Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir

İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, daha güçlü bir devlet, daha müreffeh bir toplum için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, daha güçlü bir devlet, daha müreffeh bir toplum için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

KAYNAK: Gazetecin
İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir

İsrail'in İslam topraklarını işgal ve sömürme planına değinen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün yaşadığımız siyonist barbarlık, ABD İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün resmi, şerrin anahtarıdır. İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiş, huzur umudunun solmasına neden olmuştur. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir. ABD'nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı ve Amerikan halkında büyük tepkiye ve öfkeye neden olmaktadır.

İsrail'in katliam politikaları, Yahudilerin dünya genelinde nasıl algılanacağına dair oldukça kötü ve köklü bir değişimin zeminini de hazırlamıştır. Daha önce de ifade ettiğim gibi, dünya Yahudilerinin, İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi ve insanlığa ilan etmesi gerekmektedir. Bize göre İsrail, antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir ve bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır. Artık İsrail'in Netanyahu'ya mahkum ve mecbur olmadığının, Netanyahu politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir. Orta Doğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır."

İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir

ABD Başkanı Donald Trump'ın, kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "savaşları bitireceğim" diye iktidara gelen Trump'ın tamiri zor bir yıkım meydana getirdiğini hatırlattı.

ABD'nin dünyaya "barış, düzen, istikrar ve refah" vadetmediğinin ortada olduğuna dikkate çeken Bahçeli, şunları kaydetti: "Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları, beklenen bir durumdur. Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak, ayağımızı sağlam Anadolu'ya bastığımızı, gözümüzün, kulağımızın ise Tebriz'de, Urumiye'de, Hemedan'da, Kerkük'te, Musul'da, Erbil'de olduğunu dost da düşman da bilmelidir. İran bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir. Tuğrul Bey'in Selçuklusu, Uzun Hasan'ın Akkoyunlusu, Nadir Şah'ın Afşarlısı, Şah İsmail'in Safevisidir. İran bizim için Halaç'tır, Türkmendir, Kaşkaydır. Türküyle, Farsıyla, Kürdüyle, Arabıyla kardeştir.

Zaman, geçmişte yapılan yanlışları, komşuluk ve kardeşlik hukukuna uymayan davranışları, kendi içindeki hak mahrumiyetlerini bir kenara koyup bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak, siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durmak zamanıdır. Çocukları öldüren, Gazze'yi onbinlerce bombayla, füzeyle yok eden, Kudüs'te mukaddeslerimize el süren, Lübnan'ı tarumar eden, İslam ülkelerini birbirine düşüren bu şer ve fesat ittifakının karşısında durmak için insan olmak yeterlidir."

Bu gidişat hayra alamet değildir

Nükleer tesislerin hedef alınmasının, enerji hatlarının işlevsiz bırakılmasının ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesinin, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkansız sonuçlar doğuracağını kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti: "Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken, bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen'deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dahil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz'den sonra Babul Mendeb boğazında da askeri hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir.

Karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail'in oluşturduğu siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir. Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu, bir uzlaşının tesisi artık bir zorunluluk halini almıştır."

Kimse Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklememelidir

Avrupa ülkelerinin silah sevkiyatlarıyla güçlendirdiği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) saldırgan politikalarına göz yumduğunu söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin KKTC'ye yönelik savunma tedbirlerinin eleştirilmesini "çifte standart" şeklinde nitelendirdi. Bahçeli, "Hiç kimse bizden, Güney kesiminin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir. Unutulmamalı ki Kıbrıs bizim için alelade bir dış politika konusu değil, milli bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir." dedi.

Dünyanın siyasi, ekonomik ve insani bir kırılmanın eşiğine geldiğini ifade eden Bahçeli, "Enerji arz güvenliğinden gıda tedarikine, göç hareketlerinden ticaret yollarına kadar uzanan geniş bir alanda belirsizlikler artmakta, riskler çoğalmaktadır." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız