Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kültür | Kültepe'nin tarihi 8 bin yıl öncesine dayanıyor

Kültepe'nin tarihi 8 bin yıl öncesine dayanıyor

Anadolu insanının yazıyla ve ticaretle tanıştığı tarihi 6 bin 500 yıl öncesine götüren Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde süren arkeolojik kazılarla bölgenin tarihinin 8 bin yıl öncesine kadar gidebileceği bildirildi.

Anadolu insanının yazıyla ve ticaretle tanıştığı tarihi 6 bin 500 yıl öncesine götüren Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde süren arkeolojik kazılarla bölgenin tarihinin 8 bin yıl öncesine kadar gidebileceği bildirildi.

Kültepe'nin tarihi 8 bin yıl öncesine dayanıyor

Kahramanmaraş, 07 Temmuz 2025-

Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından 1948 yılında başlatılan arkeolojik kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinden Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında sürdürülüyor. Kazılarda bugüne kadar çoğu Asurlu tüccarlara ait ticari belgelerden oluşan 23 bin 500 yazılı tablet bulundu.

Bu yılki çalışmaları değerlendiren Kulakoğlu, hem Karum adı verilen alanda hem de tepe bölgede arkeolojik kazıları sürdürdüklerini söyledi. 78'inci yılına girecek arkeolojik çalışmalarda bugüne kadar mevcut sit alanının yüzde 5'inin bile kazılamadığını vurgulayan Kulakoğlu, Kültepe'nin daha binlerce yıl boyunca kazılması gerektiğini belirtti.

Bu yıl da çeşitli sorulara cevap bulmaya çalışacaklarını anlatan Kulakoğlu, Asurlu tüccarların Anadolu'ya geldikleri, ticaret sistemini kurdukları ve halkla beraber yaşadıkları Karum alanında kazılar yaparak analizler toplayacaklarını ifade etti.

Artık arkeolojik kazıların sadece eser üzerine yoğunlaşmadığına dikkati çeken Kulakoğlu, alandan çıkan tozun, toprağın bile önemli olduğunu, elde edilecek verilerin bitki örtüsünü, hayvan türlerini ortaya koyabileceğini, bir mezarda bulunacak kemiklerden o dönem insanının geçirdiği hastalıkların tespit edilebileceğini dile getirdi.

Bazı mahkeme kararları var

Döneme ait kerpiç evlerde kazı yapıldığını dile getiren Kulakoğlu, "Biz bütünüyle bir ev kazıyoruz. Bunun içinde de arkeolojik eserlerden günümüze kalanları değerlendireceğiz. Bu arkeolojik objeler üzerinde çeşitli analizler yaparak bunların kökenlerini, nerede üretildiklerini, nasıl üretildiklerini, bir arşivle de karşılaşırsak bunların hikayelerini yazılı olarak doğrulatmak istiyoruz." diye konuştu.

Karum alanında çok sayıda tablet bulunduğunu, bu tabletlerin ya ev sahiplerince yazılmış ya da onlara gelen mektuplardan oluştuğuna dikkati çeken Kulakoğlu, "Öyle ki bazı mahkeme kararları var. Örneğin bir miras davasıyla ilgili olarak evin içindeki bütün eserler, kaplar, altın, gümüş sayılıyor ve tablete kayıt ediliyor. Bu tabletlerde yazılanları biz arkeolojik kazılarla doğrulayabilecek miyiz? Gerçekten o tablette yazılan envanter bilgileri bizim arkeolojik olarak bulabileceğimiz belgeler mi bunları araştıracağız." ifadelerini kullandı.

Kültepe aynı zamanda dünya tarihine de ışık tutuyor

Asurlu tüccarlar gelmeden önce de Kültepe'nin büyük bir yaşam merkezi olduğunu aktaran Kulakoğlu, şunları kaydetti: "Asurlu tüccarlar gelmeden önce Kültepe'nin ve dolayısıyla Anadolu'nun durumu nasıldı, bunu farklı disiplinlerle çalışarak, çeşitli yöntemlerle hem o evlerin içinde ya da anıtsal yapıların içindeki kalıntılarla açığa çıkarmak istiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında da bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar yapılan bu çalışmalar aslında hem Kültepe'nin hem Kayseri'nin hem de Anadolu'nun tarihine ışık tutan veriler veriyor. Kültepe'nin şu an için bildiğimiz kadarıyla eriştiğimiz en erken dönem, kalkolitik çağ dediğimiz günümüzden aşağı yukarı 6 bin 500 yıl öncesine dayanan bir dönem. Eğer kazılar devam ederse bizim bu tarihi 7 bin ila 8 bine kadar götürmememiz için hiçbir neden yok. Ama daha erken tabakalara indiğinizde daha hassas çalışmak zorundasınız. Çünkü oradaki mikron ölçeğinde bulguların dahi incelenmesi artık mümkün. Eskiden yapılamayan analizler şimdi çok kolaylıkla yapılabiliyor."

Kültepe kazılarının önemine de değinen Kulakoğlu, "Kültepe aslında tüm tabakalarıyla, geçmişiyle ve kazıda çıkarılan bulgular sayesinde tüm yakın doğunun tarihini aydınlatan bir merkez. Mezopotamya'da olmayan, Suriye'de olmayan bilgileri Kültepe kazıları tek başına sağlayabiliyor. Bu anlamda kazıların devam etmesi gerçekten de gerekli. Kültepe, Anadolu tarihine ışık tutuyor ama aynı zamanda dünya tarihine de ışık tutuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız