Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı az bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | Anadolu'nun ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır ayakta

Anadolu'nun ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır ayakta

Anadolu'nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır zamana meydan okuyan yapısıyla tıp tarihine ışık tutuyor.

Anadolu'nun ilk tıp fakültesi olarak bilinen Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır zamana meydan okuyan yapısıyla tıp tarihine ışık tutuyor.

Anadolu'nun ilk tıp fakültesi Gevher Nesibe Şifahanesi, 820 yıldır ayakta

Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Gıyaseddin Keyhüsrev'in, kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine 1206 yılında yaptırdığı tarihi yapı, Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak hizmet veriyor.

Tıp eğitiminin yanı sıra öğrencilerin uygulama yapabildiği tedavi alanı, akıl hastalarına yönelik su ve müzik sesiyle tedavi uygulanan bimarhane bölümü, ilaçların yapıldığı eczane kısmı ile hastaların düzenli yıkanabilecekleri hamamın da yer aldığı şifahane, ziyaretçilerini geçmişte yolculuğa çıkarıyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, AA muhabiri Esma Küçükşahin’e, iki binadan oluşan tarihi yapının Çifte Medrese, Gevher Nesibe Darüşşifası, Gıyasiye Medresesi isimleriyle de bilindiğini belirterek, Anadolu topraklarındaki en erken tarihli tıp fakültesi olduğunu söyledi.

Gevher Nesibe Şifahanesi'nin tarih boyunca diğer şehirlerdeki medreselere de öncülük ettiğini dile getiren Dursun, "Tıp fakültelerindeki eğitim sürecinde öğrenciler, hemen bitişiğindeki hastanede de eğitimin bir devamı olarak hastaların tedavisinde yer alıyorlar. Burası aslında bu planlamayla yapılmış." dedi.

Yapının bir bölümünde cerrahlık gerektiren hastaların tedavi edildiğini anlatan Dursun, şöyle devam etti: "Bir dehlizle öbür tarafa geçiliyor. Diğer kısım medrese yani eğitimin verildiği yer. Burada talebeler çeşitli odalarda eğitim alıyor. Hemen yan tarafta ise farklı bir birim daha var. Bimarhane yani akıl hastalarının tedavi edildiği bir nokta. Bu anlamda da çok değerli bir yer. O dönemde Selçuklular dışında akıl hastalıklarının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun diğer ülkelerde bilinmediğini biliyoruz. Selçuklular bunun tedavi edilebilir olduğunu ve suyla, müzikle şifa bulacaklarını bildikleri için burada özel bir bölüm oluşturmuşlar, o tür hastalıkların tedavisi gerçekleştirilmiş."

Şifahanenin eğitim yönüne dikkati çeken Dursun, "Tedavinin dışında burada Selçuklu topraklarındaki diğer şifahaneler için de hekimler yetiştiriliyordu. Bu anlamda da çok değerli. Hekimlerin de yetiştiği önemli bir merkez olduğunu görüyoruz." ifadesini kullandı.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız