Hastaneden yapılan açıklamaya göre, dilindeki yaranın uzun süre iyileşmemesi ve giderek büyümesi üzerine doktora başvuran Aydın'ın biyopsi sonucunda dil kanseri olduğu belirlendi.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sultan Bişkin Zeybek ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan tarafından gerçekleştirilen ameliyatta, Aydın'ın kanserli dil dokusu çıkarıldıktan sonra eksik kalan bölge, uyluğundan alınan damarlı dokuyla yeniden yapılandırıldı.
Ameliyatın ardından konuşma ve yutma fonksiyonları korunan Aydın'ın tedavisine radyoterapi ve kemoterapiyle devam edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Zeybek, hastanın dilinin sol kenarında düzensiz, sınırlı ve zaman zaman kanayan bir yara bulunduğunu belirterek, daha önce uygulanan tedavilere rağmen yaranın iyileşmediğini ve giderek büyüdüğünü aktardı.
Hastanın başka bir merkezde alınan biyopsi sonucunda kanser tanısı aldığını vurgulayan Zeybek, şunları kaydetti: "Hastamız bize elindeki MR'ı, tomografisi ve kanser tanısıyla başvurdu. Bütün belgelerini inceledik ve hastamıza dil kanseri tanısı ile ameliyat önerdik. Ameliyat, farklı branşların işbirliğiyle gerçekleştirildi. Ameliyat ettiğimiz bölgenin onarılması için plastik cerrahi ekibimiz de operasyona dahil oldu. Ameliyat sırasında sürekli parçalar alarak patoloji hekimlerimizin görüşlerini de ele aldık. Ameliyatımız ortalama 10 saat sürdü."
Orijinalinden ayırt edilemeyecek bir dil oluşturduk
Zeybek, ameliyatın ardından hastanın yaklaşık 7 gün hastanede takip edildiğini ve patoloji sonucuna göre ek tedavilerin planlandığını belirtti. Hastanın radyoterapi tedavisinin devam ettiğini ve üç kür kemoterapi aldığını aktaran Zeybek, "Gördüğünüz gibi konuşması çok iyi. Çevirmiş olduğumuz 'flep' de çok güzel ve canlı görünmekte. Hastamızın bütün sosyal yaşantısı çok normal bir şekilde devam ediyor. Yemesi, içmesi, konuşması, nefes alması her şey yolunda." ifadelerini kullandı.
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan da dil kanseri nedeniyle hastanın dilinin yarısının alındığını vurgulayarak, eksik kalan dokuyu mikrocerrahi yöntemiyle tamamladıklarını kaydetti.
Özkan, hastanın dilinin yarısının Kulak Burun Boğaz Hastalıkları bölümü tarafından çıkarıldığını ifade ederek, "Biz de plastik cerrahi olarak eksik kalan kısmı tamamlamak ve hastamızın yutma ve konuşma fonksiyonlarını mümkün olduğunca korumak için devreye girdik. Hastamızın uyluk bölgesinden aldığımız damarlı dokuyu dilin eksik olan kısmına uygun şekilde şekillendirdik ve damarlarını boyun bölgesindeki damarlara bağladık. Böylece o bölgeye sağlıklı kan dolaşımı olan yeni bir doku kazandırdık." değerlendirmesini yaptı.
Nakledilen dokunun zamanla ağız içindeki dokulara uyum sağlayarak doğal dile yakın bir görünüm kazandığını belirten Özkan, dokunun renginin de ağız içindeki mukozaya benzer hale geldiğini aktardı.