, milletimizin her bir ferdinin, bu önemli vizyona destek verebileceği bir refah ortamını oluşturmaktır. Bizi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize taşıyacak olan bu refah ortamı ise; nüfusumuzun yarısını oluşturan ve toplumumuzun kurucu unsuru olan kadınların kıymetli destekleriyle gerçekleşebilir. Bu kapsamda, kadınların üretime tam ve etkin katılımı, tam bağımsız yerli ve milli kalkınma hamlelerimizde kilit bir rol oynamaktadır. Öte yandan ülkemizin geleceği adına beka meselesi olarak gördüğümüz aile kurumunun, sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi ve kimsenin çalışma hayatında zorluklara maruz kalmaması için tedbirlere devam etmekteyiz” ifadelerini kullandı.
Emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin
Işıkhan, Türkiye’de kadınlar, gençler ve tüm vatandaşlar için uzun vadeli politikalar yürütülürken, bazılarının da şovdan başka bir şey üretmediklerine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kişiler maalesef, tamamen şov ve popülizm organizasyonuna dönüşen Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileridir. Yüce mecliste yine siyasi şov amaçlı yaptıkları sözüm ona nöbetten bahsediyorum. Bunlar işçi derler, emekçi derler; bunun siyasetini yaparlar ama kendi belediyeleri; işçilerimizin alın terini, hak ettiği ücretini ödemez. Emekli derler, gidip mecliste güya emekliler için nöbet tutarlar; ama SGK’ya borçlarını ödemezler. Bugün emeklilere; emekli maaşı ödeyen SGK’ya, en fazla borcu olan kurumlar, artık çok iyi bildiğiniz gibi; CHP’li belediyelerdir. Siz mecliste nöbet tutacağınıza önce; emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin. Meclis’te nöbet tutacağınıza, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun. Bugünkü zihniyet geçmişte emeklilerimizin aylıklarını ödemekte zorlanan bir zihniyettir.”
CHP Yöneticilerinin, herkesi siyaset için kullanılabilecek, üzerinden prim yapılabilecek, popülizm yapılabilecek birer araç olarak gördüklerini söyleyen Bakan Işıkhan, “Gerçekten emeklilerimiz, işçilerimiz, gençlerimiz, kadınlar da bunların umurunda değildir. Şov için mecliste nöbet tutacaklarına; yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar. Bunun hesabını aziz milletimize versinler. Çıksınlar verdikleri vaatlerle kandırdıkları vatandaşlarımızdan özür dilesinler; yolsuzlukların hesabını sorsunlar ve bunların hesabını versinler. 2002’den bugüne SGK’yı, nasıl bunların getirdiği batma noktasından bugünlere getirdiysek, bundan sonra daha da güçlendirip emeklilerimizin refah artışını devam ettireceğiz” diye konuştu.
Emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız
Işıkhan, emeklilerle ve emekçilerle aralarına giremeyeceklerine vurgu yaparak, “Biz dün neysek, bugün de oyuz, yarında o olacağız. CHP’ de ne yazık ki; dün neyse, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kurulan her masada artık Türkiye konuşuluyor, Türkiye’nin çıkarları gündeme geliyor. Avrupa’daki kendi mevkidaşları bile bunları ciddiye alıp, 5 dakika randevu dahi vermiyor. İşte tam da bu yüzden kıymetli emeklilerimiz müsterih olsun. Bugün dünyada sözü dinlenen, ekonomisi güçlü, masada ağırlığı olan, krizleri yöneten bir Türkiye varsa; bu, Sayın Cumhurbaşkanımızın; satranç ustalığıyla yürüttüğü kararlı ve dirayetli siyasetin sonucudur. Bu güçlü Türkiye’de, refah artışı lafla değil; icraatla olur ve bu refahın ilk adresi de her zaman vatandaşlarımız olmuştur. Biz, AK Parti olarak, emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız. Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de yarın da aynı duruşla, aynı samimiyetle onların refahını artırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
EDU-CARE Sadece Bir Mali Destek Paketi Değil, Aynı Zamanda Çalışan Anneleri Rahatlatan Bir İstihdam Stratejisidir
Kadınların çalışma yaşamı ile aile hayatı arasında yaşadığı ikilemi ortadan kaldırmak için birçok projeyi ve kolaylaştırıcı düzenlemeyi hayata geçirdiklerini anımsatan Bakan Işıkhan, şöyle devam etti: “Bu anlamda, başarıyla uyguladığımız ve bugün itibariyle kapanışını gerçekleştirdiğimiz EDU-CARE projesi, bu tedbirlerimizin somut bir örneği olmuştur. EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir. Bu sayede, temel bakım hizmetlerinden yararlanmayı bir lüks olmaktan çıkarıp, çalışma hayatının olağan bir parçası haline getirilmesi için önemli bir adım atmış olduk. Bir yandan, istihdamdan kopma riskiyle yüzleşen annelerimize sağladığımız finansal destekle, onlara iş gücü piyasasında kalmaları için güçlü bir destek vermiş olduk. Diğer taraftan ise; çocuk bakım hizmetlerini kayıt dışılığın gölgesinden kurtararak bu değerli mesleği; standardı ve sosyal güvencesi olan, profesyonel bir meslek statüsüne kavuşturmayı hedefledik. Bu doğrultuda projemiz, çalışma hayatında çift yönlü bir iyileşme sağlamayı amaçlayarak, kendi gerçeklerimize uygun, özgün bir karaktere bürünmüştür. Çalışma hayatında kritik öneme sahip kayıtdışı istihdamla mücadele hususunda da bize yeni bir fırsat sunmuştur. Ev hizmetlerinde çalışanların kayıt altına alınması, sosyal güvenlik sistemimizin aktüeryal dengesi açısından hayati öneme haiz hususlardan bir tanesidir. EDU-CARE, kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesinde ‘ceza’ değil ‘ödül ve destek’ mekanizmasının ne denli etkili olduğunun ispatıdır.”
Işıkhan, kapanışı gerçekleştirilen bu projenin, AB Delegasyonu ile gelecekteki iş birlikleri için de güçlü bir referans olduğuna işaret ederek, “Türkiye, AB adaylık sürecinde sosyal fasıllardaki standartları yakalama ve hatta bazı alanlarda bu standartların üzerine çıkma kararlılığını sürdürmektedir. Buradan, projenin finansmanına ve uygulanmasına katkı sunan Avrupa Birliği yetkililerine yapıcı iş birlikleri için teşekkür ediyorum. EDU-CARE, bizim için sadece başarılı bir proje değil, aynı zamanda kazanılmış bir tecrübedir. Bu projeden elde ettiğimiz kazanımları; 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyor, bunu geleceğe ait ulusal politikalarımızı belirmemize yardımcı olacak önemli bir referans kaynağı olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme