Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Az bulutlu
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Kahramanmaraş | Kayış: Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olamaz

Kayış: Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olamaz

Ülkü Ocakları Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Kayış, 28 Kasım 1919’da Maraş Kalesi'nde yaşanan Bayrak Olayının 101. Yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Ülkü Ocakları Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Kayış, 28 Kasım 1919’da Maraş Kalesi'nde yaşanan Bayrak Olayının 101. Yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Kayış: Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olamaz

Başkan Kayış, mesajında şu ifadelere yer verdi: “27 Kasım 1919 gecesi Maraş’ta Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan’ın evinde İşgalci Fransız komutan şerefine bir balo tertiplenmiş, Hırlakyan’ın torununu dansa davet eden Komutan’ın teklifini reddeden Ermeni kızın, “Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi hala esaret ve zillette yaşayan bir kadın olarak görüyorum. Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece sizinle dans edemem” demesi üzerine askerlerine emir veren Fransız komutan, Kaledeki Türk bayrağını indirterek yerine Fransız bayrağını astırmıştır.

28 Kasım 1919 Cuma günü Maraş için kara bir gün olmuştur. Yatağından kalkan Maraşlılar, asırlardan beri Kale burcunda dalgalanan şanlı bayraklarını görememiştir. Bu olay şehri infiale sürüklemiştir. Avukat Mehmet Ali Bey, “Alemi İslama Hitap” beyannamesini yazıp şehrin muhtelif yerlerine dağıtarak, halkı Bayrağın indirilmesine tepki göstermeye davet etmiştir.

Cuma namazına çok büyük bir kalabalık toplanmıştır. Ezan okunduktan sonra halkın dışarıda “Bayraksız namaz kılınmaz” diye bağırmasına içerden imam efendi, “Hürriyet olmayan bir yerde namaz kılınmaz” diyerek beyannamenin doğru olduğunu ifade etmiştir. Bunun üzerine halk topluca kaleye hücum ederek, indirilen Şanlı Bayrağını yeniden Kale burçlarına dikmiş ve Cuma namazını orada eda etmiştir.

28 Kasım 1919’da Maraş Halkı; kutsiyetinin ayaklar altına alınmasına, bayrağının indirilmesine, hürriyetinin kısıtlanmasına asla ve kat’a müsamaha göstermemiştir. Bu yönüyle Maraş; fedakarlığın, hürriyetçiliğin, bayrak sevgisinin ve nihayetinde kahramanlığın timsalidir.

Bağımsızlığımızı sürdürmek, başı dik insanlar olarak huzur içinde yaşamak, ecdadımızın 101 yıl önce sergilediği kahramanlığı kuşanmakla mümkündür. İlâyı Kelimetullah idealinin sembolü olan şanlı bayrağımızın yurdumuzun üstünde ebediyen dalgalanması, şahadetleri dinin temeli olan ezanların memleket semalarında günün beş vakti inlemesi, bundan tam 101 yıl önce 28 Kasım 1919 Cuma günü gerçekleşen ‘Bayrak Olayı’ndaki ruh ve inancın muhafazasına bağlıdır.

Kahramanmaraş Halkının, 28 Kasım Bayrak Olayı’nda olduğu gibi bugünde, vatanın kuşatılmasına, kundaklanmasına, karanlığa gömülmesine İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in; “Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerindeki inanış ve adanış ile cevap vereceğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Ecdadımızın destanlaşan mücadelesini özetleyen Aşıklıoğlu Hüseyin’in, “Maraş Bize Mezar Olmadan Düşmana Gülzar Olamaz!” sözü Kahramanmaraş Ülkü Ocaklarında yetişen gençlerimizin sonsuza kadar parlayan ufku olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, 28 Kasım Bayrak Olayı’nın 101. Yıl dönümünde kurtuluş mücadelemizin aziz kahramanları; Sütçü İmam’ı, Abdal Halil Ağa’yı, Rıdvan Hoca’yı, Ali Sezai Efendi’yi, Arslan Bey’i, Avukat Mehmet Ali Kısakürek’i, Şehit Evliya’yı, Mıllış Nuri’yi, Yörük Selim’i, Senem Ayşe’yi, Muallim Hayrullah’ı, Doktor Mustafa’yı, Çakmakçı Sait’i, Çuhadar Ali’yi, Aşıklıoğlu Hüseyin’i ve adlarını sayamadığımız nice kahramanlarımızı minnetle yâd ediyor, manevi huzurlarında saygı ile eğiliyor, rahmet ve gururla anıyorum.”
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız