Bugünün dünyasında gerçek hasta adam ABD'dir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, doğru siyasetin yanlış zamanda 'beyhude bir çaba' olduğunu söyledi.
MHP'nin siyasetinin, mücadelesinin, duruşunun, ilkelerinin, ülküsünün 'doğru' olduğunu vurgulayan Bahçeli, 'Bununla birlikte içinde bulunduğumuz zaman tatbik ettiğimiz siyasetle de tutarlıdır, dengelidir ve örtüşmektedir.' dedi.
Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın bir gazetecinin 'Küresel yetkilerinizin herhangi bir kısıtlaması var mı?' sorusuna, 'Kendi ahlakım, kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok.' yanıtını verdiğini aktardı.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'ABD Başkanı'nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD'nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada ne arafta ne de raftadır, maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir. Bugünkü dünya tablosunda özgürlükler, insan hakları, insani miras ve değerler hazinesi emperyalizmin hücumuna uğramış, vahşi batı eliyle tahrip ve yağma dönemi başlamıştır. Dizginlenmeyen hırslar, fren tutmayan ihtiraslar insan aklının önüne geçmiştir. Dip akıntı halinde asırlardan beri devam eden bölüşüm, paylaşım ve hakimiyet kavgaları geldiğimiz bu aşamada ulu orta yapılır olmuştur.
Petrol, doğal gaz, değerli maden ve minerallerin çatışmaların, savaşların ve aşırı gerilimlerin hem vasıtası hem de motivasyonu haline geldiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti: 'Buna su kaynaklarına erişim yollarındaki tıkanıklıklar da ilave edildiği takdirde dünyada aklıselim tamamen kaybolacaktır. Uyarıyorum, herkesi sağduyuya davet ediyorum, yaşadığımız çok vektörlü, çok matrisli, çok parametreli cepheleşmelerin aynısına birinci ve ikinci dünya savaşları öncesinde de tesadüf edilmiştir ve bu savaşların olağanüstü tesirleri günümüze kadar devam etmiş, halen de etmektedir. Akıl ve vicdan köprüsü yıkılan Trump'ın zincirleme çılgınlıkları, günbegün yayılan fütursuzluk ve pervasızlıkları dünyayı karanlık bir uçurumun kenarına kadar sürüklemiş durumdadır. İnsanlığın topyekun yeni bir savaşa girmesi, dahası bunun nükleer silahlarla tahkiminin yapılması, ayrıca yönlendirilmiş enerji silahlarının, mikrodalga veya lazer ışınları kullanılarak hedeflerini etkisizleştiren silahların da kullanılması halinde olabilecekleri düşünmek bile korkunçtur.'
Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir
ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini anımsatan Bahçeli, Venezuela komplosunun yalnızca bir test olduğunu, böylelikle tepkilerin ölçüldüğünü, yakın geleceğin stratejik analizlerinin yapıldığını ifade etti.
Trump'ın 'bu sorunu ister nazikçe ister sertçe çözeceğiz' açıklamasını yangına körükle giden sorumsuz bir dayatma olarak tanımlayan Bahçeli, 'Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO'nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde, 'İstedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım' demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD'nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkisinde görülmeyecek midir?'
Bahçeli, 'Küba'ya sözde özgürlük getirmenin, Kolombiya'yı cezalandırmanın, Panama ve Kanada üzerinde hak iddiasının, İran'ı vurmanın aleni hesap ve hedefiyle meşgul olan ABD'nin küresel yok oluştan önce kendi sonunu hazırladığı da ortadadır.' dedi.
Küresel konvansiyonel savaş tehdidinin ciddi düzeyde olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: 'Türkiye olarak her ihtimali sıfır hatayla ele almak, yüksek bir öngörüyle değerlendirmek, nitekim buna muvafık siyasi, askeri ve ekonomik tahkimatı sabır ve sebat içinde yapmak artık vatan, millet ve bekanın şerefidir. 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na hasta adam yaftası vurmuşlardı. Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD'nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Orta Doğu'nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır.'
Bahçeli, İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur ikliminin Türkiye için hayat memat konusu olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: 'İran'a neşter vuran, İran'ı felç etmek için örtülü operasyon yapan, siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran'daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri, küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran'daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür.'
İran halkının 'emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyeceğini' vurgulayan Bahçeli, 'İran'daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır.' dedi.
'Siyonist alçaklığın' Suriye'de suyu bulandırmak, iç bütünlüğü yıkmak, iç bölünmeleri kışkırtmak için her yola teşebbüs ettiğini söyleyen Bahçeli, Halep'teki çatışmaları 'her açıdan düşündürücü' olarak nitelendirdi.
Bahçeli, 'SDG/YPG yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Halep oradaysa arşının Şam'da olduğu netleşmiştir. Trump ise ayaküstü bunları satmıştır. Şu gerçeği tekrar vurgulamakta yarar olacaktır: PKK'nın örgütsel varlığı feshedilmiş, silahlar bırakılmıştır. Bu terör örgütünün uzantısı olan SDG/YPG'nin de akıbeti aynı olmalıdır.' değerlendirmesinde bulundu.
'İmralı'dan yapılan 27 Şubat çağrısını' hatırlatan Bahçeli, bu çağrının barışa ve kucaklaşmaya yönelik olduğunu ve terör örgütünün tüm yapılarını bağladığını söyledi.
Bahçeli, MHP'nin Türk milletinin her evladına, Türkiye'ye 'vatanım' diyen herkese ocağını açtığına işaret ederek, 'MHP ve Cumhur İttifakı, 'Bu bayrak, ülke benim' diyen herkese gönlünü açıyor. İçinden geçtiğimiz hassas ortam tahrik ve kışkırtmalara açıktır ve müsaittir. Bu nedenle önümüzdeki süreç dikkat, sağduyu ve akıl gerektirmektedir.' dedi.
MHP ve Cumhur İttifakı'nın çatışma için değil, kardeşlik için var olduğunu söyleyen Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye hedefi barış ve huzurla, demokrasi ve hürriyetle, sulh ve sükunla, kalkınma ve refahla, kaynaşma ve kardeşlikle bir ve aynıdır ve bu hedefe and olsun ulaşılacaktır.' diye konuştu.
Gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız
Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde huzurlu, güçlü, müreffeh, muasır bir Türkiye'nin Cumhur İttifakı ile mutlaka inşa edileceğini aktaran Bahçeli, 'Ahlak kuyularımıza zehir katanları affetmeyeceğiz. Büyüklük taslayan küçük insanları unutmayacağız. Her şey Türkiye içindir, herkes eşittir Türkiye'dir diyeceğiz.' ifadesini kullandı.
Bahçeli, en düşük emekli maaşı alan yaklaşık 5 milyon emeklinin bulunduğunu belirterek, 'Kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekirse elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymalıyız. Onlar üzülürken bizler rahat olamayız. Onları sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımalıyız. Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız, hepsine hürmetlerimizi sunuyoruz.' ifadelerini kullandı.