Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
33°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Teknoloji | Prof. Dr. Şevki Işıklı’dan dijital platformlar ile ilgili önemli uyarı

Prof. Dr. Şevki Işıklı’dan dijital platformlar ile ilgili önemli uyarı

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Işıklı, LGBT ve cinsiyet kimliğine ilişkin içeriklerin sosyal medya, dijital platformlar ve algoritmalar aracılığıyla çocukların karşısına daha sık çıktığını belirterek, erken yaşta bu içeriklere maruz kalmanın çocukları "erken kimliklendirme" sürecine sokabileceğini söyledi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Işıklı, LGBT ve cinsiyet kimliğine ilişkin içeriklerin sosyal medya, dijital platformlar ve algoritmalar aracılığıyla çocukların karşısına daha sık çıktığını belirterek, erken yaşta bu içeriklere maruz kalmanın çocukları "erken kimliklendirme" sürecine sokabileceğini söyledi.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Prof. Dr. Şevki Işıklı’dan dijital platformlar ile ilgili önemli uyarı

Dijitalleşmeyle daha görünür hale gelen LGBT ve cinsiyet kimliği tartışmaları, çocukların kimlik gelişiminin yanı sıra aile içindeki kadın ve erkek rolleri, annelik, babalık ve akrabalık ilişkileri üzerindeki olası etkileriyle de gündeme geliyor.

Sosyal medya algoritmalarının çocukların karşılaştığı içeriklerin belirlenmesinde giderek daha fazla rol üstlenmesi ise ebeveynlerin çocuklarının dijital dünyayla ilişkisini takip etmesini zorlaştırıyor.

LGBT ve cinsiyet kimliğine ilişkin dijital içeriklerin çocuklar üzerindeki olası etkilerini AA muhabirine değerlendiren Işıklı, geçmişte ebeveynlerin çocukların izlediği ekranı kontrol ederek karşılaştıkları içerikleri daha kolay takip edebildiğini ancak dijitalleşmeyle birlikte enformasyon akışının ve buna bağlı risklerin arttığını belirtti.

Algoritmaların çocukların ilgi duyduğu, konuştuğu ve aradığı konulara ilişkin verileri kullanarak içerik sunduğunu anlatan Işıklı, çocukların cinsiyet kimliği ve rollerine ilişkin yaşlarına uygun şekilde bilgilendirilmesinde sakınca olmadığını, asıl meselenin "bilgilendirme" ile "yönlendirme" arasındaki ayrım olduğunu ifade etti.

Işıklı, "LGBT kavramları ve cinsiyet kavramlarıyla ilgili çocukların erken yaşta bu kadar çok içeriğe maruz kalması, çeşitli değişikliklere yol açacak. Bu kontrolün bir kısmını şu anda algoritmalar üstleniyor. Çocuklar kendinden önceki nesillerin yaşamadığı tarzda bir cinsiyet kimliği krizine maruz kalabilirler hatta kalıyorlar. Çünkü çok fazla içeriğe maruz kalıyorlar. Ekosistemde yabancı unsurlar, anne babalarının sahip olmadığı şeyler var. Erken yaşta maruz kalmanın birtakım riskleri var. Çocuklarda erken kimliklendirme, erken cinsiyet kimliği edinme sürecine sokabilir. Bu yüzden ebeveynlerin bunu takip etmeleri gerekir. Sadece cinsiyetin erken kimliklendirme sürecine girmesi, çocuğu henüz hazır olmadığı bir konuda zihinsel ve psikolojik bir gerilime sokabilir. Kadın ve erkek rolleri şeklindeki geleneksel cinsiyet ayrımını çocuğun zihninde tartışmalı hale getirebilir."

Kararlarını LGBT'den yana pozitif bir ayrımcılık olarak kullanmaları gerektiği mesajı veriliyor

Çocukların farklı dönemlerde farklı şeyler düşünebileceğini ve yeni şeyler deneyebileceğini belirten Işıklı, cinsiyet kimliğini keşfetme sürecinde internet, sosyal medya ya da teknoloji destekli diğer kanallardan tek yönlü enformasyon gelmesinin çocuğu tek bir alana kaydırabileceğini söyledi.

Işıklı, şunları kaydetti: "Dijital platformlarda özellikle Batı kaynaklı, Amerika kaynaklı dijital platformlarda LGBT konusunda pozitif bir ayrımcılık olduğunu, pozitif bir sponsorluk ya da öne çıkartma olduğunu çok net görebiliyoruz. Bu Netflix'le başlamıştı ama şimdi Hollywood filmleri ve diğer sinema sektörünün tümünde görebiliyoruz. Hepsinde LGBT ile ilgili bir mesaj var. Halbuki en yaygın olan durumda toplumda insanların sadece yüzde 3,5'i LGBT'li üyeler. Fakat sanki bu en temel sorunmuş gibi ve en öncelikli insan hakkıymış gibi, öne çıkartıp çocukların henüz yetişkin olmadan bu konudan bir tercih yapmaları yahut da kararlarını LGBT'den yana pozitif bir ayrımcılık olarak kullanmaları gerektiği mesajı veriliyor."

Bilim ve teknolojideki gelişmelerin de cinsiyet, aile ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkisine değinen Işıklı, gen makaslama ve sentetik biyoloji gibi teknolojilerin hızla geliştiğini, bu gelişmelerle çocuğun cinsiyetinin ve bazı genetik özelliklerinin doğumdan önce belirlenebilir hale geldiğini anlattı.

Işıklı, "Şu anki toplumumuzun, ahlakın, medeniyetimizin tümü her noktada cinsiyetle ilgili normlar, kurallar, yasalar, kriterler ve kavramlar içeriyor. Siz cinsiyetsizleşme gibi ya da çoklu cinsiyetler gibi yahut da akışkan cinsiyetler gibi bütün bunları içine alacak tasarım bebek gibi bir teknolojik trende girerseniz, bu teknolojik trend içinde sizin geleneksel yaşam tarzınızdan, ahlakınızdan, edebiyatınızdan, bilim ve inançlarınızdan geriye bir şey kalmaz. Buna karar vermek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu.

Ebeveynlerin çocuklarının dijital ortamda karşılaştığı içeriklerden haberdar olması ve onlarla aktif iletişim kurması gerektiğini belirten Işıklı, bu süreçle ebeveynlerin tek başına başa çıkamayacağını, büyük teknoloji şirketleri, bilimsel fon kuruluşları ve bilim politikalarıyla eş güdüm içinde hareket edilmesi gerektiğini belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız