Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Bazı şairler başkadır

YAYINLAMA:

Kuran-ı Kerim'de kaç yerde şiir, ya da kaç yerde şair kelimesi geçer?
Tam sayısını bilmiyorum.

Ancak bir yerde şiir ve bir yerde de şair kelimesinin geçtiğini iyi biliyorum.

Yasin Suresinde “şiir”  ve Şuara Suresinde de “şairler” kelimesi geçer. Zaten Şuara, “Şairler” demektir.

Kur'an-ı Kerim'de “Şairler” ismiyle bir sure bulunması, üzerinde düşünmeye değer bir durumdur.

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm) Risalet'ten sonra tebliğ üzere hareket ettiğinde bir itham ile karşılaşmıştır. O zamanki Mekke’li müşrikler “Muhammed şairdir” diye bir ithamda bulunmuşlardır. Bu haksız ithama karşılık Yüce Rabbimiz (cc) Hakka Suresi 41. ayette, “O, bir şâir sözü değildir. Fakat ne de az inanıyorsunuz?” diye buyurmaktadır. (Burada da şair kelimesi geçmektedir. Buna göre en az üç surede şair ve şiirden söz edilmektedir.)

Yasin Suresinde “biz ona şiir öğretmedik” diye buyrulmaktadır. “Biz ona şiir öğretmedik. Ona yakışmaz da. Bu yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.” (Yasin Suresi, 69)

Bu ayetin bir doğrudan doğruya ve özel olarak anlaşılan bir hükmü var: “Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e (asm) şiir yazmak, yani şairlik yakışmaz.”

Bu ayetin bir de dolaylı olarak anlaşılan yani genel bir hükmü var. O da şu, “Peygamberlerin hiçbirine şiir söylemek (şairlik) yakışmaz.”

Ben geçen gün bir Hocamın şahsıma bizzat ifade etmesi ile idrak ettiğim bir başka husus daha var, bu ayetten çıkarılan.

Mefhumu muhalif ile de bu ayetten bir sonuç çıkarılabilir. Yani söylenen bir şeyin, söylenmemiş olsa da zıttından da sonuç çıkarılabilir.

Bu ayetin mefhumu muhalifine göre,  “Allah Peygamberlerine şiir öğretmez, ancak diğer Kullarına öğretebilir.”

Allah’ın şiir öğrettiği Kullar başkadır. Tüm Şairler, elbette aynı değildir. Ancak Allah’ın kendisine şiir öğrettiği Kullar başkadır.

Allah’ın kendisine şiir öğrettiği Kullar, deyiminden kastımız elbette, “Allah’tan ilham üzere şiir yazan Kullardır.”

Bu ilham dışında kalan ve kafasına göre şiir yazan, keyfine göre söz söyleyen şairler elbette makbul değildir.

Onların makbul olmadığını ben bizzat gözlemleyip biliyorum. Benim bunu bilmem ve gözlemlemem çok mühim değil. Onları bizzat Kur’an-ı Kerîm’de Yüce Rabbimiz (cc) tanımlamakta ve olumsuzluklarını beyan etmektedir.

İşte Şuara Suresi 224, 225 ve 226. ayetler:
"Şairlere gelince, onlara yoldan çıkmış azgınlar tabi olur. (Şairlerin) Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmez misin?”

Bu üç ayetten sonra Şuara Suresinin son ayeti gelmektedir.

Şuara 227:
“Ancak iman edip Dünya ve Ahiret için yararlı işler yapan, Allah’ı çokça anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan (Şairler) başkadır. Zulmedenler ise, nasıl bir inkılâpla devrilip gideceklerini yakında görecekler." (Şuara (Şairler) Suresi, 224-227)

224-226 ayetlerde genel olarak Şairler, yerilmektedir. 227 ayette özel olarak Şairler övülmektedir.

Yerilen Şairler, “kafasına göre, yalan yanlış söyleyen, yapamayacağı halde yaptığını beyan eden şaşkın şaşkın söz söyleyenlerdir.”

Bir kişi sanat adına da olsa, edebiyat yapıyor diyerek de “yapamayacağı şeyi söylememelidir.”

“Göklerin en üstüne çıktım, seyrettim oradan cihanı” diyen şair yalan söylemektedir. “Yerin ta en altına daldım, mücevherler çıkardım” diyen şair de yalan söylemektedir.

Allah (cc) bizi böyle Şairlerden eylemesin.

Allah bizi, şiir öğrettiği Kullarından eylesin. Onlar b/aşka Şairlerdir. Onlar aşk’a Şairlerdir.

Başka Şairlerden ve Aşka Şairlerden umutluyum. Onlar Hakk’ı ve Doğru’yu haykırırlar.

B/aşk’a Şairler “iman edip Dünya ve Ahiret için yararlı işler yaparlar Allah’ı çokça anarlar. Haksızlığa uğratıldıklarında  kendilerini savunurlar.”

B/aşk’a  Şairlerden umutluyum  Zulmedenleri bir inkılâpla devireceklerdir, inşallah.

Allah bizi B/aşk’a Şairlerden eylesin. Amin.

Şu Şiirim de bu duaya bir şerhtir.

B/AŞKA ŞAİR

O şairler dolaşırlar, vadi vadi.
Yerine getirmez sözü, vaadi 
Onlar ki hem basit, hem de adi. 
B/aşka Şairlerden eyle Allah'ım.

İzleyin, hallerine bir bakın.
Uyma onlara sakın ha sakın
Onlar ki gezerler şaşkın şaşkın.
B/aşka Şairlerden eyle Allah'ım.

Daldılar derin bir hülyaya.
Razı oldular bu fani Dünya'ya.
Onlar ki zor gelirler hizaya.
B/aşka Şairlerden eyle Allah'ım.

Sevdir, sevindir, heyecan ver.
Akıl, izan, iman ile vicdan ver.
Kuluna Can'dan öte bir can ver.
B/aşka Şairlerden eyle Allah'ım.
B/aşka Şairlerden eyle Allah'ım.

Vesselam.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız