Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile Paneli"nin açılışında konuşan Göktaş, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşüm süreci olduğunu belirtti. İletişim teknolojilerinin düşünme biçimlerinden aile içi ilişkilere kadar yaşamın birçok alanını yeniden şekillendirdiğini ifade eden Göktaş, aynı evde yaşayan bireylerin zaman zaman birbirlerinden uzaklaşabildiğine işaret etti.
Teknolojiyi yasaklamayı değil, bilinçli ve güvenli kullanımını desteklemeyi hedeflediklerini vurgulayan Göktaş, "Esas mesele teknolojinin insanı mı yönettiği, yoksa insanın mı teknolojiye yön verdiğidir." dedi.
Çocukların dijital araçlardan çok ailelerinin ilgisine ihtiyaç duyduğunu belirten Göktaş, hiçbir ekranın aile ortamının sıcaklığını sunamayacağını ifade etti. Teknolojinin yaşamı kolaylaştırabileceğini ancak insan ilişkilerinin yerini alamayacağını kaydeden Göktaş, aile bağlarının korunmasının dijital çağın en önemli sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.
Aile değerlerini reyting uğruna feda ettirmeyeceğiz
Aile kurumunun güçlendirilmesinin toplumsal dayanıklılığı artıracağını dile getiren Göktaş, akademi, kamu, sivil toplum, medya ve teknoloji şirketlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Göktaş, "Aile değerlerini reyting malzemelerine dönüştüren, kültürümüzü trend listelerine kurban edenlerle mücadelemiz sürecektir. Bedeli ne olursa olsun, aile yapımızın ve kültürel kodlarımızın örtülü emellerle şekillendirilmesine müsaade etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aileyi stratejik bir mesele olarak değerlendirdiğini belirten Göktaş, bu doğrultuda aile ve nüfus politikalarına yönelik kapsamlı adımlar atıldığını söyledi. 2024 yılında uygulamaya alınan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ile aile odaklı politikaların güçlendirildiğini hatırlatan Göktaş, 2025'in "Aile Yılı" ilan edilmesinin de bu sürece ivme kazandırdığını ifade etti.
Dijital okuryazarlığın artırılması ve çocukların çevrim içi risklerden korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Göktaş, dijital platformların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal sorumluluk taşıyan aktörler olduğunu vurguladı. Çocukların güvenliğini önceleyen dijital politikaların geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Göktaş, bu kapsamda çocukları dijital risklerden koruyacak yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi.
2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus On Yılı vizyonuna da değinen Göktaş, dijital çağın sunduğu fırsatlardan yararlanırken aileyi güçlendiren ve çocukları koruyan bir dijital ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Bakan Göktaş, aile kurumunun korunmasının Türkiye'nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, aileyi tehdit eden küresel gelişmeler karşısında kararlı duruşlarını sürdüreceklerini ifade etti.