Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı az bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Helal emeğin şehitleri, Görev uğruna can verenler

YAYINLAMA:

Yangının ortasında, alevlerin içinde kalmış birkaç yürek...

Kiminin sırtında kürek, kiminin elinde hortum…

Orman işçileri, AFAD gönüllüleri, yangın söndürme ekipleri…

Bir ağaç daha yanmasın, bir can daha zarar görmesin diye nefes nefese çalışan; ama ne yazık ki, görevleri başında hayata gözlerini yuman güzel insanlar…

Eskişehir'de yaşanan bu acı olay, bir kez daha yüreğimizi dağladı. Ekmek kavgasında, helalinden kazanıp evine bir lokma götürmenin peşindeki emekçilerimizin görev sırasında vefat haberleri, sadece haber değil, vicdan sınavıdır aslında.

Zira onlar, görev başında hayatlarını kaybettiler.

Ve biz inanırız ki:

"Kim çalışırken, görevini ifa ederken hayatını kaybederse şehittir."

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur:

“Yangında ölen, suda boğulan, göçük altında kalan, veba ve benzeri salgın hastalıkla ölen, kadın doğum esnasında ölen, görev başında hayatını kaybeden kişi şehittir.”

(Müslim, İmâre 165; Ebû Dâvûd, Cenâiz 14)

Evet, yangın yerinde can veren orman işçimiz, bir çocuğu kurtarmaya çalışırken dumandan etkilenen AFAD çalışanımız, onlar şehittir.

Onlar ateşe koşanlar, her kaçışın olduğu yerde onlar koşuyorlar.

Alevin üstüne yürüyen, enkazın altına giren, selde bir can için gözünü kırpmayan o yürekli insanlar…

Yalnızca bir “görev” değil onlarınki…

Vicdanın ve merhametin omuzlandığı bir yürüyüştür.

Onlar için “görev başında ölüm”, kutsal bir makamdır artık.

Ne güzel söylemiş atalarımız:

“Helal lokma, yürek ister.”

“Alın teriyle kazanılan ekmek, en kıymetli rızıktır.”

İşte bu uğurda, alın terini canıyla mühürleyen yiğitlerimizi minnetle anıyoruz. Onlar sadece görevlerini yapmadılar; bu toprağa emanet olmayı da seçtiler.

Yüreğimiz Yanıyor, Ama Gururluyuz

Bir yangın, sadece ağaçları değil; içimizi de yakar.

Ancak bu acının içinde bir umut saklıdır:

Onlar vefat etmedi, ölümsüzleşti.

Evet, ateşin ortasında, görevin tam kalbinde şehit düştüler.

Ve biz onlara "görev şehidi" dedik.

Tıpkı yolda can veren bir sağlık çalışanı, görevdeyken saldırıya uğrayan bir polis, afet anında halkı için koşan bir belediye personeli, bir öğretmen, bir gazeteci gibi...

Bizim inancımızda, görevini hakkıyla yapan, alın teriyle helal kazancın peşinde koşan, milletine hizmet ederken can veren her insan azizdir. Ve Rabbimiz onlara rahmetini bol eylesin.

"Yiğit düştüğü yerden kalkar" deriz ya…

Belki bugün düştüğümüz yer acının tam ortasıdır.

Ama kalkarken, onların bize bıraktığı o görevi, o vefayı, o sadakati sırtlanarak kalkacağız.

Ruhları şâd olsun.  Görev şehitlerimizi minnetle anıyoruz…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız