Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Hafif yağmur
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Zeytun Ermeni isyanı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Pek utanç verici oldu sonu babamın

Öldü yatağında Türklerle savaşmadan

Bense hiç layık değilim Zeytunlu adına

Çünkü ancak üç Türk'ü öldürdüm

Böyle ölmek istemiyorum

Birçok Türk'ü öldürmeden

Ölmek, ölmek istemiyorum. 

17 Ocak 1898

Maraş'ta yaşayan Ermeniler tarafından bir marş gibi ezberlenen ve her türlü ortamda söylemekten çekinilmeyen bu şiiri okuyunca; nefretin, alçaklığın ve fitnenin ne kadar büyümüş olduğu hissine kapılıyor insan. 

Bu şiir o dönem Halep'te ki Fransa Konsolosu tarafından Fransızca ‘ya çevrilerek, Paris' e kadar yollanmış. Yollamasındaki amaç ise Fransa'da bulunan Ermeniler ‘in yardım motivasyonunu artırmak. 

Zeytun isyanlarının hiç şüphesiz akıl babası ABD ve İngiltere'dir. 

O dönem Maraş merkezinde eğitim veren Amerikan Kız Koleji Ermeni -Türk düşmanlığının lokomotifi olmuştur. 

Bu fitne yuvasında eğitim sadece Maraş merkezde yaşayan Ermeni ahalisine hitap emememekle birlikte çevre il ve köylerden de zeki çocuklar toplanarak hedefleri doğrultusunda bölücü bir nesil yetiştirmişlerdir. Amerikan Kız Koleji öğretmenlerinin katır sırtlarında getirdiği, Osmanlı tarafından okunması yasak yayınlar  bu misyonerlerin ajanlık faaliyetleriyle başta genç  Ermeniler olmak üzere şehirde yaşayan, bölünme meyilli aileler tarafından okunmuş ve Ortadoks, Katolik  ve Protestan papazlar tarafından Ermeni vatandaşlar etkisi altına alınmıştır. Kalkışmanın ve ayrımcılığın tehlikeli olduğu " İstanbul merkezli Ermeni Patriği" tarafından telgraf ve mektuplarla bildirilse de Maraş Ermeni’si patriğin uyarılarını "Osmanlı'ya satılmış bunlar" anlayışıyla görmezden gelmişlerdir. 

Osmanlı yönetimi her ne kadar bu okulların tehlikeli olduğunu bilsede İslahat Fermanı'nın ilanından sonra ne yazık ki Emperyalizm ‘in iç işlerimize burunlarını sokması engellenememiştir. 

Zeytun isyanlarının çıkmasındaki sözde lider Baron Aganis ve beş arkadaşıdır. 

Baron Aganis yönetimindeki Ermeni çeteleri Çukurhisar, Geben ve Göksun'da katliamlar yapmış Osmanlı kayıtlarına göre yüzlerce köye baskınlar yaparak; ihtiyar, kadın, çocuk gözetmeksizin öldürmüşlerdir. 

Daha sonra Fransa'da yayınladığı anılarında yirmi bin insanı öldürdüğünü büyük bir zevkle kitabında anlatmıştır. 

Peki, bu çıbanbaşı Baron Agasi'ye ne olmuştur? 

Zeytun isyanları bastırılınca arayı bulmaya çalışan ABD, Fransa ve İngiltere konsolosluk görevlilerinin araya girmesiyle elini kolunu sallayarak, Mersin Liman’ından gemiye binerek Fransa'ya gitmiştir. 

Bu katil adam o dönemin Abdullah Öcalan'ı, 1978 Maraş olaylarının kışkırtıcı gücü Gabris Altınyan'dır. 

Yine o zaman da düşmanımız ABD ve Batı, şimdi de değişmeyen düşmanımız yine aynı odaklardır.

Kişiler değişse de odaklar asla değişmemektedir.

Zeytun isyanları bittikten sonra isyanı çıkartanlar üzerinde öyle caydırıcı cezalar uygulanmadığı gibi var olan vergi cezaları silinmiş, suçluları cezalandıran mahkeme üyeleri arasında Müslüman ahaliden kişilerin olması tarafsızlık ilkesine zarar vereceği düşünülerek Ermeni kökenli görevliler de yargılama sürecine dâhil edilmişlerdir. 

Yine Zeytun Kaymakamı olarak bir Ermeni vatandaşın atanması Osmanlı'nın başka milletlere gösterdiği adaletin yansımasıdır. 

Bunca hoşgörüye karşın Ermeniler ‘in çoğu kendilerini ötekileştirmekten geri durmamışlardır. 

Yalnız Zeytun isyanlarında Maraş merkezde ikamet eden, sözü geçen bir takım Ermeni vatandaşları bir barış heyetini Zeytun'a göndererek yaptıkları kalkışmaların yanlış olduğu düşüncesini söylemişler ama çok ciddiye alınmamışlardır. 

Bu olayların temel sebebi hiç kuşkusuz güç zehirlenmesidir. 

Çünkü o dönem şehrin en zengini olan bu aileler Osmanlı ve tebaasını küçük görmüşlerdir. 

O dönem Amerikan Kız Koleji'nde tenis kortu olması, en az iki yabancı dili bilen öğrencilerin bulunması, tam teşekküllü dünya edebiyatını takip eden kütüphanelerin bulunması, sosyal hayatın farklılıkları bu ahaliyi başka birileri olmaya zorlamış, sosyolojiyi bilmemenin kurbanı olmuşlardır. 

Sonuç olarak modernite değil gelenekçilik kazanmıştır. 

Protestanlık değil İslam kazanmıştır. 

Kullanılan değil kullanılmayan kazanmıştır. 

Bu savaşı batıl değil hak kazanmıştır. 

Yazıma bir Ermeni şiiriyle başladım, Rahmetli Arif Nihat Asya’nın şiiriyle bitirmek istiyorum. 

Maraş Türkiye’nin temel taşıdır

Maraş Türkiye’nin kalem kaşıdır

Maraş tarihleri inşa ettiren

Koca Sinanlar’ın mimar başıdır.

Selam ve dua ile...
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız