Kahramanmaraş Haberleri
Kahramanmaraş
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Gazetecin | Genel | Türkiye’nin COP31’e giden yolu, dirençli şehirler programı

Türkiye’nin COP31’e giden yolu, dirençli şehirler programı

Hatay’da düzenlenen Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler programında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde ve Hatay özelinde yürütülen çalışmaları anlattı.

Hatay’da düzenlenen Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler programında konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde ve Hatay özelinde yürütülen çalışmaları anlattı.

KAYNAK: Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Türkiye’nin COP31’e giden yolu, dirençli şehirler programı

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının ‘dirençli şehirler’ başlığı kapsamında 10’dan fazla ülkenin iklim ve şehircilik bakanları ile aralarında BM ve AB gibi uluslararası kuruluşların yöneticilerinin de bulunduğu yabancı temsilciler, “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programı için Hatay’da bir araya geldi. Programın açılış konuşmalarını COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (BM-HABITAT) İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach yaptı.

Hatay bize dayanıklılığı, yeniden kurma iradesini hatırlatıyor

Asrın Felaketi’nde en ağır yıkımı yaşayan Hatay’ın yeniden inşa süreciyle dünyaya örnek olduğunu belirten Bakan Kurum, “Hatay’daki program, Türkiye’nin iklim ve şehircilik vizyonunun sahadaki en anlamlı duraklarından biridir. Çünkü Hatay, bize acının yanında dayanıklılığı, umudu ve yeniden kurma iradesini de hatırlatıyor” dedi.

Bakan Kurum, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremden 11 ilde, 14 milyon insanın etkilendiğini söyledi. 110 bin kilometrekarelik geniş bir alanda büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını kaydeden Bakan Kurum, binlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini, yaklaşık 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiğini hatırlattı.

Depremin en ağır vurduğu ilimizdi, en çok burada zorlandık

Bakan Kurum, Asrın İnşa Seferberliği’ ile ilgili katılımcılara şu bilgileri verdi: 200 bin mimar, mühendis, işçi kardeşimle birlikte tek yürek olduk ve fedakar insanımızın emeği karanlık anlarımıza ışık oldu. Devlet-millet el ele verdi ve asrın dayanışmasını asrın inşa seferberliğine dönüştürdü. Şu anda bulunduğumuz Hatay, depremin en ağır vurduğu ilimizdi. 'Medeniyetler şehri'; birçok medeniyete, dine ev sahipliği yapıyor. Yeniden inşa aşamasında da en çok burada zorlandık çünkü istiyorduk ki şehri tarihiyle, kimliğiyle, kültürüyle hep birlikte yeniden ayağa kaldıralım. Geldiğimiz noktada tüm şehirlerimizi, tarihi, kültürel yerleri de dahil olmak üzere topyekun ayağa kaldırdık. Tüm bu çalışmaları yaparken üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık. 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilimizde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlarımıza anahtarlarını teslim ettik. Size 455 bin konutu şöyle anlatayım. Nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan, İzlanda kadar bir ülkeyi 2 yılda alt yapısı, okulları, iş yerleri, parkları, ibadethaneleri; topyekun bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa ettik.

Deprem konutlarıyla sera gazı emisyonu yüzde 38 azaltıldı

Bakan Kurum, küresel enerji tüketiminin yaklaşık dörtte üçünün şehirlerde gerçekleştiğini ve sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 70'inin yine şehirlerden kaynaklandığını belirterek, şehirlerin bu noktada iklim eyleminin en önemli alanlarından biri olduğunu anlattı. Deprem bölgesinde bu anlayışla yeni şehirlerin kurulduğunu ifade eden Bakan Kurum, “Tarihin en büyük kentsel yeniden inşa sürecini yeni bir yol haritasına çevirdik. Bu yol; verimlilik, çevre dostu yapılar, Sıfır Atık, akıllı sistem yönetimi ve sürdürülebilir yerleşim ilkeleri üzerine kuruldu. Deprem sonrası yarım milyon konutu neredeyse sıfır enerjili bina konseptine göre tasarladık ve enerji tüketimini yüzde 39 ve buradaki sera gazı emisyonunu da yüzde 38 azaltmış olduk” dedi. Bakan Kurum, bu yaklaşımın 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve Yeşil Kalkınma vizyonu çerçevesinde 81 ili kapsadığını belirtti.

'Hatay Deklarasyonu' açıklanacak

Hatay’ın COP31'de ‘dayanıklı şehirler’ başlığına örnek olduğunu ifade eden Bakan Kurum, program sonunda COP31 sürecine de katkı sağlayacak 'Hatay Deklarasyonu'nun açıklanacağını anlattı: COP31'de dayanıklı şehirlerin desteklenmesini uluslararası iklim gündeminin temel önceliklerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. 'Kimsenin geride bırakılmadığı' o anlayışı COP31'de ortaya koyacağız. Çünkü küresel çapta hep birlikte binaların emisyonunu azaltmalıyız. Yeşil bina sertifikasyonlarını hep birlikte güçlendirmeliyiz. Dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmaları geliştirmeliyiz. Dirençli altyapı ve bina standartlarını küresel ölçekte yaygınlaştırmalıyız. Bu başlıklar yalnızca Türkiye'nin öncelikleri değil, şehirlerin, insanımızın ortak ihtiyacıdır. İnsanlığın ortak geleceğine karşı hepimizin sorumluluğudur. Ben bu programın sonunda hazırlanacak 'Hatay Deklarasyonu'nun dünya şehirleri için, tüm insanlık için güçlü referans olacak kararların alınacağına yürekten inanıyorum.

BM-Habıtat İcra Direktörü: Türkiye, dünya için dirençlilik modeli

Toplantıda konuşan BM-HABITAT İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da Türkiye’nin deprem bölgesinde yürüttüğü İnşa Seferberliğinden övgüyle bahsetti. Rossbach, “Türkiye, dünya için dirençlilik modeli ifade ediyor. Sadece 3 yılda 455 binden fazla dirençli konut daha öncesinde hiç görülmemiş özel ve kamu seferberliğiyle beraber, Bakanlık ile TOKİ liderliğinde ortaya çıkarıldı. 11 ilde gerçekleştirilen kapsamlı mikro bölgeleme çalışmaları her fay hattını haritalandırdı ve yüksek riskli bölgelerde yeniden yapılaşmanın önüne geçildi. Bunlar sadece ev değil; bunlar şehirler, ayakta kalmak üzere yeniden tasarlanmış şehirler” dedi.

Rossbach: Bunlar çizim değil gerçekten ayakta duran şehirler

Türkiye’nin ‘dirençli şehirler nasıl olmalı?’ sorusunu deprem bölgesinde gerçek yapılarla dünyaya gösterdiğini belirten Rossbach, “Türkiye şu anda COP31 yolunda ilerlerken, bunun neye benzediğini dünyaya gösterme şansına sahip. Bunlar sadece plan çizimlerinde değil, taahhütlerde değil, gerçekten ayakta duran şehirlerle yapıldı” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Sıfır Atık başarısına da değinen Rossbach şunları söyledi: Türkiye'nin kentsel dirençlilik alanındaki liderliği aynı zamanda Sıfır Atık konusundaki küresel liderliğiyle de yakından bağlantılıdır. Bu dönüşümcü gündem; dirençli liderlerin ve şehirlerin yalnızca daha güçlü altyapılarda değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir üretim, tüketim ve kaynak yönetimi modelleriyle de inşa edildiğini göstermektedir. Burada Birleşmiş Milletler Habitat, Türkiye ile işbirliği yapmaktan dolayı çok mutlu. COP31'e yönelik eylem gündemi ve yaklaşan ikinci Sıfır Atık Forumu'nun hazırlıkları da dahil olmak üzere Türkiye ile iş birliğini gerçekleştirmekten dolayı gurur duyuyoruz.

Programın üst düzey oturumu, katılımcı ülkelerin bakanlarının ve uluslararası iş birliği örgütlerinin yöneticilerinin aile fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız