Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Türkiye’de derin devlet mi var? Derin millet mi var?

YAYINLAMA:

Derin Millet ya da Derin Devlet bağlamında burada yazacaklarım bendeniz bir Gariban Şair Yazarın toplumsal gözlemi ve bir Devlet Memurunun bürokratik müşahedesinden oluşmaktadır.
Bu yazıda kendi adıma yazıyor ve konuşuyorum.Türkiye’de Derin devlet var mı? Önce bunu bir tahlil edelim. Derin Devlet nedir? Tabi ondan başlamak gerekir. Bir tanımlamadan başlamak gerekir.
Bundan birkaç hafta önce yazmış olduğum bir yazıda, “Encümen-i Daniş'ten Ak Sakallılar’a Derin Devlet”, “Derin Devlet var mıdır, yok mudur, yoksa yalnızca bir vehim midir” diye sormuştum. 
Osmanlı’da Encümen-i Daniş, Saray içindeki Enderun, tamamıyla bir derin devlet yapılanması idi. Cumhuriyet döneminde, ne Encümen-i Daniş, ne de Enderun kaldı. Peki, Cumhuriyet Döneminin varsa “Derin Devleti” nasıl ve kimlerden oluşur? Baştan şunu söyleyeyim. Kendisini “Derin Devlet” diye lanse eden ya da halkın bir kısmı tarafından öyle sanılan, mafya kılıklı, çapulcu tıynetli bazı kişiler, asla Derin devlet değildir. Onlar mafya ve çapulcudur. Mafya ve çapulcu aynıdır. Devlet yetkililerinin çekinerek üzerine gitmediği oluşumlar “mafya” sanılır. Devlet yetkilileri üzenlerine giderse “çapulcu” oldukları anlaşılır.
Bunu burada hassaten belirtelim. Osmanlı’dan günümüze geldiğimizde, Ülkemizde, “Aksakallılar” diye bir oluşum zaman zaman gündeme gelir. Bu oluşum elbette bir resmi teşekkül olmadığı için yeri, mekanı ve üyeleri açık ve belli değildir. Şimdi burada şu soru mühimdir ve akla gelmektedir. Resmi olmasa da “Aksakallılar” diye bir oluşum ya da yapılanma var mıdır? Bilmiyorum. Derin Devlet yapılanması diye, Osmanlı’daki gibi bir resmi yapılanmanın Cumhuriyet Döneminde resmi bir kurum ya da kuruluş olarak mevcut olmadığını düşünüyorum. Gayri resmi yapılanmalar varsa da bilmiyorum. Böyle bir yapılanma varsa, adına “Aksakallılar” da denmeyebilir. İsmi başka da olabilir. 
Ancak, Devlet yetkililerini dışarıdan etkileme kabiliyet ve gücünde olan, bazı kişiler ya da bazı oluşumlar olabilir. Buna göre, Derin Devlet denilebilecek oluşum esasında şudur: Eski yüksek rütbeli subaylardan ya da Devletimizin bürokrasisinin en tepelerinden emekli olanlardan (Vali, Müsteşar gibi yüksek makamlı görevlerden emekli olanlardan) bir kısmı, ya STK’lar (Sivil Toplum Kuruluşları) ya da bazı platformlar halinde Devlet yöneticilerine tesir edebilir.  Bunu Derin Devlet sayabilir miyiz? Bilmiyorum. Derin Devletin varlığı meçhul olsa da bu Ülkede Derin Millet vardır.
O Derin Millet, Ülke ne zaman zora girse, Ülke ne zaman krize düşse, hemen hareket geçer ve kendisini hemen belli eder. 2013 yılında Taksim Gezi Kalkışmasına karış mücadele edenler de derin Millet idi. Bu Ülkede 15 Temmuz 2016 Fetö darbe kalkışmasına direnen ve o hainleri engelleyen gücün adı da Derin Millettir. Başka ne zaman ortaya çıkmıştır bu güç?
28 Şubat sürecinde de postmodern darbecilere STK’lar halinde ya da başka platformlar halinde direnenler de Derin Millettir. Ülkemizin birlik ve beraberliği için, Ülkemizin bekası ve selameti için ister fert ve isterse teşekkül halinde (STK’lar ve platformlar halinde) çalışan ve çabalayan herkes Derin Millettir. Bu noktada elhamdülillah kendimi Derin Millet sayıyorum. 
Ve Derin Devletten daha önemlisi Derin Millettir.
Ve şimdi şu gerçeği de haykırıyorum. “1919-1922 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşını kazanan da Derin Millettir. Türkiye Cumhuriyetini TBMM’de tesis eden de Derin Millettir.” Kurtuluş Savaşındaki Kuva-yı Milliye Hareketi, tamamıyla bir Derin Millet hareketidir.
Kurtuluş savaşı öncesinde ve savaş sırasında tesis edilen Ülke çapındaki tüm Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri birer Derin Millet hareketidir. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Osmanlı Devletinin 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesini imzalamak suretiyle İtilaf Devletleri'ne teslim olması üzerine Ülkemizin çeşitli şehir ve kasabalarında oluşturulan ve Milli Mücadele'nin ilk kurumsal çekirdeğini oluşturan sivil tollum kuruluşlarıdır. 
Tarihten günümüze hızlı geçiş yapalım ve son 1 haftadır Ülkemizde cereyan eden sokak olayları, eylemler, vandallıkla sokak ve meydanlarda taşkınlık çıkaranları, Ülkemizin polislerine saldıranları, hatta daha da ilerisi, Ülkemizin Cumhurbaşkanına hakaret edenleri ve sokaklardaki bilumum çapulcuları izledikçe, Ülkemiz adına kaygı duyuyor ve üzülüyoruz. 
İki-üç gün önce bir yazımda “demokrasi mi istiyorsunuz, anarşi mi istiyorsunuz” diye sorarak, bir Büyükşehir Belediye Başkanının yolsuzluk ve terör soruşturmaları nedeniyle gözaltına alınması ve ardından tutuklanması sonrasında özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerimizde sokakları talan eden, halkı tedirgin den, etrafa zarar veren, polislere saldıran, Devlet yetkililerine küfreden azgın kalabalıkların saldırılarına dikkat çekmiştim. Onların demokrasi ile alakaları yok, onlar anarşi istiyorlar.  
O yazıda anarşistlere dikkat çektim ve bu yazıda da o azgın güruhun, çapulcuların ve talancıların tam karşısında yer alan “Derin Millete dikkat çekiyorum.” Evet, Derin Millet yine zor zamanlarda harekete geçmiştir.  Derin Millet vardır ve her daim bu Ülkenin huzur ve selameti için hazır ve nazırdır. 
Bu Ülkede “Derin Devlet” olsun ya da olmasın, “Derin Millet” vardır. Derin Milletin bir ferdi olarak birkaç gündür sosyal medyada büyük mücadele veriyor ve çapulculara, bölücülere ve Devlet düşmanlarına karşı duruyorum. Tabi, onlardan tehdit alıyor ve onların sözlü ve yazılı sistematik saldırılarına maruz kalıyoruz. Olsun hiç önemli değil. Devlet sağolsun. 
Bu satırların yazarı 2013 yılında da yani taksim Gezi Kalkışmasında da yine Derin Millet olarak, ardından 2016 yılında Fetö darbe girişiminde de yine Derin Millet olarak hainlere, bölücüler karşı mücadele vermiştir. O mücadelelerimin bilgi ve belgeleri internet ortamında dahi mevcuttur. 
Yazımın sonunda birkaç gündür sosyal medyada yazdıklarımdan birkaçını burada da beyan ediyorum.  
Zor zamanların gönüllü fedailerine "Derin Millet" diyebilirsiniz. Menfaatçiler hep sıvıştı, gitti. Gene aynı durum tezahür ediyor. Yine tarih tekerrür ediyor. 
Her zor zamanda, bu gariban ve zavallı halk destek verdi bu Devlet'e. Bu ülkede "Derin Devlet var mı, yok mu" hep düşünürdüm. Ancak son bir kaç gündür gelişmeleri izleyince, "Derin devlet var mı, yok mu?" bilmiyorum. Ancak bu Devletin esas sahipleri var ve "zor zamanlarda gönüllü olarak görev alıyorlar." Zor zamanların gönüllü fedailerine "Derin Millet" diyebilirsiniz. 
Şunu anladım. Sen ne isen, cibilliyetin ne ise, karakterin ne ise, zor günlerde bu, sen istemesen de kendiliğinden senden zuhur ediyor. İçinde Devlet olan Devlet'i savunur. İçinde çapulculuk olan, menfaati savunur. Ben hep Devlet'i savundum. Bilen bilir.
Vesselam.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız