Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Toplumu düşünen kaldı mı?

YAYINLAMA:

Toplumu düşünen kalmamış olsa da, herkes kendi menfaati için çalışıyor olsa da, biz İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği olarak inşallah bu toplumun huzur ve güveni için çalışacağız. 
Bu çalışmada parolamız “huzurlu aile ve güvenli toplum” şeklinde belirlenmiştir. 
Bu bir paroladan öte bizim bir hedefimiz ve varmak istediğimiz bir maksattır. 
Ne’yi hedeflediğimizi böylece belirttik. 
Bu hedefe nasıl varacağımızı da belirtelim. 
Bu hedefe, başta Allah'ın yardımıyla ve sonra bizim çabamızla varacağız. 
Şundan emin olun, biz bu hedefe varacağız. 
Allah’ın izniyle ve yardımıyla “huzurlu aile ve güvenli toplum” hedefine ulaşacağız ve bu maksada vasıl olacağız.
Bunu çok açık yüreklilike söylüyorum. 
Hedefe varacağız, inşallah. 
Yine çok açık yüreklilike söylüyorum. 
Bizim hedefe varmak için başlattığımız bu kutlu yürüyüş emin adımlarla ilerleyecek. 
Bu kutlu yürüyüşte bizimle birlikte olanlara selam olsun. Bizimle olmayanlar da inşallah bizim saflarımıza katılırlar. Onlar bizi tanımıyordur. Ancak bizi tanıyıp da bildiği halde bize muhalif olanlar, yani hasetle karşı olanlar var. Sırf nefislerinden dolayı karşı olanlar var. Veyl onlara, yazık onlara!
Biz bu toplum için 29 Mayıs 2025 günü resmen bir hareket başlattık. Hareketimizin adı “İnsan Kitap ve Toplum” hareketi. 
Bu hareket zaten bizim tarafımızdan 40’a yakın kitap, onlarca makale, yüzlerce köşe yazısı ve binlerce şiir ile gündemde idi. Yani bu hareketi ben şahsen 29 Mayıs 2025 tarihine kadar ferden ve kendi kendime sürdürdüm. (İnsanları ve özellikle gençleri ilme irfana ve kitaba her daim ferden ve kendiliğimden çağırdım) Bu tarihten sonra bu hareket resmen sürdürülmektedir. Çünkü İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği 29 Mayıs 2025 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethinin 572. Yılına denk getirdiğimiz bir günde kuruldu. Yani 29 Mayıs gününü özellikle seçtik. 
Maksadımız bu toplumu huzurlu ve güvenli hale getirmektir. 
Yazımızın başlığı “Toplumu Düşünen Kaldı mı?”
Cevap : Kaldı.
Biz düşünüyoruz. 
Bizim gibi düşünenler ve toplum için çalışanlar var. (Biz yalnız değiliz elbette milyonlarca kişi de bu toplumu düşünüp de çalışıyor. Selam olsun onlara.)
Allah cümlesinden razı olsun. 
Geçen gün bir arkadaşıma,  bu toplumdaki insanlar “vermeye değil de, almaya odaklı” olduklarından, “bu topum için ne yapabilirim kaygısından çok, nerde kendime bir menfaat bulabilirim kaygısı içinde olduklarından” bahsetmiştim. Bu durumun şahsımı, gelecek açısından kaygılandırdığını ifade etmiştim. 
Bu toplumdaki insanlarda ve özellikle gençlerde idealist düşünce ve toplumsal bakış çok fazla kalmadı. 
Bu toplumdaki insanlar ve özellikle gençler arasında hiç mi idealist yok? Elbette var. Elbette “topluma hizmet vermeye odaklı” insanlar ve gençler var. Sözüm onlar için değil. Ancak, “almaya odaklı ve yalnızca kendi menfaatine odaklı bencil milyonlarca insan var bu toplumda. Olmaz olsun onlar. Bencillerden hiç haz etmem. Sevmem onları. Zaten onların sevilecek hiçbir yanları da yok. 
Ben burada hemen bir temsilde ya da teşbihte bulunmak istiyorum. 
Yazımızın başlığı “Toplumu Düşünen Kaldı mı?”
Bu başlık altında yazımızın asıl konusu, “almaya ya da vermeye odaklılık.”  Bu husus üzerinde yoğunlaşınca ve etraflıca düşününce, “bazı hayvanların vermeye, bazı hayvanların da almaya odaklı” oldukları sonucuna vardım. Mesela, keçi, koyun, inek, at, eşek, arı, ipek böceği ve benzeri hayvanların, Allah (cc) tarafından “vermeye odaklı” özellikte yaratıldıklarını fark ettim. Kaplan, aslan, kurt, tilki, sırtlan, çakal ve benzeri hayvanların da “almaya odaklı” özellikte yaratıldığını düşündüm.

Teşbihte hata olmasın, bazı İnsanlar huy, ahlak, karakter ve zihniyet olarak “vermeye odaklıdır.” Bu insanlar, keçi, koyun, inek, at, eşek, arı, ipek böceği ve benzeri hayvanlar gibi insanlığa hep faydalı olmuşlardır. Yine teşbihte hata olmasın, bazı İnsanlar da, huy, ahlak, karakter ve zihniyet olarak “almaya odaklıdır.” Bu insanlar da, kaplan, aslan, kurt, tilki, sırtlan, çakal ve benzeri hayvanların grubuna girerek insanlığa zararlı olmuşlardır. Birinci kısımdaki İnsanlara, “hasbi İnsanlar” denilir. İkinci kısımdakilere de “hesabi İnsanlar” denilir.

Şimdi, yukarıdaki bu teşbihime bazı hayvanseverler kızabilir ve “niye kaplan, aslan, kurt, tilki, sırtlan, çakal ve benzeri hayvanları zararlı gruba soktunuz. Onlar kendi hayatını yaşıyorlar. Kime ne zararı var” diyebilirler. Hatta, bu hayvanların da derilerinden ve başka organlarından insanlar faydalanmıyor mu? Doğrudur. Bu hayvanlar dahi, esasında İnsanlığa zararlı değildir. Elbette, faydalıdır. Ben yalnızca bir teşbihte bulundum. Esasında, menfaatçi ve almaya odaklı insanlar, haksız yere vurup kırarak başkasının haklarını gasp ediyorlarsa, “elbette tüm hayvanlardan da daha aşağı bir derekededir.” Allah (cc) muhafaza buyursun.

Esasında, konu dönüp dolaşıp şu iki tip insana dayanıyor: “Bu toplum için neler yapabilirim diyenler, bu toplumdan ne kapabilirim diyenler!” Allah (cc) Bizleri birinci kısımdaki İnsanlardan eylesin. Amin.

Yazımın sonunda şunu ifade etmeliyim. “Almaya ya da vermeye odaklı olmak, bir idealizm ya da idealsizlik meselesidir. Gençlikle ya da yaşlılıkla alakası yoktur. Buna rağmen rağmen, yeni nesil gençler arasında almaya odaklılık daha fazla müşahede edilmektedir. Yeni nesil gençler bu toplumda hayata atıldığı andan itibaren, paraya-pula,  mala-servete göz dikiyor. Bunda elbette özellikle son 50 yıldır bu toplumu silindir gibi ezen “vahşi kapitalizm ve çılgınca tüketim alışkanlığının çok büyük tesiri olmuştur.”
Bazıları hayatı tüketmekten ibaret sayıyor. Halbuki bize göre ve bizim bakış açımıza göre “hayat iyilik için üretmekten” ibarettir. 
Bazıları hayatı bu toplumdan bir şeyler kapmaktan ibaret sayıyor. 
Halbuki bize göre ve bizim bakış açımıza göre “hayat bu toplum için iyilik yapmaktan” ibarettir. 
İşte bu bakış açısıyla biz İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneğimizi kurduk. 
Derneğimizi merak edenler için Derneğimizin web sitesi adresini buraya yazıyorum.
www.iktader.org.tr
Allah’ın yardım ve izniyle bu Dernek bu toplumda “huzurlu aile ve güvenli bir hayat” için çalışacak ve hedefine varacaktır. 
Vesselam.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız