Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Kapalı
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Sağlık | Demir eksikliği kansızlık olmadan da ortaya çıkabiliyor

Demir eksikliği kansızlık olmadan da ortaya çıkabiliyor

Medicana Çamlıca Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Sayan, demir eksikliğinin kansızlık gelişmeden de görülebileceğini belirterek, uzun süren yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlerde demir depolarının da değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

Medicana Çamlıca Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Sayan, demir eksikliğinin kansızlık gelişmeden de görülebileceğini belirterek, uzun süren yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlerde demir depolarının da değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

KAYNAK: Gazetecin
Demir eksikliği kansızlık olmadan da ortaya çıkabiliyor

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, demir eksikliğiyle kansızlık her zaman aynı anda görülmüyor. Vücuttaki demir depolarının azalmaya başladığı dönemde hemoglobin düzeyinin bir süre normal sınırlarda kalabilmesi, yalnızca tam kan sayımına bakılarak yapılan değerlendirmelerin eksikliğin fark edilmesini geciktirebilmesine yol açıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Çamlıca Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkan Sayan, ferritinin vücudun demir depoları hakkında bilgi veren önemli bir gösterge olduğunu belirtti.

Sayan, demir eksikliğiyle demir eksikliği anemisinin aynı şey olmadığını aktararak, "Demir depoları azalmış bir kişinin hemoglobin değeri henüz normal sınırlar içerisinde olabilir. Bu dönemde bazı hastalarda halsizlik, çabuk yorulma ve dikkat güçlüğü gibi şikayetler görülebilir. Dolayısıyla kan sayımında kansızlık saptanmaması, demir eksikliğinin kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmez. Özellikle açıklanamayan ve uzun süredir devam eden şikayetlerde demir depolarının da değerlendirilmesi önemlidir." ifadelerini kullandı.

Yeni yaklaşımın laboratuvar sonuçlarının yorumlanması açısından önem taşıdığını anlatan Sayan, şunları kaydetti: "Örneğin ferritin değeri 20 ng/mL olan bir kişinin sonucu, kullanılan laboratuvarın referans aralığına göre normal olarak işaretlenmiş olabilir. Ancak güncel ASH kılavuzunda erişkinlerde 30 ng/mL ve altındaki ferritin değerleri demir eksikliği açısından önem taşıyor. Burada önemli olan yalnızca bir sayının değişmesi değil, demir eksikliğinin daha erken dönemde tanınabilmesi. Elbette her laboratuvar sonucu hastanın yaşı, sağlık durumu, şikayetleri ve eşlik eden hastalıklarıyla birlikte yorumlanmalıdır."

Yaş ve risk gruplarına göre farklı kriterler öne çıkıyor

Prof. Dr. Sayan, kadınların sıklıkla normal kabul ettiği yorgunluk yakınmalarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle yoğun adet kanaması yaşayan kadınların, sürekli yorgun hissetmeyi günlük hayatlarının bir parçası olarak kabul edebildiğini vurguladı.

Tekrarlayan kan kayıplarının zamanla demir depolarını azaltabildiğini kaydeden Sayan, "Kişi henüz kansızlık geliştirmemiş olsa bile demir eksikliği söz konusu olabilir. Bu nedenle uzun süren halsizlik, efor kapasitesinde azalma veya benzeri yakınmalarda yalnızca hemoglobin değerine odaklanmak yerine demir depolarını da değerlendirmek gerekir." uyarısında bulundu.

Sayan, demir eksikliğinin farklı yaş gruplarında farklı sonuçlara yol açabileceğini ifade ederek, çocuklarda demir eksikliğinin büyüme ve gelişmenin yanı sıra dikkat ve öğrenme süreçlerini etkileyebildiğini anlattı.

Ergenlik döneminde, özellikle adet görmeye başlayan genç kızlarda demir ihtiyacının artabileceğini vurgulayan Sayan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Düzenli ve yoğun egzersiz yapan sporcularda ise artan gereksinim ve çeşitli demir kaybı mekanizmaları nedeniyle demir depolarının azalması söz konusu olabilir. İleri yaştaki bireylerde demir eksikliği bazen yetersiz beslenmeyle, bazen emilim sorunlarıyla, bazen de fark edilmeyen sindirim sistemi kanamalarıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle demir eksikliğini değerlendirirken yalnızca laboratuvar sonucuna değil, kişinin yaşına, yaşam biçimine ve sağlık geçmişine de bakmak gerekir."

Sayan, ferritin sonuçlarının tek başına yorumlanmaması gerektiğini belirterek, ferritin değerinin normal veya yüksek olmasının, özellikle inflamasyonun eşlik ettiği hastalıklarda demir eksikliğini her zaman dışlamadığını aktardı.

Bu gibi durumlarda vücudun demir taşıma kapasitesini gösteren ek tetkiklerden yararlanılması gerekebileceğini anlatan Sayan, önemli olanın, ferritin sonucunu kişinin klinik tablosuyla birlikte değerlendirmek olduğunu ve güncel tanı yaklaşımında da hastanın özelliklerinin dikkate alınmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Sayan, yeni ferritin eşiklerinin herkesin demir ilacı kullanması gerektiği anlamına gelmediğini aktararak, şu ifadeleri kullandı: “Demir eksikliği saptandığında yalnızca eksikliği yerine koymaya odaklanmak yeterli değildir. Bu eksikliğin neden ortaya çıktığını da araştırmak gerekir. Gereksiz veya kontrolsüz demir takviyesi uygun bir yaklaşım değildir. Hastanın ihtiyaç duyduğu tedavi, eksikliğin derecesine, nedenine ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirlenmelidir. Amaç, demir eksikliğini doğru zamanda ve doğru şekilde tespit ederek kişiye uygun tedaviyi planlamaktır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız