• Haberler
  • Yaşam
  • 6 bin 418 adet sulak alan SAYBİS ile kayıt altına alındı

6 bin 418 adet sulak alan SAYBİS ile kayıt altına alındı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yağmur ormanlarından sonra biyolojik açıdan en üretken ekosistemler olan sulak alanların korunması için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, toplam büyüklüğü 1,6 milyon hektar olan 6 bin 148 adet sulak alanın Ulusal Sulak Alan Bilgi Sistemi'ne (SAYBİS) kayıt edildiğini duyurdu.

Yumaklı, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün (DKMP) sulak alanların korunması için gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin bilgi verdi.

Yağmur ormanlarından sonra biyolojik açıdan en üretken ekosistemler olan sulak alanların gerek ekolojik dengenin sağlanmasında gerekse biyolojik çeşitliliğin korunmasında taşıdıkları öneme dikkati çeken Yumaklı, bu alanların birçok fonksiyonlara sahip olduğunu aktardı.

Bakan Yumaklı, sulak alanların başlıca fonksiyonlarını içme suyu sağlama, taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, sediman ve besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, doğal arıtma, tarım, hayvancılık, balıkçılık, saz kesimi, turizm, ulusal güvenlik, kültürel kullanım ve rekreasyonel alanlar olarak sıraladı. Yine bu alanların yeraltı sularını beslediğinin, taban suyunu dengelediğinin, sel sularını depoladığının, taşkınları kontrol ettiğinin ve kıyılarda deniz suyunun girişini önleyerek bölgenin su rejimini düzenlediğinin altını çizen Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: “Sulak alanlar, bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yapar, yöredeki tarımsal üretimin kalite ve miktar olarak arttırılmasına fayda sağlar. Bu bakımdan, sulak alanların korunması ve geliştirilmesi, halkımıza yeterli su arzını sağlamak için gerekli en mühim sorumluluklarımızdan birisidir. Bu görevi yerine getirebilmek için Türkiye, Sulak Alanların Korunması Sözleşmesine (Ramsar Sözleşmesi) 1994 yılında taraf olmuş ve 30 yıllık süreçte toplam büyüklüğü 184 bin 487 hektar olan 14 sulak alanını (Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Burdur Gölü, Manyas (Kuş) Gölü ve Göksu Deltası, Akyatan Lagünü, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü ve Gediz Deltası, Yumurtalık Lagünü, Meke Gölü, Kızören Obruğu, Kuyucuk Gölü ve Nemrut Kalderası) sözleşme listesine Ramsar Alanı olarak dahil etmiştir."

Sulak alanların korunması

Dünya genelinde sulak alanların korunması gerekli tabii varlıklar olarak kabul edildiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'de de sulak alanların korunması ile ilgili son 22 yılda yoğun çalışmalar yapıldığını ve bu çalışmaların artarak sürdürüldüğünü bildirdi.

Bakan Yumaklı, 2002 yılında yapılan mevzuat revizyonu ile sulak alanların doldurulması ve kurutulmasının yasaklandığını anımsatarak, “Aynı yıl Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ile önemli bir adım atılmış, sulak alanlarla ilgili koruma ve kullanım ilkeleri, koruma bölgelerinin tespiti ve uygulama esasları, Ramsar Alanlarının ilan süreci ve Ulusal Sulak Alan Komisyonunun görev ve çalışma usulleri belirlenmiştir. Yönetmelik ile oluşturulan Ulusal Sulak Alan Komisyonu gerek sulak alanlarla ilgili gerekse tabiatı koruma başlığı altında ilgili kurumlardan oluşan ülkemizdeki ilk komisyon olmuştur." bilgisini verdi.

Türkiye'de Ramsar Sözleşmesi ile korunan 14 alan dışında, 59'u ulusal, 47'si mahalli önemi haiz sulak alan olmak üzere toplam 1 milyon 161 bin 205 hektar büyüklüğünde 120 adet sulak alan ilan edilerek koruma altına alındığını belirten Yumaklı, son 5 yılda DKMP Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar ile ulusal sulak alan envanterinin bitirme aşamasına geldiğini bildirdi.

Ulusal sulak alan yönetim bilgi sistemi

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, yine DKMP Genel Müdürlüğünce kurulan “Ulusal Sulak Alan Yönetim Bilgi Sistemi (SAYBİS)" ile tüm sulak alanlarının kayıt altına alındığına işaret ederek, şu bilgileri paylaştı: “Bugüne kadar toplam büyüklüğü 1,6 milyon hektar olan 6 bin 418 adet sulak alanı sisteme kaydettik. Kısa adı SAYBİS olan sistem ile ülkemizdeki kayıt altına alınan tüm sulak alanların bilgileri burada toplanmakta ve halkımıza sunulmaktadır. Bu sistem yalnızca envanter içermemekte, statülü sulak alanlarda verilen sulak alan faaliyetlerine yönelik izinler de buradan yürütülmektedir. Ayrıca halkımız sulak alanlarda yapacağı başvuruları e-Devlet üzerinden de kolaylıkla yapabilmektedir.

Bakanlığımızca 1999 yılından bu yana Ramsar Sözleşmesi'nin 'sulak alanların akılcı kullanımı' prensibi kapsamında Sulak Alan Yönetim Planları hazırlanmaktadır. Sulak alan yönetim planı, o alanın genel koruma ve kullanım ilkelerini belirlenmektedir. Ayrıca planlar, sulak alanların sorunlarının çözümüne yönelik katılımcı bir yaklaşım ile tüm ilgi gruplarına çeşitli sorumluluklar veren faaliyetleri içermektedir.  DKMP Genel Müdürlüğünce 1999 yılından bu yana Sulak Alan Yönetim Planları hazırlanıyor. O tarihten bu yana 76 adet sulak alanın yönetim planı hazırlandı."

Rehabilite çalışmaları

DKMP Genel Müdürlüğünce bozulan sulak alanlarda rehabilite çalışmalarının yapıldığına dikkati çeken Bakan Yumaklı, geçmişte kirlilik sorunu yaşayan Kayseri'deki Sultansazlığı, Antalya'daki Avlan Gölü, Konya'daki Ereğli Sazlığı ve Afyonkarahisar'daki Karakuyu Sazlığında rehabilitasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini bildirdi.

Yumaklı, 2024 yılında Düzce'de bulunan Efteni Gölü'nde rehabilitasyon çalışmalarına başlanacağını duyurarak, sulak alanlarda ekoturizmi desteklemek, araştırmacılara açık hava laboratuvarları sağlamak ve yöre ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla yine DKMP Genel Müdürlüğünce ziyaretçi merkezleri yapıldığının altını çizdi.  Bu kapsamda 2002 yılından bu yana 55 sulak alanda yapılan tesisler ile bu alanların, halkın faydalanabileceği birer ekoturizm merkezi haline getirildiğini aktaran Yumaklı, sulak alanların korunması ve geliştirilmesi için yeni projeleri uygulamaya koyacaklarını ifade etti.

Hayat, sulak alanlar ve insanlar ile iç içe

Bakan Yumaklı, sulak alanların önemi, korunması ve akılcı kullanımı konularında kamuoyu bilincini geliştirmek maksadıyla Ramsar Sözleşmesi'nin imzaya açıldığı 2 Şubat gününün her yıl “Dünya Sulak Alanlar Günü" olarak kutlandığını hatırlatarak şunları kaydetti: “Her yıl sulak alanların bir işlevinin tema olarak kullanıldığı etkinlikler kapsamında 2024 yılının Dünya Sulak Alanlar Günü teması 'Sulak Alanlar ve İnsanlık Refahı'dır. Dünya Sulak Alanlar Günü'nün bu yılki sloganı ise 'Hayat, Sulak Alanlar ve İnsanlar ile İç İçe' olarak belirlenmiştir.

Netice itibarıyla, günümüzde tabii kaynakların sürdürülebilir gelişmesi, bu kaynaklara yönelik ihtiyaçların belirlenmesi ve plânlanması, rasyonel su kullanımı, gözlem, etkin kullanma ve koruma için gerekli şartların sağlanarak bütünleşmiş bir yaklaşımla geliştirilmesi ve yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım doğrultusunda su ve toprak kaynaklarının çeşitli maksatlara yönelik kullanımlarında teknoloji, ekonomi ve çevre konularında bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız kanunlarla kendisine verilmiş olan görev ve yetkiler çerçevesinde üzerine düşeni yerine getirmektedir.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm mesai arkadaşlarımızla birlikte, sulak alanlarımızın yanı sıra; ormanlarımız, akarsularımız gibi ülkemizin tabii değerlerini koruyacak ve sürdürülebilirliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmaların yürütülmesinde katkıları bulunan tüm kurum ve kuruluşlarımız ile sivil toplum örgütleri ve halkımıza teşekkür ediyor, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü'nün ülkemizin sulak alanları için hayırlara vesile olmasını diliyorum."
 

Bakmadan Geçme