Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz

Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: ' Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yd ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Özellikle geçen hafta DEAŞ'lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha Yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

40 senedir ülkemizin enerjisini sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz

Daha önce de çeşitli vesilelerle dile getirdim. Yılın bu ilk günlerinde bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, on yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ'ından FETÖ'suna, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imknın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız.

Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz

Aziz milletim; lütfen son yıllarda bölgemizde cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP'nin yaklaşımını şöyle bir gözden geçirin. CHP Genel Başkanının isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız. Ne Karadeniz'de, ne Doğu Akdeniz'de, ne Gazze soykırımında, ne Libya, ne de Suriye konusunda tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşları yok. Tek bildikleri hükûmetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükûmetimizi eleştirenler bunlardı. Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken, Esad'la görüşülmeli diyenler bunlardı. Karabağ'ın 44 günlük vatan muharebesinde Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde can Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı. Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası vuranlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ'a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikyet turları düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, millî menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı, bugün bize ahkm kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın, ama bunun adı yüzsüzlüktür. Muhalefet, iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun mantığıyla hareket edemez. Böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz. Dahası bu kadar basiretsizlikten sonra bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir.

Türkiye ve Türk milleti dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir

Şurası bir gerçek ki, ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır. Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz. Biz Türkiye olarak ne bölgemizde, ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir.

Değerli arkadaşlar; 2026 yılına ekonomi cephesinden gelen umut verici haberlerle giriyoruz. Makroekonomik istikrar ve reform programımızın semeresini başta enflasyon olmak üzere birçok alanda yavaş yavaş topluyoruz. Nitekim bugün 2025 yılına dair önemli bir gösterge daha açıklandı. İhracatta olduğu gibi enflasyonda da son derece güzel haberler aldık. Aralık ayı tüketici fiyat endeksi yüzde 0,89 oranında gerçekleşti ve böylece 2025 yılı enflasyon oranı yüzde 30,89 oldu. Böylece yıllık enflasyon, 49 ayın en düşük seviyesine indi. Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz. Enflasyon verilerinin de ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Göreve geldiğimiz ilk günden beri titizlikle uyguladığımız işçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmeme politikamızı aynı hassasiyetle devam ettireceğiz.

Son olarak üniversiteli gençlerimizle şu müjdeyi paylaşmak isterim: Biliyorsunuz 2002 yılında 451 bin 550 üniversite öğrencilerimize yalnızca 45 lira burs ve öğrenim kredisi veriliyordu. Biz bu rakamı her geçen yıl katlayarak artırdık. Eğitim yolculuklarında genç kardeşlerimizin daima yanında olduk. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olmak üzere toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk. Sadece geçen sene üniversite öğrencilerimize sağladığımız burs ve kredi desteğinin toplamı 34 milyar 14 milyon liradır. 2025 yılında burs ve öğrenim kredisi olarak lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisansa 6 bin lira, doktoraya 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılı itibariyle bu rakamı yüzde 33 oranında artırarak lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz. Gençlerimize ve ailelerine hayırlı, uğurlu olsun.

Bu düşüncelerle kabine toplantımızın ve aldığımız kararların tüm Türkiye için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim ülkemizi her türlü sıkıntıdan muhafaza eylesin diyor, sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.'

Bakmadan Geçme