Toplantıda konuşan uzmanlar, menopozun doğru yönetilmesi halinde kadınların yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlanabileceğine dikkat çekti. Etkinliğin konuşmacılarından Aylin Aker Ayrım, menopozun çok boyutlu bir süreç olduğuna vurgu yaptı.
Aker Ayrım, “Bu konunun tüm detaylarını kısa bir metinde anlatmak mümkün değil. Bu nedenle yüz yüze değerlendirme ve bilgi paylaşımı büyük önem taşıyor. Konunun önemi anlaşıldığında ve gerekli destek sağlandığında, bu dönemin kadınlar için daha sağlıklı, mutlu ve verimli geçmesi mümkün” ifadelerini kullandı.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 51’ini kadınların oluşturduğunu belirten Aker Ayrım, menopoz sonrası kadın nüfusunun giderek artıyor, bu grubun yaklaşık dörtte birinin, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen şiddetli menopoz semptomlarıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Menopozun yalnızca kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının ilgi alanı olmadığını dile getiren Aker Ayrım, kardiyoloji, nöroloji, fizik tedavi ve psikiyatri gibi birçok branşın sürece dahil olması gerektiğini belirterek, “Menopoz semptomları çok geniş bir yelpazede kendini gösterebilir. Bu nedenle tüm hekimlerin temel düzeyde bilgi sahibi olması, doğru yönlendirme ve tedavi açısından kritik önem taşır” dedi.
Toplantıda ayrıca menopozun perimenopoz ve postmenopoz dönemlerini kapsayan bir süreç olarak ele alınması, erken menopoz ve yumurtalık yetmezliğinde erken tanı ve tedavi yaklaşımları ile hormon tedavisine başlanmadan önce fayda ve risklerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gibi başlıklarda katılımcılara kapsamlı bilgiler aktarıldı.
Uzmanlar, doğru bilgi ve disiplinler arası yaklaşımla yönetilen menopoz sürecinin, kadınların yaşam kalitesini artıran bir döneme dönüştürülebileceğinin altını çizdi.