Gültepe, yüksek maliyetler, finansmana erişim güçlüğü ve küresel ticarette artan korumacılığın ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurguladı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yayımladığı değerlendirme yazısında temmuz ayı ihracat rakamlarını ve ihracatçıların karşı karşıya bulunduğu sorunları ele aldı.
Küresel ticarette dengelerin hızla değiştiği bir döneme dikkat çeken Gültepe, ihracattaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak mevcut tablonun yapısal sorunları gölgelememesi gerektiğini ifade etti.
Temmuz ihracatı rekor seviyeye ulaştı
Mustafa Gültepe, temmuz ayında Türkiye'nin 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek bunun bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatı olduğunu söyledi.
Aralık 2025'in ardından en yüksek ikinci aylık ihracat hacmine ulaşıldığını kaydeden Gültepe, “Küresel ticarette dengelerin hızla değiştiği, rekabetin her geçen gün daha da sertleştiği bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan artan korumacılık eğilimleri ve yükselen gümrük duvarları, diğer yandan içeride üretim ve finansman maliyetlerindeki baskı, ihracatçımızın omuzlarındaki yükü artırıyor. Böyle bir tabloda Türkiye'nin üretim gücünü koruması, ihracatını tabana yayması ve küresel pazarlardaki konumunu güçlendirmesi her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Bu koşullar altında yılın ikinci yarısına ihracatta artışla başlamak, elbette bizim için moral verici. Temmuz ayında 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu, bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatımız oldu. Aynı zamanda Aralık 2025'ten sonra en yüksek ikinci aylık ihracat hacmine ulaştık. Böylece yedi aylık ihracatımız 161,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracatımız ise 278,6 milyar dolara ulaştı. Hem yedi aylık hem de 12 aylık ihracatta yüzde 3,4 artıdayız.
Her artış üreticimize, ihracatçımıza ve ülkemizin hedeflerine duyduğumuz inancı güçlendiriyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada sınırlı artışların, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmediğini de açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Üç yıldır yüksek maliyet sorunu ile mücadele ediyoruz. Birçok sektörümüzün rekabetçiliği zayıflıyor. İhracat cazibesini kaybediyor. İlk kez ihracat yapan firma sayısı azalıyor. İhracatı tüm sektörlerimize ve tabana yayamıyoruz. Küresel ihracattan aldığımız pay düşüyor. Sanayimiz üç yıldır güç kaybediyor. Erken sanayisizleşme riski büyüyor.
Üretim, ekonominin dinamosu ve geleceğe sağlam basma iradesidir. Bu nedenle sanayimizin güç kaybetmesi ve erken sanayisizleşme riskinin daha görünür hâle gelmesi hepimiz açısından uyarıcı olmalıdır. Bugün ihracatçımızın en temel sorunlarından biri fiyat tutturamamak. Kur artışı ile enflasyon arasındaki makas, yüksek faizler ve artan finansman maliyetleri firmalarımızın hareket alanını daraltıyor. Reeskont kredilerinde günlük limitin 5 milyar liraya çıkarılması çok değerli bir adım oldu. Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Merkez Bankasının yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğini 6 ay daha uzatmasını da memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, ihracatçının daha fazla nefes alacağı yeni hamlelerin, oyun planlarının hızla devreye alınması gerekiyor.
Zorluklar yalnızca içerideki maliyetlerle sınırlı değil. Küresel ticarette korumacılık dalgası güçleniyor, gümrük duvarları yükseliyor, serbest ticaret her geçen gün daha fazla baskı altında kalıyor. Böyle bir dönemde Türkiye'nin rekabetçiliğini koruması ve ihracatın artış hızını ithalatın üzerinde tutması, cari açığın azaltılması ve refahın artırılması açısından kritik önem taşıyor.
Biz tüm bu şartlara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya ve firmalarımız için yeni pazarlar aramaya devam ediyoruz. Temmuz ayında iki ticaret heyeti, 17 fuar katılımı ve bir Ur-Ge faaliyeti gerçekleştirdik. Ağustos'ta Brezilya, Polonya ve Suriye'de heyetler düzenleyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki sahada oldukça, yeni pazarlara dokundukça ve üretim gücümüzü ihracata dönüştürdükçe hedeflerimize daha emin adımlarla ilerleyeceğiz.” İfadelerine yer verdi.