Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kültür | Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşları belgelendi

Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşları belgelendi

Kayseri'nin Develi ilçesindeki Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli tarihi mezar taşları belgelendi.

Kayseri'nin Develi ilçesindeki Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli tarihi mezar taşları belgelendi.

KAYNAK: ANADOLU AJANSI
Türk boyları ve Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşları belgelendi

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Sağıroğlu ve ekibi, Zile Mahallesi'ndeki mezarlıkta bulunan 123 tarihi mezar taşıyla ilgili araştırma yaptı.

Bu kapsamda fotoğrafları çekilen, kitabeleri okunan, çizimleri ve rölöve çalışmaları yapılan mezar taşları envanterlendi.

Sağıroğlu, muhabir Müzahim Zahid Tüzün’e, Zile Mahallesi'ndeki mezarlığın çok kadim bir mezarlık olduğunu söyledi.

Mezarlıkta ekibiyle kapsamlı bir araştırma yaptıklarını anlatan Sağıroğlu, şöyle konuştu: "Burada bu mezar taşlarının belgelenmesinde bulunduk ve yüzey araştırması yaptık. Yüzey araştırmasında 123 mezar taşının belgelenmesini gerçekleştirdik. Fotoğraflarını çektik, rölöve çalışmalarında bulunduk, çizimlerini yaptık, estampaj (kazınmış ya da kabartma olarak belli bir yüzeye işlenen bezemeler ve yazıların, üzerine kağıt konularak kopyalanması) parçalarını çıkarttık ve mezar taşlarındaki kitabeleri okuduk. Yaklaşık 80 kadar mezar taşında kitabe var. Bu mezar taşlarının en erken tarihli olanında damga tespit ettik. Türkmen boylarına ait bir damga var. Bu damgaların yaklaşık 11. yüzyıla ait olduğunu düşünmekteyim. O yüzden bu mezarlığa 11. yüzyıldan günümüze kadar hala defin işlemi devam ettiği için günümüze kadar kullanıldığını çalışmalarımızda tespit ettik."

Meslekleri ve kişilikleri imge ve kabartmalarla ifade edilmiş

Sağıroğlu, mezarlığın korunmasının önemine dikkati çekerek, tarihi mezar taşlarının bulunduğu yerlere yeni defin yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Mezarlıkta farklı dönemlere ve özelliklere sahip mezar taşları bulunduğunu dile getiren Sağıroğlu, şunları kaydetti: "Bir tane damgalı mezar taşı buldum ve üzerinde tek damga var. O damganın da Oğuz boylarından bir boya ait olduğunu tespit ettik. Onun dışında bu alanda en dikkati çekici özelliğe sahip mezar taşları mihrabiye tipli olanları. Baş ve ayak şahidelerinde mihrabiye formu var. Taşlara oyularak aynı mukarnaslı (İslam sanatında mimari yapılarda görülen geometrik bir bezeme çeşididir) ve kademeli bir şekilde mihrap tipi verilmiş. Bu da daha çok erken Osmanlı ve beylikler sanatında karşımıza çıkıyor. Geç Osmanlı dönemi bezemeli mezar taşlarıyla karşılaştım. Bu bezemeli mezar taşlarında merhum kişinin mesleği ya da kişiliği daha çok resimsel ifadeyle, imgeyle, kabartmalarla ifade edilmiş. Özellikle mezarların yan yüzlerinde, baş ve ayakucu taşlarında birtakım imgelerle ifade edilmeye çalışılmış. Kahraman ve yiğit kişiyse mızrakla, tüfekle, tabancayla ifade edilmiş. Kadınsa vazodan çıkan çiçeklerle, çiçek buketleriyle ifade edilmeye çalışmış. Din alimi ise bunu da ibrik bezemesiyle ifade etmeye çalışmışlar."

Mezar taşları sosyolojik ve toplumsal açıdan önemli veriler sundu

Sağıroğlu, mezarlıkta sıkça kabartma tekniğiyle işlenmiş motiflerle karşılaştıklarını anlattı.

Yüzey araştırmasıyla bunları belgelediklerini ifade eden Sağıroğlu, "Hiç değilse yöre halkına bunları tanıtmış olduk. En önemli amacımız buydu. Aynı zamanda burada Osmanlı döneminden Mührü Süleyman, çarkıfelekli kitabeli mezar taşlarımız var. Onların kitabeleri de tek tek okundu. Bu yörede yaşayan hacı, şeyh ya da seyit lakaplı ailelerin mezar taşlarını da tespit ettik. Bu mezar taşları bize sosyolojik ve toplumsal açıdan da önemli veriler sundu." diye konuştu.

Sağıroğlu, alçak kabartma tekniği kullanılan mezar taşlarının doğal ortamda olmalarına rağmen genel olarak bugüne ulaşabildiğini sözlerine ekledi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız