Programda konuşan Bakan Yumaklı, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında bulunulduğunu ifade etti.
Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti.
Türkiye yem sanayisinin gücü
Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten Bakan Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk kez yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem hammaddelerinin dane üretiminin de planlı üretim desteği kapsamına alındığını bildirdi.
Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı bir büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye’nin karma yem üretiminde Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sırada yer aldığını; 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1.718’e, yıllık üretim kapasitesinin ise 30,7 milyon tona ulaştığını aktardı.
TMO’nun sektöre sağladığı destekler
Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörü ile yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini ifade etti.
Konuşmasının ardından Bakan Yumaklı, Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Ahmet Güldal ve beraberindekilerle sergi kapsamında açılan stantları ziyaret ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.
Satış politikaları ve piyasa desteği
Kongre çerçevesinde düzenlenen “Sektörler İstişaresi” oturumuna panelist olarak katılan Genel Müdür Ahmet Güldal, Kurum stoklarında piyasayı düzenleyebilecek seviyede buğday bulunduğunu belirtti.
Kurumun ekim ayında başlayan satış sezonu boyunca piyasaya düzenli ve yüksek miktarda ürün sunduğunu aktaran Güldal, şunları kaydetti: “Aylık ortalama 2,5 milyon ton, son aylarda ise 3-4 milyon ton seviyesinde satış yapıldı. Un sektörümüz başta olmak üzere ekmeklik buğday kullanan sektörlerimizin bugüne kadar aylık tüketiminin %100’ünden fazlası satışa sunuldu. Makarna, bulgur ve irmik gibi makarnalık buğday kullanan sektörlere ise aylık ihtiyacın 2–3 katı ürün verildi.
Arpada, ülke ihtiyacının ortalama %50-60’ını karşılayacak miktarlarda satış açılırken, bazı aylarda bu oran %70’e ulaştı. Satışa açtığımız arpaların %70’i hayvansal üretimle uğraşan ve hammaddeye erişimi nispeten daha zor olan besici ile yetiştiricilere yönelik oldu. Bugüne kadar fiilen gerçekleştirdiğimiz hububat satışlarının yaklaşık yarısı besici- yetiştirici, kanatlı sektörü ve yem sanayine ulaştı.”
Kanatlı sektörünün hızlı büyümesine dikkat çeken Güldal, şubat ayında bu sektöre yönelik mısır satışlarına başlandığını belirtti. Yerli ve ithal ürünlerin birlikte piyasaya sunulduğunu ifade eden Güldal, kanatlı sektörü ve yem fabrikalarının aylık tüketiminin %45’i kadar ürünün satışa açıldığını söyledi.
Satış sezonunun ilk 6 ayında fiyat artışı yapılmadığını vurgulayan Genel Müdürümüz, bu sayede sektörün maliyet istikrarına katkı sağlandığını ifade etti. Nisan ayı itibarıyla ise yeni hasat döneminin yaklaşması nedeniyle buğday ve arpa fiyatlarında güncellemeye gidildiğini, bunun da kademeli şekilde uygulanarak piyasada ani dalgalanmaların önüne geçildiğini belirtti.
16 milyon tonluk depolama imkânı
Sezon sonunda yaklaşık 6 milyon tonluk hububat stoku ile dönemin kapatılmasının planlandığını aktaran Güldal, nisan ve mayıs aylarındaki yağışların dengeli seyretmesi hâlinde yeni sezonda yüksek verim beklendiğini dile getirdi.
TMO’nun depolama kapasitesine de değinen Güldal, şu ifadeleri kullandı: “Alım ve ürün muhafazası yönüyle herhangi bir sıkıntımız bulunmamaktadır. 8 milyon ton lisanslı depo, TMO’nun kendi depoları ile kiralık depolar dâhil 4 milyon ton kapalı depo ve gerektiğinde 4 milyon ton açık yığın depolama olmak üzere toplamda 16 milyon tonluk ürün depolama kapasitesine sahibiz.”
Güldal, 2026 alım sezonu öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını vurgulayarak, arz güvenliğini sağlamak adına gerekli tüm adımların kararlılıkla atılmaya devam edileceğini belirterek konuşmasını bitirdi.