Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Genel | Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir

Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, Türkiye'nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen, farklı masalarda bulunabilen, farklı coğrafyalarla konuşabilen nadir devletlerden olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, Türkiye'nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen, farklı masalarda bulunabilen, farklı coğrafyalarla konuşabilen nadir devletlerden olduğunu söyledi.

KAYNAK: Gazetecin
Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir

Türkiye'nin savaşların yayılmasını, krizlerin derinleşmesini, toplumların yerinden edilmesini, şehirlerin yıkılmasını ve bölgenin kalıcı istikrarsızlık alanına dönüşmesini istemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: "Türkiye, diplomasi kanallarını açık tutar, arabuluculuk imkanlarını değerlendirir, tarafların konuşabileceği zeminleri destekler, gerilimin düşürülmesi için yapıcı rol üstlenir. Ancak, barıştan yana durmak edilgenlik anlamı taşımaz, diplomasiye önem vermek başkalarının hesabına eklemlenmek manasına gelmez. Arabuluculuk herhangi bir küresel veya bölgesel projenin azası haline gelmek şeklinde yorumlanamaz. Türkiye kendi dış politikasını, kendi milli çıkarları, kendi güvenlik öncelikleri ve kendi stratejik çizgisi çerçevesinde yürütür. Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız, hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye'ye karşı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye'nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz. Türkiye, masaya kendi aklıyla oturur, kendi güvenliğini, kendi hukukunu ve kendi menfaatini göz ardı ederek görüntü siyaseti yapmaz."

Türkiye, gerilim arayan bir ülke olmamıştır

Türkiye'nin barıştan yana duruşunun, Doğu Akdeniz'de, Ege'de ve Kıbrıs'ta aleyhine gelişen "oldu bittilere" sessiz kalacağı anlamına gelmediğini de belirten Bahçeli, "'Yurtta sulh, cihanda sulh' mefkuresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye, gerilim arayan bir ülke olmamıştır. Fakat haklarını, güvenlik alanını, deniz yetki sahalarını, Kıbrıs Türkü'nün varlık hakkını ve Ege'deki denge hukukunu yok sayan her adım, karşısında kararlı bir Türkiye bulur." ifadesini kullandı.

Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail'in, Doğu Akdeniz'de kurmaya çalıştığı "güvenlik ve enerji" merkezli temasların dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her devlet kendi dış politikasını yürütür, kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye'yi çevreleme, Kıbrıs Türkü'nü sıkıştırma, Ege'de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye rağmen fiili durum üretme amacına yönelmesi halinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez. Fransa'nın bölgeye, tarihi komplekslerle, sömürgecilik döneminden kalma alışkanlıklarla ve anakronik güç tasavvurlarıyla bakması istikrar üretmez. Sayın Macron'un siyasi ölçeğini aşan Napolyonculuk hevesine kapılması, dost ve hatta çoğu zaman müttefik olan Türk ve Fransız milletleri arasındaki yüzyıllara sari kadim ilişkilere fayda sağlamaz.

Fransa, Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı dar hesapların aparatı haline gelirse bundan bölge barışı, Avrupa güvenliği ve Fransa'nın itibarı zarar görür. Şu hususun altını ehemmiyetle çiziyorum, Yunanistan'ın maksimalist taleplerle hareket etmesi hukuk üretmez. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, adanın tamamı adına konuşma alışkanlığı meşruiyet üretmez. İsrail'in kendi güvenlik endişelerini Türkiye karşıtı bölgesel bir düşmanlığa dönüştürme arayışı kalıcı barış üretmez. Bölgeyi dar hesaplara göre yönlendirmeye çalışanlar, yalnız kendileri için değil, bütün bölge için yeni risk kapıları açarlar."

Kıbrıs'ın yalnız müzakere başlığı veya diplomasi dosyası sayılamayacağını ifade eden Bahçeli, "Kıbrıs, Türkiye'nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkü'nün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır. Kıbrıs'ta toprak alım satımı, yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz yoğunlaşması ve ekonomik nüfuz üretme girişimleri sıradan ticari işlem gibi görülemez. Toprak, yalnız tapu kaydı sayılamaz, kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatı, kimi zaman gelecek nesillerin hakkıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İnceldiği yerden koparmak yerine onarmayı mazimize karşı sorumluluk telakki ederiz

Devlet Bahçeli, Türkiye'nin "ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliği" geciktirmemesi gerektiğini aktardı. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden birinin ortadan kalkacağını belirten Bahçeli, Türk milliyetçileri olarak milletin bağrına saplanan hançerleri sökmek, devleti kesesine geçirilen prangalardan azat etmek, vatanın her karışında kardeşliği hakim kılma arzusunda olduklarını anlattı.

"Yaraları deşmek yerine sarmayı, ayrılıkları derinleştirmek yerine birlik olmayı, inceldiği yerden koparmak yerine onarmayı mazimize karşı bir sorumluluk telakki ederiz" diyen Bahçeli, bu sorumluluğun bugünkü aşamasının, terörün her türlüsünün bu topraklardan ebediyen tasfiyesi olduğunu ifade etti.

MHP'nin bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracağını bildiren Bahçeli, şu görüşleri paylaştı: "Milliyetçi Hareket Partisi, şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı 'Terörsüz Türkiye'dir. 'Terörsüz Türkiye' teslimiyet değildir, 'Terörsüz Türkiye' taviz değildir, 'Terörsüz Türkiye' terör örgütüyle pazarlık değildir, 'Terörsüz Türkiye' devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Şayet böyle tasavvurlara girişen varsa, Milliyetçi Hareket Partisini vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa, Türk milliyetçiliğinin komuta merkezini terörle aynı terazide tartmaya kalkışıyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir, basiretsizliğin karanlık dehlizlerinde yolunu kaybetmişlerdir."

"Terörsüz Türkiye"yi yalnızca bugünün değil, yarının da meselesi olarak niteleyen Bahçeli, "'Terörsüz Türkiye' yalnızca iç güvenliğin değil, dış politikanın da meselesidir. 'Terörsüz Türkiye' yalnızca bir asayiş hedefi değil, büyük ve güçlü Türkiye idealinin ana sütunlarından biridir." diye konuştu.

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, ABD/İsrail-İran geriliminin, yalnızca üç ülke arasında geçen bir askeri veya diplomatik çekişme olmadığını söyledi.

Bu gerilimin, Türkiye'nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşıdığını belirten Bahçeli, "Hürmüz Boğazı'nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte, değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır." diye konuştu.

Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir

Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli yönlerinden birinin de meselenin Meclis'in çatısı altında ele alınması olunduğuna değinen Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının son derece anlamlı olduğunu ve tarihi bir vazife üstlendiğini söyledi.

"Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır" diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır." dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız