Serbest piyasa herkesin istediği zaman, istediği kadar zam yapması mı?
Markete gidiyoruz, fiyatlar değişmiş…
Birkaç gün sonra yeniden alışveriş yapıyoruz, bu kez karşımıza daha yüksek bir fiyat çıkıyor…
Üstelik bu artışın nedenini anlamakta gerçekten zorlanıyoruz.
Önceki fiyatla kıyaslamaya artık aklımız yetmiyor. Bir üründeki zaman içerisindeki artışları kayıt tutmaya kalksak kalem kağıt isyan ediyor. Yeter!
Serbest piyasa ekonomisinde fiyatlar büyük ölçüde arz ve talebe göre belirlenir. İşletmeler maliyetlerini, rekabet koşullarını ve tüketicinin talebini dikkate alarak fiyatlarını belirler. Ancak serbest piyasa, herkesin kafasına göre fiyat artırabileceği, kimsenin de bunun nedenini sorgulayamayacağı bir düzen değildir. Olmamalıdır!
Ekonominin önemli isimlerinden Adam Smith, insanların kendi çıkarlarını gözetirken toplumsal faydaya da katkıda bulunabileceğini savunuyordu. Fakat burada önemli bir ayrıntı var: Herkesin kendi çıkarını düşünmesi, her zaman toplumun yararına sonuçlar doğurmaz. Bunun için rekabetin olması, kuralların işlemesi ve piyasanın adil bir şekilde işlemesi gerekir.
Elbette her fiyat artışını haksızlık olarak değerlendiremeyiz. Üreticinin maliyeti artıyorsa, elektrik, nakliye, ham madde veya işçilik giderleri yükseliyorsa bunun ürün fiyatına yansıması doğaldır. Üretici de esnaf da para kazanmak ve işini sürdürmek zorundadır.
Ama asıl soru şu: Maliyetler ne kadar arttı, fiyatlar ne kadar yükseldi? Yapılan her zam gerçekten maliyetlerden mi kaynaklanıyor, yoksa bazıları oluşan ortamdan yararlanarak daha fazla kazanmanın yolunu mu arıyor?
Bir ürüne zam yapılmasının elbette ekonomik nedenleri olabilir. Ancak maliyetlerdeki artışla açıklanamayan fiyat yükselişleri varsa bunun da sorgulanması gerekir.
Bir de işin vatandaş tarafı var. Fiyatlar yükselirken gelirler aynı oranda artmıyorsa insanlar daha önce rahatlıkla alabildikleri ürünleri almakta zorlanıyor. Alışveriş listesinden bazı ürünleri çıkarmak, daha ucuz alternatiflere yönelmek ya da ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalıyor.
Üstelik sürekli fiyat değişen bir ortamda tüketici neye, ne zaman ve hangi fiyattan ulaşacağını kestiremiyor. Bu belirsizlik, insanların bütçesini planlamasını da zorlaştırıyor.
Kısa vadede fiyat artırarak daha fazla kazandığını düşünen işletmelerin de uzun vadede bu durumdan zarar görmesi mümkün. Çünkü tüketicinin alım gücü düştükçe satışlar azalabilir. İnsanlar daha az alışveriş yapar, alternatif ürünlere yönelir. Sonuçta hem tüketici hem de işletme zor durumda kalabilir.
Burada devletin sorumluluğunu da unutmamak gerekiyor. Serbest piyasa, devletin her ürünün fiyatını belirlemesi demek değildir. Ancak rekabetin korunması, tüketicinin yanıltılmaması ve haksız uygulamaların önlenmesi için denetim şarttır. Önemli olan piyasaya gereksiz müdahalede bulunmak değil, kuralların herkes için geçerli olmasını sağlamaktır.
Bir başka önemli nokta, fiyat artışlarının tamamını esnafa ya da üreticiye bağlamak doğru değil. Enflasyon, döviz kuru, üretim maliyetleri ve tedarik sorunları da fiyatları etkiliyor. Bu nedenle kalıcı bir çözüm için hem ekonomik istikrarın sağlanması hem de piyasada adil rekabetin korunması gerekiyor.
Serbest piyasa, herkesin istediği fiyatı koyması değil, fiyatların adil rekabet koşullarında oluşmasıdır!
Bir işletmenin para kazanması kadar, vatandaşın da aldığı ücretle geçinebilmesi önemli…
Üreticinin ayakta kalabildiği, esnafın işini sürdürebildiği ve tüketicinin temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir dengeye ihtiyacımız var.
Sonuçta mesele yalnızca bir ürünün kaç liraya satıldığı değil, o fiyatın hangi koşullarda oluştuğu. Çünkü piyasa ekonomisi sadece satıcının kazancı üzerine kurulamaz. Tüketicinin de korunması, rekabetin işlemesi ve herkesin kurallara uyması gerekir.
Unutmayalım, serbest piyasa ekonomisi özgürlük demektir ama bu özgürlük sınırsızlık anlamına gelmez. Herkes kendi kazancını düşünebilir ancak hiç kimse kendi çıkarını gözetirken piyasanın kurallarını ve toplumun gerçeklerini göz ardı etmemelidir.
Peki, bugün karşılaştığımız fiyat artışlarının ne kadarı gerçek maliyetlerden kaynaklanıyor, ne kadarı fırsatçılıktan?
Yorumlarınızı bekliyorum.