Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu toplandı

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu toplandı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu toplandı

Komisyonda, "İklim Değişikliğiyle Mücadele ve Yeşil Ekonomi Sürecinde Fırsatlar ve Tehditler" başlıklı sunum yapan Birpınar, iklim değişikliğinin gelecekte insanlığı çok fazla etkileyeceği ve bu durumun bir milli güvenlik meselesi haline geleceği yönünde yayımlanan raporlar üzerine Birleşmiş Milletlerin (BM) 197 ülkeyle birlikte bir sekreterya kurduğunu, iki yıllık müzakerelerin ardından 1994 yılında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin kabul edildiğini söyledi.

Birpınar, Türkiye'nin 1992 yılındaki müzakerelere katıldığını ancak kendisini yanlış konumlandırdığını ifade ederek, o dönemde yaşananları şöyle anlattı: "İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinde EK 1 ülkeleri, EK 2 ülkeleri ve EK Dışı ülkeleri şeklinde bir sınıflandırma yapılmış. EK 1 ülkeleri emisyon yoğunluğu çok fazla olan ve emisyon azaltımı yapması gereken ülkeler, EK 2 ülkeleri ise EK 1'in alt kümesi. Bunlar zenginlerin en zengini, diğer ülkelere finans yardımı ve emisyon azaltımı yapması gereken ülkeler. EK Dışı ülkeler ise emisyon azaltımı yapmayacak, aynı zamanda finans yardımı alacak ülkelerden oluşuyor. Bunların sayısı 143'dür. Türkiye o zaman OECD kurucu ülkesi olması hasebiyle kendisini hem EK 1 hem de EK 2 ülkesi konumunda yazdırıyor.

1992 yılında o müzakerelere şahitlik eden diğer ülkelerin başmüzakerecileri ile konuştuğumuzda 'Biz Türkiye'yi o noktada iyi bir şey olmadığı konusunda uyarmıştık' diyorlar. Türkiye 'Biz EK Dışı ülkeler arasında olmak istemiyoruz, AB'ye aday ülkeyiz, AB ülkeleri ile beraber olmak istiyoruz, OECD ülkeleriyle beraber olmak istiyoruz.' demiş. Sonradan burada olmanın doğru bir şey olmadığı fark edilmiş. Çünkü Türkiye o konumda olduğu zaman hem emisyon azaltımı hem de finans yardımı yapması gerekiyor. Yani emisyon üreten tüm fabrikalarını, sanayi tesislerini 1992 yılında kapatması gerekiyor. Türkiye bunun yanlışlığını fark ettikten sonra 2001 yılına kadar bu konumdan çıkmak için uğraşmış ama söz sahibi olmadığı için bu başaramamış. Daha sonra Pakistan ve Azerbaycan'ın toplantılarda verdiği önerilerle 'Türkiye para yardımı yapamaz' diyerek yalnız EK 2'den çıkarmışlar."

Paris İklim Anlaşması'nın, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin bir alt elemanı olduğunu aktaran Birpınar, müzakerelerin tamamının da İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi altında gerçekleştiğini söyledi.

Anlaşma'nın aslında tüm ülkelerin sorumluluk almasını istediğini, "her ülke kendi imkan ve kabiliyetleri ile iklim değişikliğiyle nasıl mücadele edeceğini bize söylesin" diyen bir anlaşma olduğunu vurgulayan Birpınar, şöyle devam etti: "Türkiye emisyonları artan bir ülke ve emisyonları arttığı için artıştan azaltım yapabilir. Türkiye'nin değerlerini oraya sunduk ve bunlarda kabul edildi. Gerçekleştirilen müzakerelerde Türkiye'nin emisyon azaltım potansiyelinin yüksek olduğunu, adaptasyon için paraya ihtiyacı olduğunu dünyaya ifade ettik. Bu sistemin kurduğu bir yeşil iklim fonu vardı. Bu fona sözde gelişmiş ülkeler her yıl 100 milyar dolar para vereceklerdi. Geldiğimiz noktada biriken para 8 milyar dolar. Bu parayı da 197 ülkenin 145'inin paylaştığını düşünün. Bu seneki müzakerelerin en önemli konularından birisi bence finansman olacaktır. Müzakerelerde gelişmiş, zenginleşmiş ülkeler, 'Biz iklimi yanlış kalkınma modeli ile değiştirdik. Siz kalkınmanızı doğru yapın' diye bizleri uyarıyorlar.

Dün gece Yüce Meclisin aldığı karar, dünyada çok büyük sevinçle karşılandı. Çünkü denkleme çok büyük bir oyuncunun girdiğini herkes biliyor. Bu sayede iklim değişikliğiyle ilgili çok olumlu adımlar atılacak, hem oranın hem de Türkiye'nin eli güçlenecektir. Türkiye zaten bu zamana kadar yenilenebilir enerjide, sıfır atık konusunda iyi işler yapıyordu. Ama Paris İklim Anlaşması'na taraf olmayınca bu çalışmalar dünyada görünmüyordu ve gerekli desteği de alamıyordu. Birçok ülke Paris Anlaşması'na taraf oldu ama yıllardır hiçbir şey yapmıyor. Çoğunun yapacağına da inanmıyorum. Türkiye kadar ciddi olacaklarına inanmıyorum. Çünkü biz bir işe karar verdiğimiz zaman yaparız."

Birpınar, 31 Ekim-12 Kasım tarihleri arasında Glasgow'da düzenlenecek taraflar toplantısında iklim finansmanından teknoloji transferine, kapasite geliştirmesinden adaptasyon senaryolarına kadar birçok konunun 30 ayrı masada tartışılacağını da bildirdi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız