Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Eğitim | Milli Eğitim Bakanı Tekin, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı

Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı Salonu'na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanlığının Maarifin Kalbinde Ramazan temalı genelgesine yönelik CHP'den gelen tepkiler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dünkü açıklamasını değerlendirdi.

Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı Salonu'na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanlığının Maarifin Kalbinde Ramazan temalı genelgesine yönelik CHP'den gelen tepkiler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dünkü açıklamasını değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı

Milli Eğitim Bakanlığının "Maarifin Kalbinde Ramazan" temalı genelgesine yönelik CHP'den gelen tepkiler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dünkü açıklaması hatırlatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine Tekin, şunları söyledi: "Ben Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığının Anayasa ve kanunlara dayanan görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir kamu görevlisiyim. Hem Anayasamızın amir hükümleri hem Milli Eğitim Temel Kanunu'nun Milli Eğitim Bakanlığına yüklediği bu görevler içerisinde, en başta geleni ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum faydalandığı, eğitimde fırsat eşitliğinin maksimum düzeyde sağlandığı, milli birlik, ki Anayasa'nın ikinci maddesinde ifadesini bulan toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet kavramları çerçevesinde, vatandaşlarımızın, çocuklarımızın, gençlerimizin, bu değerlerimizi içselleştirdiği bir eğitim öğretim ortamı oluşturmak bizim görevimiz.

Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen bütün vatandaşlar, kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyorlar. Dün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, kendisine şükranlarımı sunuyorum, tam bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayan, bir devlet adamına yakışır bir ciddiyetle, milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Gerçekten şükranlarımı sunuyorum. Bu çerçevede ben herkesi milli birlikle ilgili attığımız adımlara, toplumda çocuklarımız, gençlerimiz arasında bu dayanışma, beraberlik, kardeşlik hukukunu geliştirecek etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan bize yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum."

Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali

Bakan Tekin, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriye yönelik bir soru üzerine, bu konuda dava açtığını bildirdi. Tekin, şunları kaydetti: “Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, Anayasa'yı yorumlama tekeli yok. 'Anayasa'yı bizim istediğimiz gibi, evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın, azınlıktır' deme hakkı yoktur. Bu etkinleri yerine getiren kişilere, 'gerici, azgın, azınlık' gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımız, gençlerimiz, velilerimiz, öğretmenlerimiz, idarecilerimiz, bunların hakkını korumak için böyle bir adım atacağımı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektifi olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir kitlenin, bir toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak onları 'azınlık' statüsüne sokuyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Kusura bakmasınlar, bu hakareti eden kişilerin, bizim tarafımızdan, haklarını, hukuklarını korumakla mükellef olduğum kişiler tarafından yargıya taşınması gerekiyor. Hatta bana sorarsanız bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olacağını düşünüyorum.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız