TÜİK'e göre geçen yıl 100 liraya satılan bir ürün ya da hizmetin fiyatının bu yıl 132 liraya yükseldiğini, Merkez Bankası tarafından yüzde 16 olarak açıklanan yıl sonu enflasyon hedefine ise neredeyse yılın ilk 4 ayında ulaşıldığını söyleyen Özel, "Öyle bir noktadayız ki hiçbir hedefini tutturamayan iktidar, milleti enflasyona ezdiren, ekonomiyi yönetemeyen ve artık yönetme umudu kalmamış bir noktaya sürüklendi." diye konuştu.
Yılın ilk 4 ayında oluşan enflasyon nedeniyle asgari ücretin 4 bin 100 lira, en düşük emekli aylığının da 3 bin lira eridiğini iddia eden Özel, 3 ay önce asgari ücretle 1870 ekmek alınırken şu anda 1605 ekmek satın alınabildiğini aktardı.
Mazota, doğal gaza, sebze ve meyveye, iğneden ipliğe her şeye zam geldiğini, tarladan 3,75 liraya alınan elmanın markette 40 liraya satıldığını belirten Özel, Hal Kanunu'nun "inatla çıkarılmadığını" söyledi.
İktidar, Avrupa'nın ona sunabileceği bu fırsatı göremiyor
İktidarın dış politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Özel, Türkiye'nin bir yalnızlığa ve çıkmazın içerisine sokulduğunu, ülkeye, onarılması güç zararların verildiğini ileri sürdü.
Küresel sistemin dengelerinin yeni krizlerin temellerini attığını, bu krizlerin de dünyadaki sistemi kökünden sarstığını vurgulayan Özel, "Ülkeler yeni koşullarda kendilerine yeni yön tayin etmeye, yeni ittifak ilişkileri kurmaya girişiyor. Biz içinden geçtiğimiz bu süreçte Türkiye'nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Önce ülkemizi, sonra partimizi, en son kendimizi düşünüyoruz. Çünkü ülkenin kurucu partisi olarak 100 yıl önce özgür ve bağımsız Cumhuriyetimizi nasıl, hangi bedellerle kurduğumuzu ve onu bugünlere kadar getirecek olan dış politika deneyimini köklü hariciye geleneğini çok iyi biliyoruz." dedi.
Güçlü ülkelerin çok kutuplu dış politikaya yöneldiğini anlatan Özel, "Türkiye'nin ise iktidarın hataları, umutları ve tercihleri yüzünden ABD Başkanı Donald Trump yönetimine bağımlı hale geldiğini" iddia etti.
Trump'ın, ABD'yi NATO'dan çıkarmak istediğini ifade eden Özel, "Böyle bir durumda NATO'da Amerika'dan sonra en büyük ordu Türkiye'ye ait olduğu için Türkiye'nin ağırlığının artacağını, Avrupa'nın yükselen güvenlik kaygıları sebebiyle Türkiye'ye yeni alanlar açabileceğini, Türkiye için yeni bir fırsatın ortaya çıktığını bütün dünya söylüyordu. Ama öyle olmuyor. Çünkü bu iktidar, Avrupa'nın ona sunabileceği bu fırsatı göremiyor, Trump'ın ona çizdiği hattan çıkamadığı için değerlendiremiyor." görüşünü öne sürdü.
Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır
"Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Özel, sürecin bir rekabet alanı olmadığını, husumet alanı da olamayacağını vurguladı.
Özel, konuyu bir muhalefet alanı olarak da görmediklerini belirterek, şunları söyledi: "Bu mesele hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır. O yüzden CHP olarak hem katıldığımız komisyon hem barışı hem demokrasiyi hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarını savunan, demokratikleşmeyi, yargıyla ilgili sorunları çözen hem PKK'yı silahsızlandıran, Türkiye'de içerideki sorunu bitiren, Türkiye, Suriye, İran, Irak için, bütün Kürtler için ülkelerinin birlik ve beraberliği içinde en eşit şekilde yaşayacakları bir yarın için inisiyatif koyan yaklaşımımızı bir kez daha teyit ediyoruz, altına bir kez daha imzamızı atıyoruz."
Partisinin, Türkiye'nin iç cephesinin en kuvvetli olması gerektiği zamanda durması gerektiği yeri bildiğini Özel, ne pazarlıkla ne de ayrılıkla kurulduklarını kaydetti.
Türkiye'deki hukuk sistemini "ikili" olarak tanımlayan Özel, bazı belediyelere yönelik soruşturmalara değindi. Özel, Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger'in hakkında "rüşvet" iddiasıyla yürütülen soruşturmada tutuksuz yargılandığını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı: "Kaçma şüphesi yok, delil karartma şüphesi yok, tutuksuz yargılama esas. İşte 'ikili hukuk' dediğimiz bu. Ben 'Keskin Belediye Başkanı'nı niye tutuklamıyorsun' demiyorum. Bu kadar kanıt onda varken o tutuksuz, bir tek kanıt olmaksızın 'duydum'la, 'gördüm'le, onu da bırak Onursal Adıgüzel'de 'hiçbir kanıt bulamadım, kendini iyi gizlemiş olabilir, yine de tutuklayın' deyip tutuklamayla yürüyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'nda bunun yüzde 1'i varsa 100 yıl yatalım. Yok kardeşim, yok."
CHP Genel Başkanı Özel, kendisi, partisinin Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve aileleriyle yaptıkları bir tatilin görüntülerinin basında yer almasına tepki göstererek, görüntülerle alakalı ne ailelerine ne de millete veremeyecekleri tek bir hesaplarının olmadığını vurguladı.