Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | Sosyal medya düzenlemesi 6 ay içerisinde fiilen hayata geçecek

Sosyal medya düzenlemesi 6 ay içerisinde fiilen hayata geçecek

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Sosyal medya düzenlemesi 6 ay içerisinde fiilen hayata geçecek

Çalışmalar kapsamında ihtiyaçlara yönelik tespitleri göz önünde bulundurduklarını ifade eden Göktaş, ailelerin ve özellikle çalışan annelerin taleplerinden birinin doğum izinlerinin uzatılması olduğunu belirtti. Göktaş, "Biz de bu talebe yönelik bir çalışma gerçekleştirdik. Biliyorsunuz anneler için emzirmek, özellikle ilk 3 ayda anne ve çocuk arasındaki o güçlü bağı oluşturmak adına çok kıymetli. Bu minvalde de yasal düzenlememizle 16 hafta olan doğum izinlerimizi 24 haftaya yükselttik. Ailelerimize, annelerimize bunu müjdeledik geçtiğimiz haftaki düzenlememizde." dedi.

Yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor

Bakan Göktaş, nüfusun kendini yenileme oranının 2,1 olduğunu, Türkiye'de ise bunun 1,48'de bulunduğunu belirterek, hızlı ve net bir düşüş olduğunu söyledi.

Bunda salgın ve depremin etkisinin olduğunu kaydeden Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Dijitalleşmenin hayatımızda bu konuda gerçekten önemli bir payı oldu; zira dijitalleşme ile beraber yalnızlaşıyoruz ve bireyselleşiyoruz. Bu kapsamda da insanlar sosyalleşmediği için aile değerlerini ön plana çıkaran içerikler aslında gitgide azalıyor. Ancak mevcut durumlarla beraber biz bu konuda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız öncelikle bu düşüşü durdurmaktır. Dolayısıyla bu çocuk teşvikleriyle beraber bütüncül bir yaklaşımı ele almak zorundayız. Şu anda Türkiye'de hanelerin yüzde 57'sinde çocuk bulunmuyor; bu çok büyük bir rakamdır. Bu şekilde gidersek TÜİK'e göre önümüzdeki 5 yıl içinde ilkokuldaki çocuk oranımız 900 bin azalacak. O yüzden biz bu tedbirleri çok hızlı ve öncü bir şekilde alıyoruz. Diğer yandan bildiğiniz üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız TOKİ aracılığıyla çok önemli bir çalışma yürüterek sosyal konut projesi başlattı ve bu projede çocuk sahibi ailelere öncelik tanındı. Aslında biz bu çalışmaları bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz ve önümüzdeki süreçte de sürdüreceğiz. Biz Avrupa'ya göre genç ve dinamik bir nüfus yapısına sahibiz. Evet yaşlanıyoruz, doğurganlık hızımız azalıyor, ancak bu fırsat penceresini kapatmamak adına pek çok çalışmaları, tedbirleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz."

Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamak

Bakan Göktaş, dünyada da benzer düzenlemelerin gündemde olduğunu vurgulayarak, "Avrupa Birliği şu anda önemli düzenlemeler hayata geçirdi. Avustralya ilk ülke, Fransa, İspanya... Biz Avustralya'nın raporunu aldık. Bu raporda eksik olan taraflarını gördük. Dolayısıyla biz kendi ülkemize özgü bir model gerçekleştirdik. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesiyle sosyal ağ sağlayıcılara yaş doğrulama sistemi getiriyoruz. 1 milyondan fazla kullanıcı varsa özellikle bir temsilci bulundurulmasını istiyoruz. Uygunsuz içeriklerin 1 saat içerisinde kaldırılmasını istiyoruz, aldatıcı reklamların kaldırılmasını istiyoruz, ebeveyn kontrol araçlarının da güçlendirilmesini istiyoruz." diye konuştu.
2024 yılında dijital bağımlılıkla ilgili çalıştay düzenlediklerini anımsatan Bakan Göktaş, anne, baba, çocuk ve uzmanları dinlediklerini, çocukları dijital dünyadan korumaya yönelik de bir çalıştay düzenlediklerini söyledi.

Çocukların, özellikle oyun oynarken daha karanlık, daha güçlü, elinde silah bulunduran karakterleri tercih ettiklerini ve zaman zaman kendilerini gerçek dünyada da onunla bağdaştırdığını söylediklerini kaydeden Bakan Göktaş, bunun çok önemli ve çok çarpıcı olduğuna dikkati çekti.

Ekran süresinin hızla arttığına işaret eden Bakan Göktaş; çocukların sosyal medyaya giriş yaşının 6'ya kadar düştüğünü belirtti.

Dijital ayak izine değinen Göktaş, "Dijital ayak izini çok ihmal ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda 15 yaş altındaki çocukların, küçük yaştaki çocukların sadece belli paylaşımları yaptıklarından dolayı önümüzdeki yıllarda karşılarında farklı farklı davalar çıkabilir. Ve bunu aslında görünmez bir yüzü fakat biz bu anda şu anda görüyoruz, bizim karşımıza geliyor bu davalar. 14 yaşındaki çocukların sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlardan dolayı 17-18 yaşlarında karşılarına çıkıyor ve aslında hayatlarını zor durumda bırakabilecek kararlar, bazı hukuki sonuçlarla karşılaşabilirler. Bunlar da çok tehlikeli. Ebeveynler bunun farkında olması lazım." dedi.

Oyunlarla ilgili ilk defa bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti: "Bu kapsamda oyun platformunun tanımını da eklediğimiz 5651 sayılı kanunumuzla beraber, 100 binden fazla kullanıcısı olan oyunların da Türkiye temsilcisi bulundurmasını istiyoruz. Yaptırımlarımız mevcuttur. Bir yönetmelik çıkacaktır. 6 ay içerisinde bu yönetmelik düzenlemeye geçtiğinde, inşallah tüm Türkiye'de sosyal medya düzenlememiz fiilen hayata geçmiş olacak. Bu düzenleme için 6 aylık bir süre gerekiyor, yani bir yönetmelik çıkması gerekiyor. Yönetmelik çalışmalarında BTK ve Siber Güvenlik dairesinin yanı sıra uzmanlar ve diğer paydaşlar da yer alacak. Biz de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak kendi görüşlerimizi vereceğiz; zira çocuklarımızı korumak aslında bir zorunluluktur. Sadece bizim için değil, aileleri de bu sürecin bir parçası haline getirmemiz lazım. Amacımız denetlemek ve çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sağlamaktır. Yani biz burada çocuklarımızın daha güvenli bir dijital ortamda var olmasını ve orada güçlendirilmesini istiyoruz ancak bir bağımlılık oluşacaksa bunun da önüne geçmek istiyoruz. Biz bir norm oluşturuyoruz."

Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor

Göktaş, geçen hafta çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin uluslararası zirveye ev sahipliği yaptıklarını ve UNICEF'le ortak bir bildiri yayımladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: “Bütün ülkeler benzer bir süreçten geçiyor. Yani bu zirvede özellikle öne çıkan konulardan bir tanesi bir ülkenin tek başına bununla mücadele etmesinin de mümkün olmadığının farkındayız, zira teknoloji hızla gelişiyor. Bu bildiride şunu söylüyoruz teknoloji firmalarına da, oyun yaptığınız andan itibaren veya bir içerik sağladığınız andan itibaren özellikle çocuklara yönelik zararlı içerikleri önleyici bir şekilde icra etsinler. Bir de yaş doğrulama sistemini hayata geçiriyoruz. Aslında çok kapsamlı bir politika ve güvenli. Türkiye bu konuda öncü ülkelerden bir tanesi. Amacımız çocukları korumak, daha güvenli bir dijital ortam sağlamak, aileleri de bu süreçte yalnız bırakmamak.”

Sosyal medya düzenlemesiyle öncelikle bir yaş doğrulama sistemini hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, bunu, Siber Güvenlik Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile beraber Siber Güvenlik Başkanlığının oluşturacağını söyledi. e-Devlet şifresi üzerinden bir yaş doğrulama sistemini hayata geçireceklerini dile getiren Göktaş, 15 yaş üzeri için ayrıştırılmış içerik oluşturma zorunluluğu getirdiklerini hatırlattı.

Amacımız daha güvenli dijital ortam sağlamak

Oyunların sosyal ağ sağlayıcılığına yönelik de yaptırımların olduğunu vurgulayan Göktaş, "Fakat orada da cezalar lira bazlı değil. Küresel cirosunun yüzde 3'ü kadar bir cezai yaptırım öngörüyoruz. Amacımız burada çok net. Çocuklarımıza daha güvenli dijital ortam sağlamaktır. Devletin özellikle belirlediği kurallar çerçevesinde bir adım atılmasını sağlamak." ifadesini kullandı.

"Gittiğim her ilde vatandaşlarımızla bir araya geliyorum. Özellikle Maraş'ta geçtiğimiz haftalarda elim bir olay yaşadık. Cenaze törenlerinde acılı aileler bizden bizzat bunu talep etti. Yani o acısının içinde dedi ki 'lütfen artık çocuklarımızı bu dijital yapılara karşı koruyun'. Bu kapsamda da zaten Meclis'te halihazırda sunduğumuz bir yasal düzenlememiz vardı. Bir farkındalık oluştu. Bir buçuk yıldır bir çalışma gerçekleştirdik. 20 Kasım'da Çocuk Hakları Günü'nde çocuk komitelerimiz var. Onların da çocukları dijital dünyadan korumak adına belli talepleri oldu. Uluslararası zirvemizde çocukları doğrudan bu sürecin paydaşı yaptık. Çocuklarımıza daha güvenli ve uygun içerikler sunan bir dijital ortam sunmak istiyoruz. Dijital çağda yaşıyoruz. Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmıyoruz. O dijital ortamı sunmak hepimizin ortak sorumluluğu. Biz devlet olarak sorumluluğumuzu alıyoruz."

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları sonrası Bakanlığın alacağı önlemlere değinen Göktaş, şunları paylaştı: “Son elim hadise, çocuklarımızı her türlü şiddetten korumaya yönelik her zaman daha fazla teyakkuzda olmamız gerektiğini gösteriyor. Zira bu faciayı gerçekleştiren çocuk, baktığımız zaman klasik bir suç profili değil. İyi eğitimli bir ailede eğitim almış, anne, babanın evinde büyümüş, okul devamsızlığı olmayan bir çocuk. Fakat rehber öğretmen de aileyle bir iletişim kurmuş. Çocuklarına yönelik belli tedbirlerin alınmasıyla ilgili uyarılarda bulunmasına rağmen aile bu konuya duyarsız kalmış. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta karşılaştığımız olaylarla ilgili uzun zamandır çalıştığımız bir sosyal risk haritamız var. Amacımız, her haneye içerik bazlı uygun tedbirlerle özellikle risk altında olan çocuklarımızı korumak ve o kapsamda önlemler almak.”

Sosyal risk haritamızı hayata geçirdik

Kahramanmaraş'ta psikososyal destek bağlamında da 6 aylık bir eylem planı oluşturduklarını anımsatan Göktaş, "İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile beraber tedbir kapsamını artıracak pek çok önemli adım atıyoruz. Bu tür vakaların erken önlenebilmesi için sosyal risk haritamızı hayata geçirdik. Bir de 14 bin 834 meslek elemanımıza doğrudan sosyal risk haritaları ve 'Çocuklar Güvende' sistemini güçlendirecek şekilde çevrim içi eğitim verdik." dedi.

Milli Eğitim Bakanlığının aynı zamanda dijital bağımlılığa karşı bir hat kurduğunu hatırlatan Göktaş, şöyle devam etti: “Türkiye Maarif Modeli gerçekten çok kıymetli bir eğitim modeli. Empati duygularını da yaygınlaştırmaya yönelik bir eğitim müfredatının uygulayacağı söylendi. Zira burada dijital okuryazarlığın yaygınlaştırılmasının ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Ebeveynler ve öğretmenler de bu kapsamda önlem almalı. Erken müdahale sistemimizi güçlendirerek benzer vakaların vuku bulmaması için bir çalışma gerçekleştirdik. Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek. Ne okulu tek başına bir sorunla baş başa bırakmak ne aileyi bir sorunla baş başa bırakmaktır.”

2024'te dizi yapımcılarıyla bir araya geldiklerini anımsatan Göktaş, "Onlara şunu söyledik, uygunsuz içerikleri, şiddeti özendiren, Türk aile yapısına uygun olmayan içerikleri lütfen ekrandan uzak tutun. Eğer başarı öyküsü arıyorsanız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak gerçekten bizde çok fazla başarı öyküleri var, gerçek öyküler bunlar. Sizlere bu konuda da destek olabiliriz. Bunun bir sansür amacı taşımadığını, aileleri güçlendiren bir bakış açısıyla ailece izleyebileceğimiz, aile dostu içeriklerin çoğaltılması gerektiğini özellikle defaatle vurguladık." diye konuştu.

Bu durumun topluma, medya yapımcılarına ve teknoloji firmalarına önemli sorumluluklar düştüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, topluma sorumluluk ve umut veren içerikler üretmek zorunda olduklarını söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız