Üç Aylar ve yeni bir çağın eşiğinde gençlik
Biz bir faaliyet grubu değiliz. Takvimde yeri olan programlarla var olan bir kalabalık hiç değiliz. Biz; omuzlara yüklenen bir emanetin, vicdanlara yazılan bir sorumluluğun taşıyıcısıyız. Üç Aylar geldiğinde mesele sadece zamanın değişmesi değildir. Bu aylar; insanın durup kendine baktığı, yönünü yeniden tayin ettiği bir diriliş çağrısıdır.
Ve bu çağrıya en güçlü cevabı verecek olan, her zaman olduğu gibi gençliktir. Biz Kur’an’la diri bir gençlik olmayı seçiyoruz. Kur’an’ı sadece okunan değil, yaşanan bir rehber olarak görüyoruz. Okunan ama hayata değmeyen her ayet, eksik kalır. Üç Aylar, Kur’an’ı kalpten hayata indirme zamanıdır.
Biz ahlakla güçlü oluruz.
İbadetin ahlaka dönüşmediği yerde güçten söz edilemez. Namaz çoğalıyor ama adalet zayıflıyorsa, oruç tutuluyor ama kul hakkı görmezden geliniyorsa, orada bir muhasebe eksiktir. Üç Aylar, bu muhasebenin tam vaktidir. Biz kardeşlikle ayakta dururuz. Bu yol bireysel kurtuluşların değil, birlikte dirilişin yoludur. Kırılanı onarmak, yorulanı taşımak, düşeni kaldırmak gerekir.
Çünkü kardeşlik, bu davanın omurgasıdır.
Yeni bir çağdan söz ediyorsak, bu çağ sloganlarla değil; tevbe ile, sabırla, istikrarla açılır. Gençlikle birlikte yeni bir çağ açacağız derken, kastımız vitrin değil, şahsiyet, geçicilik değil, istikamet, söz değil, sorumluluk inşa etmektir. İşte tam bu noktada söz sana düşüyor.
Sen de bu yürüyüşü izleyenlerden olma; yük alanlardan ol. Sen de Üç Aylar’ı sadece hatırlanan günler değil, hayatın yönünü belirleyen bir başlangıç yap. Sen de Kur’an’ı hayatına ölçü, ahlakı duruşuna omurga, kardeşliği yoluna yoldaş kıl.
Çünkü bu çağ; başkalarının kurduğu değil, sorumluluk alanların inşa ettiği bir çağ olacak. Ve bu çağ, kalabalıklarla değil; emaneti hakkıyla taşıyan gençlerle yükselecek.
Biz bir faaliyet grubu değiliz.
Biz; Üç Aylar’ın ruhuyla arınan, Kur’an’la diri, ahlakla güçlü, kardeşlikle ayakta duran ve gençlikle birlikte yalnız bugünü değil, yarını da inşa etmeye talip bir sorumluluk bilincinin adıyız.