8. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk iki maddesi kabul edildi.

Teklif üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, teklifin "torba kanun" niteliğinde olduğunu söyledi.

Torba kanunların, Anayasa'daki hukuk devleti ilkesini ihlal ettiğini savunan Özbudun, hukuk devletiyle çelişen hususların tekliften çıkarılmasını istedi.

Özbudun, emekli bayram ikramiyesinin 3 bin liraya çıkarılmasına yönelik düzenlemenin de teklifte yer aldığını hatırlatarak, "Bu madde, metinden çıkarılıp münferit kanun teklifine dönüştürülsün. Bu bağımsız teklif metnini burada 600 milletvekili olarak oy birliğiyle kabul edelim. 3 bin lira doğru bir rakam değildir. En az 10 bin liralık ikramiye düzenlensin ve tek kanun maddesi olarak Meclis'ten derhal geçirilsin." dedi.

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, yargıdaki sorunların giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Teklifin "emeklilere bayram ikramiyesi müjdesi" olarak duyurulduğunu dile getiren Olgun, kanun teklifinin çok sayıda önemli kanunda değişiklik öngördüğünü belirtti.

Kanun teklifinin hızla yasalaştırılmasının istendiğini söyleyen Olgun, "Bu kanun teklifi, maddeler arasına sıkıştırılmış Anayasa ve hukuka aykırı düzenlemeler içermektedir." diye konuştu.

Olgun, Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerde muhalefet partilerinin verdiği değişiklik önergelerinin dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna ilişkin düzenlemenin "yargı yetkisinin devri" niteliğinde olduğunu savunan Olgun, emekli bayram ikramiyesinin miktarını yetersiz bulduklarını dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti'ni yeni bir anayasa ile buluşturmak kaçınılmaz bir hal almıştır

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, hukukun üstünlüğü ilkesinin Türk milletinin vazgeçilmez unsurları arasında yer aldığını belirtti.

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ifade eden Öztürk, 100 yıllık Cumhuriyet tecrübesinin hukuk alanında da kılavuz olduğunu kaydetti.

Öztürk, son yıllarda çok sayıda alanda adımlar atıldığını vurgulayarak, Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'ni önemsediklerini söyledi.

Teklif için "evet" oyu vereceklerini bildiren Halil Öztürk, şöyle devam etti: "Darbecilerden kalma bu Anayasa artık milletimize dar gelmekte ve ihtiyaçları karşılayamamaktadır. Bizler de bu mecburiyeti sorumluluk olarak görüp gerekli adımları atmalıyız. Yapılacak çalışmalar, hukukun üstünlüğü ilkesini besleyeceği gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarını da yükseltecektir. Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti'nin mutabakat metnidir. Türkiye Cumhuriyeti'ni değişen, gelişen siyasi ve sosyal şartlar çerçevesinde yeni bir anayasa ile buluşturmak, bu anlamda oluşturulacak metni Türk milletinin takdirine sunmak kaçınılmaz bir hal almıştır."

Kopyayı bile düzgün çekemiyorsunuz

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklifin "torba kanun teklifi" olduğunu ve farklı alanlarla ilgili düzenlemeler içerdiğini belirtti.

Teklifte emekli bayram ikramiyesine yönelik düzenlemenin de bulunduğunu anımsatan Tezcan, şunları kaydetti: "Bunun, bu pakette ne işi var? Emekli bayram ikramiyesini artırmak ihtiyaç ama bunu paketin içine sokmak bir tuzak. 2 bin lira 3 bin liraya çıkarılıyor, bir kere bu projenin sahibi biziz, CHP. 2015 yılı Haziran ayında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, 'Emekliye, Ramazan ve Kurban Bayramı'nda birer maaş ikramiye' dedi. Kıyamet koptu. Haziran seçimleri kaybedildi, Kasım seçimlerine gidilince 'Biz de vereceğiz' dediler. Kopyayı bile düzgün çekemiyorsunuz."

Teklifin komisyondaki görüşmeleri sırasında parti olarak asgari ücret seviyesinde emekli bayram ikramiyesinin verilmesini önerdiklerini anlatan Tezcan, bunun kabul edilmediğini belirtti.

"Emekliye bayram gününde asgari ücrette ikramiye vermekten neden kaçtınız?" sorusunu yönelten Tezcan, emekli bayram ikramiyesine yapılan zamla sadece bir kilogram baklava alınabileceğini söyledi. Bülent Tezcan, yargıya güvenin azaldığını öne sürdü.

Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, teklifin yargı alanında önemli düzenlemeler içerdiğini dile getirdi.

Kanun teklifiyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda da düzenlemeler yapılacağını aktaran Şahin, "Teklif, 17 farklı kanunun 78 maddesinde değişiklik veya düzenleme içermektedir. Biri geçici olmak üzere toplam 42 maddeden oluşmaktadır. Teklifle, ceza yaptırımlarının etkinliğinin artırılması amacıyla adli para cezası miktarları ile kesinlik sınırları yükseltilmektedir. Kanun yoluna başvuru süreleri yeknesak hale getirilmektedir. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkin önemli düzenlemeler hayata geçirilmektedir." şeklinde konuştu.

Cem Şahin, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemenin müstakil suç olacağını, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yeni görevler verileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yargı Reformu Strateji Belgesi ile İnsan Hakları Eylem Planının açıklandığını hatırlatan Şahin, teklifle hak arama hürriyetinin güçleneceğini, suçla etkin mücadelenin sağlanacağını, yargılamaların hızlanacağını sözlerine ekledi.

10 bayram için toplam 166,2 milyar lira bayram ikramiyesi ödemesi yapılmıştır

Genel Kurulda, teklifin tümü üzerindeki konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Milletvekillerinin soruları üzerine TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, 2018'deki düzenlemeyle Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere bin lira ikramiye verilmesine başlandığını, bu tutarın 2021'de 1100 liraya, 2023'te 2 bin liraya çıkarıldığını anımsattı.

Teklifte bayram ikramiyesinin 3 bin liraya yükseltilmesinin öngörüldüğünü dile getiren Yüksel, "2018 yılından bugüne kadar 10 bayram için toplam 166,2 milyar lira bayram ikramiyesi ödemesi yapılmıştır. Emekli bayram ikramiyelerinin 3 bin liraya yükseltilmesi halinde ilave maliyet 27,5 milyar lira olarak tahmin edilmektedir. 2024 yılında toplamda 82,5 milyar lira ikramiye ödemesi yapılmış olacaktır." bilgisini paylaştı.

Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna yeni görevler verileceğini aktaran Yüksel, Komisyonun hakimlerden oluştuğunu dile getirdi. Cüneyt Yüksel, uzun yargılamadan kaynaklı tazminat istemlerinin komisyon tarafından hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığını belirtti.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin maddelerinin görüşülmesine geçildi.

Teklif üzerinde söz alan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, yasa teklifinde itiraz ettikleri bazı maddeler olduğunu söyledi.

Kanun teklifiyle kayyımlara yasal güvence getirildiğini savunan Kaya, "Akçeli işlere kayyım olarak tayin olan kişilere dokunulmazlık getiriyorsunuz." diye konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, yargı paketinin çoğu maddesinin Anayasa Mahkemesinin hukuka aykırılığı nedeniyle iptal ettiği konulara ilişkin olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesinin örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlerin örgüt üyesi gibi cezalandırılmasına ilişkin düzenlemeyi iptal ettiğini belirten Poyraz, "Suç amacıyla kurulmuş örgüte üyeliğin cezası 2 yıldan 4 yıla kadar, 'keşke örgüt üyesi olsaydım' dedirtecek bu düzenleme ile örgüt üyesi olmadığını tescil ettiğiniz kişiye örgüt üyeliğinden daha fazla ceza öneriyorsunuz." diye konuştu.

Yapılmak istenen şey tam olarak yargısal aktivizmdir

MHP İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Anayasa Mahkemesinin kendi etki alanını genişletmeye çalıştığını belirtti.

Anayasa Mahkemesinin zaman zaman kendisini TBMM'nin üstünde görmekten geri kalmadığını dile getiren Yıldız, "Anayasa Mahkemesi hatta bazen hızını alamayıp kürsüden yasa yapmaya bile çalışıyor. Gündemi meşgul eden bazı davalar üzerinde uygulanan iletişim stratejisi ile mevcut Anayasal düzen bir kenara bırakılarak, 'Anayasa Mahkemesi süper temyiz mahkemesi' olduğu şeklinde toplumsal bir algı oluşturulmak isteniyor." dedi.

Anayasa Mahkemesinin böyle bir rolünün olmadığını kaydeden Yıldız, yapılmak istenenin yargısal aktivizm olduğunu ve bunun da kuvvetler ayrılığı ile demokrasinin düşmanı olduğunu söyledi.

Bireysel başvurunun mecrasından çıkarıldığını ve yargı sistemini zayıflatan sistemsel sorun haline geldiğini ifade eden Yıldız, Anayasa Mahkemesi Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun bireysel başvuru hakkını düzenleyen 45, 46, 47, 48, 49 ve 50. maddelerinin yeninden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesinin görevlerine işaret eden Yıldız, bu görevleri tek tek Genel Kurulda saymayacağını kaydederek, "Yeni bir Anayasa ile bu görevlerini elbette sınırlandıracağız." dedi.

Aynı hassasiyeti görmek istiyoruz

CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver ise mevcut Anayasa hükümlerinin yanı sıra Anayasa Mahkemesinin verdiği bazı kararların uygulanmadığını belirterek, önlerine yargı paketinin getirildiği söyledi. Yargı paketindeki en önemli gerekçenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasa hükümlerini, iptal kararlarına uyumlu hale getirmek olduğunu belirten Ünver, "Madem iktidar olarak böyle bir hassasiyetiniz var, Anayasa Mahkemesinin bazı siyasi içerikli davalara ilişkin kararları söz konusu olduğunda da aynı hassasiyeti sizden görmek istiyoruz." dedi.

Yapılan değişikliklerin sonuç verebilmesi için öncelikle hakimin kafasındaki hukukun değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Ünver, "Hakim kafasına sokulan hukuka göre karar vermeye devam ettiği sürece kanunlara ne yazarsak yazalım yapılan değişiklikler iyi bile olsa bu yönde sonuç vermez, Yargıtay'ın Can Atalay kararında olduğu gibi." diye konuştu.

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de 8. yargı paketiyle yargının hızlandırılması, vatandaşların yargı hizmetlerinden daha etkin yararlanabilmesine ilişkin önemli düzenlemelerin getirildiğini söyledi. Teklifle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasında sanığın kabul etmesi şartının kaldırıldığını belirten Gözgeç, bunun mahkemenin taktirine bırakıldığını ifade etti.

Gözgeç, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda, Terörle Mücadele Kanunu'nun ilgili maddelerinde düzenleme yapılarak örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini müstakil bir suç olarak düzenlediklerini anlattı.

Koruma tedbirlerinin uygulanmasında hak ihlali iddialarında Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurma imkanı getirdiklerini bildiren Gözgeç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiaları hakkında Tazminat Komisyonuna başvurma imkanıyla birlikte, erişilebilir, hızlı işleyen, birincil nitelikte bir başvuru yolu oluşturulmakta. Düzenlemeyle temel hak ve özgürlüklerin daha güçlü bir şekilde korunması ve muhtemel hak ihlallerinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Bugüne kadar yaptığımız yargı paketlerindeki değişikliklerde olduğu gibi bu yargı paketinde de amacımız, hak ve özgürlüklerin korunması ve vatandaşın adalete erişiminin hızlandırılması, güçlendirilmesi."

Tazminat Komisyonuna 7 bin 528 başvuru yapıldı

Konuşmalarından ardından soru-cevap işlemine geçildi. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Anayasa Mahkemesinden Tazminat Komisyonuna gelen dosya sayısına ilişkin bilgi verdi. Yüksel, 2018 yılında kabul edilen 7145 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında Tazminat Komisyonuna 8 bin 407 başvuru yapıldığını, başvuruların tamamının Komisyon tarafından karara bağlandığını söyledi. Yüksel, "Komisyon bu başvurularla ilgili 7 bin 370 kabul, 843 ret, 7 esas kaydının kapatılması ve 187 birleştirme kararı vermiştir. 2023 yılında kabul edilen 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında Tazminat Komisyonuna 19 bin 883 başvuru yapılmış olup Komisyon bu başvuruların 941'i hakkında karar vermiştir. Bu kapsamda peyderpey dosyalar da gelmektedir." ifadelerini kullandı.

Tazminat Komisyonuna Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) kaç adet bireysel başvuru dosyası geldiğine ilişkin sorusu üzerine Yüksel, Tazminat Komisyonuna 7 bin 528 başvuru yapıldığını, başvuruların tamamının Komisyon tarafından karara bağlandığını belirtti. Yüksel, "Komisyon bu başvurularla ilgili 3 bin 541 kabul, 2 bin 147 ret, 1840 birleştirme kararı vermiştir." diye konuştu.

Yüksel, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yolunun açılması suretiyle bu kararların daha güvenli şekilde denetlenmesinin sağlandığını söyledi. Yüksel, bu kararlara karşı istinaf kanun yolunun açılmasının bölge adliye mahkemelerinin iş yükünde yaklaşık yüzde 14 artış meydana getireceğinin öngörüldüğünü, halihazırda bu kararları itirazen inceleyen ağır ceza mahkemelerinin iş yükünün azalmasına da neden olacağını bildirdi.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "8. Yargı Paketi" olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk iki maddesi kabul edildi.

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, İcra ve İflas Kanunu'nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.

Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu'nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.

Teklifin ilk iki maddesinin kabul edilmesinden sonra TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine Bozdağ, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
 

Bakmadan Geçme