İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, burada yaptığı konuşmada, yeşil vatanı, milletin can güvenliğini ve şehirlerin afetlere karşı direncini ilgilendiren önemli bir toplantı vesilesiyle bir arada olduklarını belirtti.
Akdeniz iklim kuşağında yer alan bir ülke olma sebebiyle orman yangınlarının Türkiye için her zaman önemli bir risk başlığı olduğuna işaret eden Çiftçi, orman yangınlarının iklim değişikliği, kuraklık, sıcak hava dalgaları ve insan kaynaklı ihmallerle birlikte çok daha geniş bir güvenlik ve afet yönetimi meselesi haline geldiğine dikkati çekti.
Çiftçi, Türkiye'nin orman varlığının yaklaşık yüzde 65'ine tekabül eden 15 milyon hektarlık alanın yangına hassas nitelikte olduğunu dile getirerek, "Bu tablo, hazırlık kapasitemizi, saha disiplinimizi ve kurumlar arası koordinasyonumuzu daha da güçlendirmeyi zorunlu hale getirmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükselen Türkiye Yüzyılı, afetlere hazırlıklı şehirlerin, güçlü kurumların, yüksek koordinasyonun ve milletine güven veren devlet aklının yüzyılıdır." diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı olarak bu anlayışla, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, valilikler, kaymakamlıklar ve 112 Acil Çağrı merkezleri ile bu sürecin sahadaki koordinasyon gücü olduklarını vurgulayan Bakan Çiftçi, şunları söyledi: "Orman yangınlarıyla mücadelede operasyonel sevk ve idare, Orman Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülmektedir. Türkiye Afet Müdahale Planı, yani TAMP ise yangının yerleşim yerlerine sirayet ettiği, tahliye ve destek hizmetlerinin gerekli hale geldiği durumlarda bütün kurumlarımızı ortak bir afet yönetimi düzeni içinde buluşturan ana çerçevedir. AFAD'ımız bu çerçevede tahliye, geçici barınma, beslenme, lojistik, kaynak yönetimi, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, psikososyal destek, hasar tespiti ve ön iyileştirme süreçlerinde merkezi bir rol oynamaktadır."
Önleyici yaklaşımı hakim kılmak
Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğünün şehir merkezlerinde, Jandarma Genel Komutanlığın kırsal alanlarda, 112 Acil Çağrı merkezlerinin ise ilk ihbardan itibaren hızlı bilgi akışında görev alacağını belirtti.
Bu toplantıda valiliklerin koordinasyonunda, alınacak önleyici tedbirler başta olmak üzere risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri, gönüllü kapasitesi ve vatandaşı bilgilendirme faaliyetlerinin bütün yönleriyle ele alınacağının bilgisini veren Çiftçi, şunları kaydetti: "Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve yeşil vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek."
Teknolojiyi insan tecrübemizle birleştirerek mücadelemizi güçlendiriyoruz
Yangınlar çıkmadan mücadeleyi başlattıklarını anlatan Yumaklı, "Orman Genel Müdürlüğümüz, kasım ayından bu yana orman içi yollardan akıllı gözetleme kulelerine, ilk müdahale ekiplerinden eğitim çalışmalarına kadar geniş bir perspektifte hazırlıklarını yaptı. Köylerimizde, okullarımızda, camilerimizde vatandaşlarımıza ulaştık, bilgilendirme çalışmalarını tamamladık." ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, geçen yıl yanan yerlerin ağaçlandırmasını bu yıl bitireceklerine dikkati çekerek, yanan alanların bir metrekaresinin bile imara açılmayacağını, ağaçlandırılacağını kaydetti.
Yangınla mücadele kabiliyet ve kapasite seviyesini her geçen gün artırmaya devam ettiklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi: "Bu yıl da orman yangınlarıyla mücadeleyi 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile yürütmüş olacağız. Sayısı 15 adet artan hava araçlarımızla birlikte havadan müdahale kapasitemiz 462 ton su atmaya yükselmiş durumda. Kara gücümüzde 1953 arazöz, 2 bin 766 ilk müdahale aracı ve 878 iş makinemiz de sahada olacak. Teknolojiyi insan tecrübemizle ve gücümüzle birleştirerek mücadelemizi de güçlendirmeye devam ediyoruz. İHA'larımız, akıllı sistemlerimiz ve karar destek mekanizmalarımız sahadaki arkadaşlarımızın emeği ve tecrübesiyle birleşerek gerçek anlamına ulaşmış olacak. Bu yıl orman kahramanı arkadaşlarımızın sayısını da 25 binden 28 bine çıkarmış durumdayız. Sayıları 138 bini aşan orman gönüllülerimiz de sahadaki mücadelemize en büyük desteklerden birisi olacak."
Bakan Yumaklı, tabiatın bütün güzelliğiyle uyanışına şahit oldukları bugünlerde ormanlar için riskli bir eşiğe gelindiğini anımsatarak, istatistiklere göre geçen yıl çıkan orman yangınlarının yüzde 91'inin doğrudan ya da dolaylı olarak insan unsuru taşıdığı bilgisini verdi.
Orman yangınlarının sebebi dışında müsebbibinin de bulunduğunu ifade eden Yumaklı, "Dolayısıyla bu anlamda bu zamana kadar olduğu gibi sıfır tolerans ilkesiyle devam edileceğini, bilerek ya da bilmeyerek doğrudan ya da dolaylı yangına sebep olmanın ağır sonuçları ve cezalarının olduğunu hatırlatmak istiyorum. Vatandaşlarımıza hep beraber riski yönetelim çağrısında bulunuyorum." diye konuştu.
Devletimizin bütün kurumları sahada hazır
Bakan Yumaklı, vatandaşlardan rüzgârlı havalarda açık alanlarda ateş yakmamalarını isteyerek, şunları kaydetti: “Piknik sonrası alanın temizlendiğinden ve soğuduğundan emin olalım. En ufak yangın emaresi görüldüğünde de mutlaka ulaşılabilecek bir güvenlik birimine ya da 112'yi arayarak bu ihbarı gerçekleştirelim. Erken müdahalenin çok hayati ve kritik olduğunu ancak en büyük başarının orman yangınının çıkmamasını sağlamak olduğunu da ifade etmek istiyorum. Biz hazırız. Devletimizin bütün kurumları, bütün unsurlarıyla sahada hazır. Vatandaşlarımızdan tek istediğimiz destek, duyarlılık ve dikkat. Yeşil vatanımızı el birliğiyle, dikkatle ve sevgiyle koruyalım.”