Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | Kuraklaşmadaki artış biyolojik çeşitlilik ve insan yaşamını tehdit ediyor

Kuraklaşmadaki artış biyolojik çeşitlilik ve insan yaşamını tehdit ediyor

Dünya genelinde kuraklaşan alanlar çoğalırken uluslararası raporlar, biyolojik çeşitlilik ve insan yaşamı üzerindeki tehditlerin de bununla doğru orantılı olarak arttığını ortaya koyuyor.

Dünya genelinde kuraklaşan alanlar çoğalırken uluslararası raporlar, biyolojik çeşitlilik ve insan yaşamı üzerindeki tehditlerin de bununla doğru orantılı olarak arttığını ortaya koyuyor.

KAYNAK: Anadolu Ajansı
Kuraklaşmadaki artış biyolojik çeşitlilik ve insan yaşamını tehdit ediyor

Her yıl 17 Haziran'da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, arazi bozulumunun, kuraklığın ve çölleşmenin dünya genelindeki etkilerine dikkati çekmeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, çölleşme, kuraklık ve arazi bozunumu yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve güvenlik boyutları olan küresel bir kriz haline geliyor.

BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi'nin (UNCCD) 2024'te yayımladığı "Kuruyan Toprakların Küresel Tehdidi: Bölgesel ve Küresel Kuraklık Trendleri ve Gelecek Tahminleri" başlıklı raporuna göre, kuraklık arazi bozulumunu, çölleşmeyi, ekosistemin dayanıklılığını ve insan toplumlarını derinden etkiliyor.

Kuraklık bağlantılı arazi bozulumu ve su kıtlığı, gıda ve su güvensizliği, zayıf toprak verimliliği, mahsul ve bitki üretiminde kayıp, biyolojik çeşitlilikte azalma, ekosistemin bozulması, yoğun kum ve toz fırtınaları, orman yangınları, kötü sağlık koşuları ve büyük çaplı insan göçü ile bağlantılı.

Öte yandan, insan kaynaklı iklim değişikliği, dünya genelindeki kuraklığın değişmesinin başlıca sorumlusu olarak görülüyor.

2020'ye kadarki 30 yıllık dönemde daha kurak bir iklim yaşandı

Artan kuraklığın neredeyse her bölgede insanları ve çevreyi tehdit ettiği ortaya konulan raporda, dünya üzerindeki tüm kara parçalarının dörtte üçünden fazlasının, 2020'ye kadarki 30 yıllık dönemde, önceki 30 yıllık döneme kıyasla daha kurak bir iklim yaşadığı ifade edildi.

Ayrıca bu süreçte, küresel kurak alanlar yaklaşık 4,3 milyon kilometrekare genişleyerek (Avustralya/Okyanusya kıtasının yarısı büyüklüğünde bir alan) küresel kara parçalarının (Antarktika hariç) yüzde 40'ından fazlasını kapladığı belirtildi.

Raporda, sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarında başarısız olunursa, dünyanın nemli bölgelerinin yüzde 3'ünün daha bu yüzyılın sonuna kadar kurak alanlara dönüşmesinin öngörüldüğü de aktarıldı.

Kurak bölgelerde yaşayan kişi sayısı son 30 yılda iki katına çıktı

Rapora göre, kurak bölgelerde yaşayan kişi sayısı son 30 yılda iki katına çıkarak 2,3 milyara ulaştı, bu da küresel nüfusun dörtte birinden fazlasına tekabül ediyor.
Oluşturulan tahmin modelleri, en kötü iklim değişikliği senaryosunda 2100'e kadar 5 milyara kadar insanın kurak bölgelerde yaşayabileceğini ortaya koyuyor.

İklim göçleri ve çatışma riski
Dünya Bankasının 2021'de yayımladığı "Groundswell" raporuna göre, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle 2050 yılına kadar 216 milyon kişi kendi ülkeleri içinde yer değiştirmek zorunda kalabilir. Öte yandan UN Water tarafından yayımlanan verilerde, kuraklığın çatışma riskiyle bağlantısına dikkat çekiliyor.

UN Water internet sitesinde yer alan çalışmalarda, "Su, barışın da savaşın da nedeni olabilir." ifadesi yer alıyor. Çalışmalara göre, su kıtlığı ve eşitsiz erişim, mevcut toplumsal ve siyasi gerilimleri artırabiliyor. Sınır aşan su kaynaklarında iş birliği eksikliği, istikrar açısından risk oluşturuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız