Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

İyi olur inşallah! 2020

YAYINLAMA:

Yeni yılın ilk akşamüstü, eski Türk filmlerinin fakir ama gururlu edasıyla mahallenin fırınından iki ekmek alıp evin yolunu tutacakken telefon çaldı. Öğrencilik yıllarını burada tamamlayıp epeyce bir çalışma sonucu atanmış kıymetli meslektaşım arıyor. Hâl hatırdan sonra, “Hocam, bir şeyler yazmadınız, vallahi takip ettim,” dedi. Tecahül-i arif üzere  “Aa! Yeni yıl başladı değil mi?” diye soruyla karşılık verdim. Güldük. “Vallahi ben geri sayımı kaçırmışım, onun için değişikliğin farkında değilim,” diye ekledim. Gerçekten de öyle oldu.

 

Klasik ifadeyle koskoca bir yıl, duvarda asılı rakamların diliyle sona erdi ve her bitiş gibi yerini yeni bir başlangıca bıraktı. Başlangıcın beni sevindiren tarafı çoğu çalışanın –belki de epey zamandır fırsat bulamadığı- ailecek bir sofrada bulunma imkanı bulmuş olmasıdır.

 

İnsan, hayata tutunmak için, aslında herkesçe malum olan, yanılgıları bile hoş görüp kabullenme eğilimindedir. İşte, yeni yılın sevincini hep böyle karşılarım. Değişen sadece takvimdeki sayılardan ibarettir. Ya yoksa insana verilmiş ömrün bir bütün olduğu ve ancak tek bir gerçekle bitip, başlayacağı herkesin bilgisindedir. Vakit, umutları tazeleme vaktidir.

 

2019 yılına kendi penceremden baktığım zaman aklımda kalanları şöylece özetleyebilirim: “Poşet ister misiniz?” hâlâ alışamadığım bir soru. Takvimler şubat ayındayken bir Arap gazetecinin ölümü dünya gündemine oturdu. Yeni Zelanda’da meydana gelen cami baskını modern(!) Batı dünyasının maskesini düşürdü. Dünyanın diğer yanında 2014 yılından bu yana 13 bin kişinin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gözaltına alındığını Çin hükümeti açıklıyordu. Ülke olarak yılbaşından başlayan çalışmalarla 31 Mart yerel seçimlerini yaşadık. Devamında İstanbul yeniden seçime gitti. Mayıs ayı sonlarında yanı başımızdaki gelişmeler sonucu Türk ordusu harekâtlara başlayarak her daim yurdun savunması için hazır olduğunu bütün dünyaya bir kere daha ilan etti.

 

Diyarbakır’daki nöbet hâlâ devam ediyor.

 

2019’un, bütün ülkenin yüreğinde izler bırakan acıları da hâlâ unutulmuş değil.”Anne ne olur ölme!” çığlığı ile sarsılan Türkiye Emine Bulut’u tanıdı. Ceren Özdemir yılın son ayına denk düşer. Ne yazık ki yeni yıl sofrasında ailesinin yanında olamadı.

 

Ve daha diğerleri…

 

Bir başka alışılmadık durum da yaşadık geçen yıl. Tuhaf tuhaf haberler düşmeye başladı ana haber bültenlerine. “Hayvan öldürmeler ve işkence etmeler.”

 

Babam soruyor: “İnsan bunu niye yapar? Bir anda bir sürü şey geçti aklımdan, başımı öne eğdim, “İnsan olsa yapmaz baba” diyebildim.

 

Sinema, tiyatro, müzik… Sanat dünyasından gidenler yine gönüllerimizde hoş sadalar bırakarak takvim yapraklarının bittiğini görmediler. Eşref Kolçak, Ozan Arif, Dilber Ay, Ayşen Gruda, Yıldız Kenter, Tarık Ünlüoğlu, Süleyman Turan.

 

Ve daha diğerleri…

 

Türkiye’m güzel bir müjdeyle sona erdirdi 2019’u. “TOGG”

 

Umut her zaman vardır.

 

Ve biz buna hep inanmışızdır.

 

Büyüklerimizden böyle duyduk:

 

“İyi olur inşallah!”

 

Muhabbetle…

 

(Basından)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız