Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Gündem | Çocukların, sosyal medya kullanımına dair yeni bir düzenleme yolda

Çocukların, sosyal medya kullanımına dair yeni bir düzenleme yolda

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş çocukların, sosyal medya ve sosyal ağların kullanımıyla ilgili dünya örneklerini incelediklerini belirterek ‘Çocuklarımızın sosyal medya kullanımına dair bir düzenleme hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş çocukların, sosyal medya ve sosyal ağların kullanımıyla ilgili dünya örneklerini incelediklerini belirterek ‘Çocuklarımızın sosyal medya kullanımına dair bir düzenleme hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

Çocukların, sosyal medya kullanımına dair yeni bir düzenleme yolda

Bakan Göktaş, Esenler Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ve İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere bazı kentlerde yaşanan yerel yönetim sorunlarının ele alınacağı "Esenlik Sempozyumu"na katıldı.

Üniversitenin Davutpaşa Kampüsü'ndeki programda konuşan Göktaş, sağlıklı ailelerin aile dostu bir şehrin temelini oluşturduğunu, aile dostu bir şehrin ise kadını, çocuğu, genci ve yaşlısıyla tüm bireyler ile ailenin ihtiyaçlarını gözeterek yüksek bir yaşam kalitesi sunan şehirler olduğunu söyledi.

Katılımcılara, "Peki, bir şehri aile dostu yapan nedir?" sorusunu yönelten Göktaş, "Çocukların güvenle büyüyebildiği, eğitim ve sağlık hizmetlerine kolay erişilen, spor ve etkinlik alanlarıyla sosyal gelişimi destekleyen şehirlerdir. Doğa ile iç içe sağlıklı yaşam alanları, mahalle kültürü ve komşuluk ilişkilerinin korunduğu şehirlerdir. Sosyal hizmet anlayışı da bu niteliklerin sürdürülmesinin merkezinde yer alan bir yaklaşımdır. Bu anlayış, bireylerin ihtiyaçlarını gözeten, sorunların kök nedenlerini ortadan kaldıran ve dezavantajlı grupları güçlendiren bir imkan sağlar." diye konuştu.

Göktaş, bu anlamda sosyal hizmet politikalarının şehirleri sadece yaşanacak değil, yaşatılacak yerler haline getirmeyi amaçladığına vurgu yaparak bir toplumun gücünün yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, bireylerinin mutluluğu, huzuru ve birbirine olan bağlılığıyla ölçüldüğünü kaydetti.

85 milyonluk büyük Türkiye ailesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz

Bakanlık olarak tüm sosyal politikaları insan odaklı bir yaklaşımla hayata geçirdiklerini kaydeden Göktaş, "'Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye' diyerek, 85 milyonluk büyük Türkiye ailesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planımız' ile toplumun temel yapı taşı olan aileyi her yönüyle desteklemek ve güçlendirmek adına stratejik adımlar atıyoruz. Eylem planımız, ailelerin afet ve acil durumlara dayanıklılığını artırmayı hedefleyen aile dostu çevre politikalarına odaklanıyor." ifadelerini kullandı.

Göktaş, ailelerin temel ihtiyaçlarını gözeten, birlikte vakit geçirmelerini destekleyen aile dostu şehir anlayışının yaygınlaşmasını amaçladıklarını dile getirerek bu amaçla önceki günlerde başlattıkları iki yeni çalışma olan "Sosyal Risk Haritası" ve "Aile Rehberi Sistemi"ni hatırlattı.

Bugün sosyal hizmet anlayışını yeniden şekillendiren en önemli unsurlardan birinin de teknoloji ve dijitalleşmenin hızla ilerlemesi olduğuna dikkati çeken Göktaş, şöyle konuştu: "Dijital dönüşüm, sosyal hizmetlerin daha geniş kitlelere ulaşmasına, daha hızlı ve etkili çözümler üretilmesine imkan sağlar. Çevrim içi danışmanlık hizmetleri ve veri temelli sosyal politikalar, bu alandaki yeniliklerin başında gelir. Ancak bu durum, teknolojiyi bir araç olarak görerek sosyal hizmetin insani boyutunu her zaman ön planda tutmayı gerektirir. Çünkü dijitalleşme, hayatımızı kolaylaştırdığı gibi birtakım zorlukları, tehditleri ve tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Kişisel verilerin gizliliği, siber güvenlik riskleri, dijital zorbalık, akran zorbalığı, dijital bağımlılık bu tehlikelerden sadece birkaçıdır. Bu tehlikeler, bizlere tedbirli olmayı ve yaşanılan sorunlara çözüm üretmeyi gerektirir."

Oyunlardaki güçlü karakterler, çocukların gelişiminde olumsuz etkilere neden oluyor

Ekim ayında konunun uzmanları, ebeveynler ve çocukların katılımıyla, "Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı"nı düzenlediklerini anımsatan Göktaş, çalıştayla ilgili ön rapor hazırladıklarını, raporda sosyal medya kullanımı ve dijital bağımlılıkla ilgili çarpıcı tespitlerin yer aldığını gördüklerini kaydetti.

Bu rapora göre, her şeyden önce sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerinde derin bir etki bıraktığını dile getiren Göktaş, şöyle devam etti: "Oyunlardaki güçlü karakterler, çocukların gelişiminde olumsuz etkilere neden oluyor. Yine raporda, çocukların oyunlarda güçlü, karanlık veya tüm silahları ustalıkla kullanabilen figürleri seçerek kendilerine güven ve cesaret kazandırdıkları tespitleri yer alıyor. Aynı zamanda çocukların bir kısmı, bu karakterlerin gücüne sahip olmayı ve oyun sırasında kendilerine yeni bir kişilik oluşturduklarını hissediyor. Oyun bittikten sonra ise çocuklar, sosyal ilişkilerinde zayıflama ve sosyal izolasyon yaşıyor. Çocuklar, dijital araçların aileleriyle vakit geçirmelerine engel olmadığını fakat telefonlarını eline almadıklarında kendilerini bir boşlukta hissettiklerini, üzüntü ve güvensizlik duygusu yaşadıklarını ifade ediyor. Diğer yandan dijital içerikler zaman içinde bağımlılığa, dürtüsel davranış bozukluklarına yol açabiliyor. Başka bir ifadeyle çocukların toplumsal uyum ve birlikte yaşam becerilerine zarar veriyor, suç işleme riskini artırıyor ve hukuki yaptırımı olan fiillerin gerçekleşmesine zemin hazırlıyor."

Göktaş, bu noktada herkesin sorumluluk almasının büyük önem arz ettiğini belirterek kendilerinin de çocukları sosyal medyanın bu zararlarından korumak için hazırlık içinde olduklarını bildirdi.

Bu kapsamda yürütülen faaliyetlere değinen Göktaş, "Çocukların, sosyal medya ve sosyal ağların kullanımıyla ilgili dünya örneklerini inceliyoruz. Çocuklarımızın sosyal medya kullanımına dair bir düzenleme hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Çalıştayın raporunu, elde ettiğimiz çarpıcı sonuçları ve çözüm önerilerini önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.

Göktaş, filozof ve bilim insanı Farabi'nin "Mutluluk, bir şehrin huzuru ve düzenindedir." sözünü aktararak "Huzurlu, güvenli ve güçlü bir toplum inşa etmek için hepimize önemli görevler düşüyor. Aileden mahalleye, şehirden ülkeye uzanan bu sorumluluk anlayışıyla güçlü bir toplumu inşa etmek ise bireylerin mutluluğunun, toplumun mutluluğuna dönüşmesinden geçiyor." diye konuştu.

Konuşmaların ardından katılımcılar aile fotoğrafı çektirdi.
 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız