Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Zaman ve umut

YAYINLAMA:

Dar alanlarda yaşadığımız şu günlerde hareketlerimizin azalmasının aksine zamanın daha bir hızlandığını hissediyorum. Aylar var ki tan vaktinin girişini görmediğim gün yok gibi. Ardından birkaç saatlik uykudan sonra üzerimize vazife olan işimin hazırlığını da tamamlamış olarak masamın başındayım. Zamanı dakika dakika sayma zorunluluğuna tabi olmam bile (böyle durumlarda geçmek bilmediğinden yakınırız) akışın hızını düşürmemektedir. Aslında farkındayım, benimki bir yanılsamadan ibarettir. Zamanla ilgili bu algı değişikliği konusunda epeyce psikolojik araştırmalar yapılmıştır.

İnsanoğlunun geçmiş ve bugünü kayıt altına almak, yarınlarını planlamak adına ilk yaptığı icatlardan biri zamanın bugün bildiğimiz bölümlerine ayırmış olmasıdır. Oysa bu, zamanın bütünlüğüne dokunamamış sadece evrensel ortak kabul bir yanılgıyı sessizce onaylamamızı sağlamıştır. 

Arkeolojik kazılar, bilimsel laboratuvar çalışmaları insanlığın ömrünün binlerce dünyanın ömrünün milyonlarca yıl olduğunu söylüyor. Yüzyıllarca önce yazılmış ve günümüze ulaşmış eserleri okurken düşünmeden edemiyorum. Tespit edilen ömürler bugünün insanından farklı değil. Zamanın -bize göre- uzunluğunu düşününce ortalama bir ömrün ne kadar kısa olduğunun farkına varıyorsunuz. Dudaklarınızdan şu cümle dökülüveriyor:

”Ömür andan ibarettir.”    

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ifadesi ile  “Yekpare, geniş bir anın/Parçalanmaz akışında.” İnsan, zamanın içinde yaşar. İnsanlığı varoluştan kıyamete taşıyan bir trende yolcuların, ne binmesi zamanın yükünü artırır ne de inmesi o yükü azaltır. Ezel ve ebed noktasında havsalanın dışına çıkan bu kavram karşısında bir bakıma yanıp sönen yıldızlara benzer insan hayatı. Kimsenin yıldızının ışığına engel olmadan yaşamak belki de zamanın üzerimizdeki hak davasında berat etmemizi sağlayacak en büyük savunma olacaktır. 

Zaman ilahi kudretin tecellilerinden biridir. Kaynağından vazifeyle içinde rahmet, merhamet ve umut taşımaktadır. Kendisinde ân ile ifade edilebilecek, insan için uzunca bir ömrün meşakkatlerine dayanabilmemiz için yine her an tazelenen bir başka güzelliği hediye getirmiştir. İşte o umuttur. En büyük hediyesidir. 

Ömür boylu boyunca bir umut yolculuğudur. Öyle ki, can ile nasiplenip dünyaya misafir olan insan dönüş yolculuğu sonunda ilahi affa mazhar olup geldiği yere geri döneceğinin umudunu ölümden sonrasına da taşır. 

Yaşamak umut etmektir ve umut her iki cihanda da vardır. 

Umudunuz daim olsun.

Muhabbetle...

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız