Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | MHP Başkanı Bahçeli ‘Uluslararası toplum ayağa kalkmalı’

MHP Başkanı Bahçeli ‘Uluslararası toplum ayağa kalkmalı’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Orta Doğu'da kutuplaşmayı artırmak için provokasyon zemini kollayarak karanlık emeller peşinde koşanlar bulunduğunu belirterek, Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Orta Doğu'da kutuplaşmayı artırmak için provokasyon zemini kollayarak karanlık emeller peşinde koşanlar bulunduğunu belirterek, Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır dedi.

MHP Başkanı Bahçeli ‘Uluslararası toplum ayağa kalkmalı’

12 Mart'ta İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Bahçeli, "Yurdunu alçakları uğratmamak uğruna göğüslerini siper eden bütün aziz şehitlerimize, kahramanlarımıza, bir ahlak ve adanmışlık nişanesi olan muhterem vatan şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy'a en derin şükran hislerimle birlikte Cenabıallah'tan gani gani rahmetler diliyorum. Kabirleri nur, mekanları cennet olsun." dedi.

Uluslararası toplum ayağa kalkmalı

Bahçeli, ABD ve İsrail koalisyonun İran'a yönelik başlattığı savaşın 11. gününde bilançonun gittikçe ağırlaştığını, şiddet ve yıkımın günbegün artış kaydettiğini dile getirdi.

İran'da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar sınır ve çerçevesi her seferinde güncellenen operasyonların bölgeyi ateşe attığını belirten Bahçeli, dünyaya, demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan ülke veya ülkelerin hepsinin birden sınıfta kaldığını, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarının kanıtlandığını dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın "savaşın bitiş zamanına Netanyahu ile karar vereceğiz" demesinin dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Bahçeli, İran'da hiçbir suçu ve günahı olmayan sivil halkın bombaların, füzelerin, diğer ölümcül operasyonların odağında olduğuna işaret etti.

Bahçeli, şöyle konuştu: "28 Şubat 2026 tarihinde, Minab kentinde bir okulun bombalanması sonucunda 175 çocuğun ölmesi tahammül edilemeyecek bir katliamdır. Hakikaten felaket kol gezmektedir. 2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkartan; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de, sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? İran'da, Gazze'de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalı. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur."

Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemeli

Hristiyan din adamlarının, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısı sürerken Beyaz Saray'da bir araya gelerek ABD Başkanı Donald Trump için yaptığı duayı hatırlatan Bahçeli, bu durumu eleştirdi.

"Evangelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis'te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir. Adı konulmamış bir din savaşı başladı da biz mi farkında değiliz?" diyen Bahçeli, Orta Doğu'da Sünni-Şii husumetine çanak tutan, bu kapsamda kamplaşma ve kutuplaşmayı sertleştirmek için provokasyon zemini kollayan karanlık emellere kapalı durmanın "Müslümanım" diyen herkes için hayat memat konusu olduğunu söyledi.

Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu tuzağa hiçbir Müslüman düşemez, düşmemelidir. Böylesi bir vebale hiçbir din kardeşimiz ortak olamaz, olmamalıdır. Şii de Müslüman'dır, Sünni de Müslüman'dır; bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namlusunu tutanlar alçak kere alçaktır. Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır.

Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt'ün kardeşi, Kürt, Türk'ün alın yazısı, kader ortağıdır."

Her ülke aklını başına almalı

İran'da vurulan şehirlerin büyük çoğunluğunun Türk şehri olduğunu belirten Bahçeli, "Tebriz'den İsfahan'a kadar kardeşlerimiz ateş altındadır." dedi.

Azerbaycan'ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne İran'dan insansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan saldırıları hatırlatan Bahçeli, 4 Mart'ta da İran'dan Türkiye istikametine doğru gelen balistik mühimmatın Türk hava sahasına girmeden NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini anımsattı.

Devlet Bahçeli, şöyle konuştu: "Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti'nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar, egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telaffuz edilmesi elbette tarihi kıymettedir. Ancak 9 Mart 2026 tarihinde, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep'te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti'dir.

Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz. Elbette Türkiye'yle İran'ı karşı karşıya getirmeye matuf siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal veya göz ardı etmiyoruz."

ABD ve İsrail'in İran'ı hedef alan saldırılarının küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olduğunu dile getiren Bahçeli, dünya petrol ticaretinin beşte birinin yapıldığı Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını anımsattı.

Bölgede ticaret durma noktasına gelmiştir. ABD'nin neyin peşinde koştuğu, neyin üzerine çöreklenmek istediği hepinizin malumu alisidir. Petrol için yıkmayacağı ocak, yapmayacağı çamurluk, göze almayacağı vandallık olmayanların hüviyeti bellidir. Merhum Hocamız Prof. Dr. Erol Güngör'ün aynen temas ettiği gibi, 'İslam dünyasında petrol zenginliği olmasa, İslam ülkelerinde olup bitenler büyük sanayi ülkelerini ilgilendirmezdi.' Biz hem dünyanın her noktasında hem de coğrafyamızın her köşesinde barış, huzur ve istikrarın kökleşmesini arzuluyoruz. ABD-İsrail saldırganlığı son bulmalıdır."

Silahın seçenek olmaktan çıkarılması, siyaset ve diplomasinin önünün açılması gerektiğini, Türkiye'nin bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrileceğine belirten Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefiyle iç barış ve huzur ortamını güçlendirmenin gayesinde olan bir ülkenin komşu coğrafyalardaki sıcak çatışma iklimine cemrenin suya düşmesi gibi barışçıl çabalarla nüfuz etmesi mukadderdir. Huzur ve barış içinde yaşamak her insanın, her ülkenin hakkıdır. Ramazan Bayramı'na yaklaştığımız şu günlerde sulh ve sükunetin yanında, uzlaştıran ve kucaklaştıran diyalogların filiz filiz büyümesi samimi temennimizdir." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız