Tesisin; savunma sanayiinden yenilenebilir enerji ve inşaata ekonominin farklı sektörlerinde girdi ihtiyacını karşılayacağını ve verimlilik odaklı üretimi esas alacağını belirten Kacır, şöyle devam etti: “Son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde yatırımda, istihdamda, üretimde, ihracat ve kalkınmada büyük atılımlar gerçekleştirdik. Türkiye gibi kıymetli bir cevheri, adeta bir nakış misali titizlikle işleyerek asırlık başarı hikayelerine milletçe imza attık. Ülkemizi, üretimde ve teknoloji geliştirmede dünyada ancak sayılı ülkenin erişebildiği bir seviyeye ulaştırdık. Türkiye Yüzyılı’nda “daha güçlü ve daha müreffeh Türkiye” hedefimize, sanayimizin tüm sektörlerinin katkısıyla yürümeye devam ediyoruz.
Yapı kimyasalları
Yapı kimyasalları sektörümüz bu yolculukta; katma değerli üretimi, geniş ürün çeşitliliği ve birçok stratejik sektöre sağladığı kritik girdilerle kalkınmamıza kıymetli katkılar sunan sektörlerimizden biri. İç ve dış pazardaki güçlü talebi; çeşitlenen kullanım alanlarının sunduğu fırsatları başarılı şekilde değerlendiren sektörümüz son yıllarda üretim kapasitesini, ihracat kabiliyetini ve rekabet gücünü istikrarlı biçimde artırdı. Kuşkusuz doğru adımları attığımız takdirde; yapı kimyasalları alanında çok daha büyük bir gelişim potansiyelini harekete geçirebilir, ülkemizi bu alanda küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu haline getirebiliriz.
Rekabet gücü
Bu noktada sektörümüz açısından olmazsa olmaz başlığın Ar-Ge olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Değişen ihtiyaçlara hızla cevap verebilen, ileri malzeme teknolojilerine yatırım yapan, kalite standardını hep yukarı taşıyan ve sürekli inovasyon anlayışını benimseyen bir üretim ekosistemiyle sektörümüzün rekabet gücünü kalıcı hale getirebilir, ihracat kapasitesini daha da büyütebiliriz. Diğer yandan küresel pazarlarda tüketiciler, kullanıcılar, bugünün dünyasında yalnızca kalite ve maliyeti gözetmiyor. Aynı zamanda, ürünlerin karbon ayak izine, çevresel etkisine ve sürdürülebilir üretim standartlarına da günden güne daha fazla önem veriyor.
Dijital ve yeşil dönüşüm
En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği, "Yeşil Mutabakat" ve "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması" gibi adımlarla adeta oyunun kurallarını yeniden yazmaya çalışıyor. Bu anlayışla, sanayimizin tüm sektörlerinin dijital ve yeşil dönüşümünü hızlandıracak; ikiz dönüşüm yatırımları için ihtiyaç duyulan finansmana erişimi kolaylaştıracak pek çok mekanizmayı devreye aldık. Yeni teşvik sistemimizin temel unsurlarından Teknoloji Hamlesi Programıyla; yüksek katma değerli, yenilikçi ve dış ticaret dengesine katkı sunan yatırımlara kapsamlı destekler sağlıyoruz.
Kimya sektörü
Yapı kimyasalları sektörümüzde yazılan bu başarı hikâyesi, kimya sanayimizin genel kapasitesinden ve birikiminden bağımsız değil. Kimya sektörü; sanayimizin pek çok alanına girdi sağlayan, üretim zincirlerinin sürekliliğini temin eden ve yüksek katma değerli üretimin temelini oluşturan çatı sektörlerimizden biri. Geçtiğimiz yıl 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan sektörümüz, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olma niteliği taşıyor.
Yerli hammadde
Yerli hammadde ihtiyacımızı karşılamak, katma değeri yüksek, çevre dostu ve rekabetçi ürünler üretmek ve yenilikçi kimya teknolojilerinde öncü olmayı sağlamak adına büyük ölçekli ve entegre petrokimya yatırımları da bir diğer önceliğimiz. Ülkemizdeki 55 Endüstri Bölgesinin 5’ini kimya sektöründe hayata geçirilecek büyük ölçekli yatırımlar için tahsis ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla, 29 milyon metrekare büyüklüğünde Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’ni kurduk. Önümüzdeki dönemde burada sektörümüzün ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu entegre kimya tesisi yatırımları Ceyhan’da hayat bulacak.”