2 gün süren COP31 toplantısı tamamlandı
Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) başlangıç toplantısı bugün tamamlandı.
Dün 7 oturumdan oluşan başlangıç toplantılarına katılan Bakan Kurum, bugün ise 6 oturuma başkanlık etti. Toplantıların ardından Bakan Kurum, BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell ile ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Bakan Kurum, 2 gün süren oturumlarda 2026 yılındaki iklim etkinliklerinden COP31 Başkanlık vizyonuna, eylem gündeminin belirlenmesinden COP31’de alınacak resmi kararlara kadar her alanı detaylı bir şekilde çalıştıklarını kaydetti.
Türkiye ve Avustralya olarak tek vücut olarak çalışacağız
Bakan Kurum, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedeflediklerini belirtti: COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve iş birliğine dayalı bir anlayışıyla tek vücut olarak çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var; biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir; ‘Tek ses değil diyalog içinde olacağız, ayrılık değil uzlaşıyla hareket edeceğiz, durağanlık değil aksiyonu tercih edeceğiz ve netice alacağız.’ Bu ilkelerle hareket ederek mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık dille anlatacağız.
Diyalog, uzlaşı ve aksiyon
Bakan Kurum, COP31’in önemini 3 ilkede açıkladı: Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktası olacak. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı bir biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek en önemli adım olacaktır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve uygulamaya yönelen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz.
COP31 sürecine yönelik hedefleri anlatan Bakan Kurum, “1,5 santigrat derece hedefini ulaşılabilir kılma yönündeki kararlılığımızı güçlü şekilde dile getireceğiz. Ülkelerin kalkınma önceliklerine saygı göstereceğiz. İhtiyaç duyulan destek mekanizmalarını açıkça kabul edeceğiz. COP31 sürecinde, sivil toplumun sürece aktif katılımını destekleyecek; çok paydaşlı iş birliğini güçlendirmek için gereken her şeyi yapacağız” dedi.
COP31 için liderlik ve sıfır atık vurgusu
Bakan Kurum, Antalya’da gerçekleşecek Liderler Zirvesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ev sahipliğinde yapılacağına dikkat çekti: Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte yeni, büyük ortaklıklar geliştirilecek. Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu değer temelli bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Türkiye’nin iklim eylemine yönelik sonuç üretmeye odaklanacağının altını çizen Bakan Kurum, şunları söyledi: COP31 başkanlığı olarak sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki; COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Çıkış noktalarımızdan biri, insanlık tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe’dir. Çünkü Göbeklitepe, insanlığın ilk kez bir araya gelerek ortak bir anlam etrafında buluştuğu yerdir. Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, “Geleceğin COP’u” olarak tanımlıyoruz.
Türkiye bu işi başlatıp ileriye götürmek için muazzam bir yer
İklim eyleminde Türkiye’nin önemine vurgu yapan Stiell, “Dünyanın kesişim noktasında yer alan ve bir diplomasi merkezi olan Türkiye bu işi başlatıp ileriye götürmek için muazzam bir yer. Çok farklı bakış açılarına sahip ülkelerin bir araya gelerek ortak çalışmalarını bir adım öteye taşıyabileceği bir yer. Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in insanlara, refaha, gezegene faydalı sonuçlar üretmesini sağlamak üzere Birleşmiş Milletler olarak biz Türkiye ve Avustralya'nın yanında yer almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum: “Gençlerle birlikte geleceğin COP’unu icra edeceğiz”
Konuşmaların ardından Bakan Kurum ve BMİDÇS İcra Sekreteri Stiell katılımcıların sorularını cevapladı. Bakanlığın İklim Elçileri Programı'nda İstanbul Teknik Üniversitesi’ni temsilen gelen 3’üncü sınıf çevre mühendisliği öğrencisinin “COP 31'de Bakanlığımızın özellikle üniversite gençlerimizle alakalı kurguladığı bir tasarrufu var mı?" sorusuna Bakan Kurum, “Bu konuda gençlere çok büyük görev düşüyor. Aslında mücadelemiz sizin geleceğiniz için ama bir taraftan da gençlerimizle bu kararlı duruşu sergilemek durumundayız. O yüzden, COP31’in her aşamasında gençler olacak. COP 31’de alınacak her kararda gençlerin ifadeleri dikkate alınacak ve burada gençlerle birlikte geleceğin COP’unu inşallah icra ediyor olacağız. Dolayısıyla gençler bizim her işimizde olduğu gibi yine iklim değişikliğiyle mücadelede de COP Başkanlığı sürecinde de yanımızda olacaklar” yanıtını verdi.
Su, fosil yakıttan daha kıymetli olacak
Bir gazetecinin kömür kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalarla ilgili sorusuna Bakan Kurum, “Su, fosil yakıttan daha kıymetli olacak. Dolayısıyla hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. Bu mücadelenin sadece bir konusu fosil yakıt; ama burada 80 tane başlık var. Yenilenebilir enerjisi var, organik tarımı var, şehirlerin dirençli olması var. Dolayısıyla bir bütün olarak bakmak durumundayız. Bu noktada bir önceki COP'ta alınan karar belli; yani fosil yakıtlardan çıkmaya yönelik uygulama yol haritasının belirlenmesi kararı var. Biz de COP31 Başkanlığı olarak yol haritasının belirlenebilmesi için başlıkları ne olabilir, hangi konularda ilerleme kaydedebilirizi hep birlikte istişare edeceğiz. Bu istişareyi yaparken de ülkelerin kalkınmasını gözeteceğiz, gelişmekte olan ülke ile gelişmiş ülkedeki ihtiyaçları dikkate alacağız ve bu çerçevede bir strateji ortaya koyup, bu stratejiyle adımlarımızı atacağız” dedi.
Bakmadan Geçme