Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Yaşam | Tüketim alışkanlıkları deniz sağlığını da etkiliyor

Tüketim alışkanlıkları deniz sağlığını da etkiliyor

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığını belirterek "Yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk." dedi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığını belirterek "Yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk." dedi.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Tüketim alışkanlıkları deniz sağlığını da etkiliyor

Karadeniz'de yaygın olarak bulunan farklı plastik türlerinin deniz ortamında bir yıl kaldıktan sonra kirleticilerle etkileşimini inceleyen bilim insanları, plastiklerin denizde fiziksel atık olmaktan öte, zararlı kimyasalları taşıyan ve ekosisteme yayan mobil kirleticiler olduğunu tespit etti.

Prof. Dr. Aytan ve ekibi ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinden araştırmacılar, Karadeniz'deki plastiklerin zararlı kimyasallar için bir taşıyıcı görevi görüp görmediğini ve bunun deniz ekosistemine etkilerini araştırdı.

Araştırma kapsamında Karadeniz'de yaygın olarak bulunan farklı plastik türlerinin bir yıl deniz ortamında kaldıktan sonra hangi kimyasalları taşıdığı incelendi. Özellikle plastiğe esneklik, dayanıklılık, renk gibi özellikler kazandırmak için üretim sırasında eklenen PCB, pestisit, PAH gibi plastik katkı kimyasallarının ve doğada kolay parçalanmayan ve canlılarda birikebilen zararlı kimyasallar olan kalıcı organik kirleticilerin plastikler üzerinde nasıl biriktiğine bakıldı.

Alışveriş poşetleri, şişe ve bardak gibi tek kullanımlık ürünler, Kovid-19 salgınıyla birlikte kullanımı artan maske ve eldiven gibi ürünler ile balıkçılık faaliyetlerinde kullanılan ağlar olmak üzere üç farklı kategorideki plastikler incelendi. Bu plastiklerin kirleticileri biriktirme kapasiteleri değerlendirildi.

Örnekler, ticari balıkların sindirim sisteminde mikroplastiklerin sıkça raporlandığı önemli bir balıkçılık alanı olan Güneydoğu Karadeniz'in Rize kıyılarından alındı.

Deniz suyunda tespit edemediğimiz kimyasalları plastiklerin üzerinde tespit edebiliyoruz

Prof. Dr. Aytan, AA muhabirine, denizlerdeki plastik kirliliğinin, planktonlardan en üst düzey canlılara kadar besin zinciri boyunca taşınarak canlıların beslenme, büyüme, üreme ve bağışıklık sistemlerini olumsuz etkileyen yaygın ve zincirleme bir ekosistem sorunu yarattığını dile getirdi.

Özel konumu, hidrografik yapısı ve artan insan baskıları nedeniyle Karadeniz'de plastik kirliliğinin giderek arttığına dikkati çeken Aytan, "Plastiklerin dağılımını hem deniz ortamında hem de canlılarda ortaya koyuyor olsak da kirleticilerle olan ilişkisi henüz ortaya konmamıştı. Bu Türk denizlerinde ve Karadeniz'de bir ilk." dedi.

Yaptıkları çalışmanın insan sağlığı açısından en önemli yönünün, su ürünleri aracılığıyla gerçekleşen maruziyet olduğunu dile getiren Aytan, plastiklerle taşınan ve biyobirikim özelliği gösteren kimyasalların denizel besin zincirine girerek deniz ürünleri yoluyla insan sofrasına kadar ulaştığını ve besin zinciri boyunca artan konsantrasyonlarla insana kadar taşındığını söyledi.

Deniz canlılarının plastikle çok yakın etkileşim halinde olduğuna değinen Aytan, şöyle devam etti: "Biz deniz suyunda tespit edemediğimiz kimyasalları bile plastiklerin üzerinde tespit edebiliyoruz. Bu da plastiklerin ne kadar öngörülemez ve yönetilemez kompleks kirleticiler olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Sınırlı su değişiminin uzun vadeli birikim risklerini artırdığı yarı kapalı Karadeniz sisteminde, plastiklerin, tehlikeli kimyasalların taşınmasına ve kalıcılığına katkıda bulunduğunu ortaya koyduk. Karadeniz'de plastikler yalnızca deniz çöpü değil, aynı zamanda zararlı kimyasalları taşıyabilen ve çevrede tutabilen hareketli kirletici yüzeylerdir."

Eldiven, maske ve tekstil fiber yapılı plastiklerin yüksek kimyasal yük taşıdığını gördük

Prof. Dr. Aytan, bu tespitten yola çıkarak plastik kirliliğinin kaynağında önlenmesi ve atık yönetiminin güçlendirilmesinin deniz ekosistemleri ve insan sağlığı açısından acil bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

Farklı polimer türlerinin kirletici tutma kapasitesinin değiştiğini ifade eden Aytan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çalışmanın çarpıcı bulgularından biri, plastik katkı kimyasallarının yani üretim kaynaklı kimyasalların birçok örnekte, kalıcı organik kirleticilere nazaran daha yüksek olmasıydı. Özellikle eldiven, maske ve tekstil fiber yapılı plastiklerin yüksek kimyasal yük taşıdığını gördük. Bu kimyasallar suyu sevmeyen yani hidrofobik kimyasallar. Plastiklerin de yüzeyi deniz ortamına girdikleri andan itibaren aşınmaya, pürüzlenmeye ve üzerlerinde bir biyofilm oluşmaya başlıyor. Bu da bu tip kirleticilerin plastik yüzeyine tutunmasını kolaylaştırıyor. Plastik zaten denizel ortama girdiği anda içerdiği katkı kimyasallarını sızdırmaya, salmaya başlarken, çeşitli insan aktiviteleri sonucu denizel ortama ulaşan kalıcı organik kirleticiler de üzerinde birikmeye başlıyor."

Tüketim alışkanlıklarımız deniz sağlığını da onun fonksiyonunu da etkiliyor

Plastiklerin deniz ortamında en alt besin seviyesinden başlayarak en üst taksonomik seviyeye kadar katlanarak domino etkisiyle tehdit oluşturduğunu anlatan Aytan, sözlerini şöyle tamamladı: “Günlük hayatta çok da düşünmeden kullandığınız bir plastik şişe hem ekosistem sağlığına hem de insan sağlığına büyük bir tehdit yaratabiliyor. Tüketim alışkanlıklarımız doğrudan deniz sağlığını da onun fonksiyonunu da etkiliyor. Özellikle Karadeniz gibi yarı kapalı denizlerde plastik kirliliği birikerek ekosistem baskısını ve besin zinciri risklerini artıracaktır. Bu yüzden kirliliğin kaynağında önlenmesi ve atık yönetiminin güçlendirilmesi gerekiyor.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız