Kurtulmuş, kendisinin himayesinde, Şırnak’taki Cudi Dağı Sefine Mevkii’nde düzenlenen Hazreti Nuh’u Anma Merasimi’ndeki konuşmasına, “Doğu’nun ve Batı’nın sahibi, Türk'ün, Kürt’ün, Arap’ın ve bütün insanların Rabbi olan, arşın ve kürsünün, kainatın ve mükevvenatın maliki olan yüce Allah'ın kulları, aziz Müslümanlar, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.” diyerek başladı.
Şehr-i Nuh olan Şırnak’tan bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, Kur’an- Kerim’de bildirilen Hazreti Nuh’un kıssasının günümüzde dersler çıkaracak en önemli kıssalardan olduğunu söyledi.
Hazreti Nuh’un burada karaya oturan gemisinin sadece fiziki bir gemiden ibaret olmadığını, bir kurtuluş nişanesi ve kurtuluş adresi olduğunu belirten Kurtulmuş, “Hazreti Nuh'un gemisine binenler, sadece tufandan değil, aynı zamanda tuğyandan da yani Rabbe karşı isyandan da kurtulmuş olan insanlardır. Dolayısıyla Hazreti Nuh'un kıssanın içerisinde öğrettiklerini anlayarak, özümseyerek ve o yolda ilerleyerek Allah'ın izniyle her türlü zorluklardan, her türlü meşakkatten uzaklaşacağız.” şeklinde konuştu.
Hazreti Nuh’un, Hazreti İbrahim’in, Hazreti Musa’nın, Hazreti İsa’nın ve Hazreti Muhammed’in getirdiği risalete görmeden inandıklarını belirten Kurtulmuş, “Ne mutlu sizlere ki Hazreti Nuh'un ayak izlerinin olduğu, onun Rabb’ine yakardığı bir beldede, onun izini sürerek, onun getirdiği inanca sahip olarak yaşıyorsunuz. Allah bu topraklarda kıyamete kadar Hazreti Nuh'un, Hazreti İbrahim'in, Hz. Musa'nın, Hazreti İsa'nın ve Hazreti Muhammed’in izinden yürüyen nice insanların gelmesini ve burada yaşamalarını nasip etsin.” dedi.
Şırnaklı ve Cizrelilerin bu güzel beldeye hep beraber sahip çıktıklarını anımsatan Kurtulmuş, Hazreti Nuh’un gemisinin indiği yer olarak rivayet edilen bölgeye yürüyerek giden insanların olduğunu görmekten de memnuniyeti duyduğunu belirterek, herkesin dualarının kabul olması temennisinde bulundu.
Bütün peygamberlerin öğretilerinin başında gelenin, “vahdet” olduğunu ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazreti Nuh’un gemisinden de fevkalade önemli mottolar elde ettik. Orada da sabrı, hikmeti, dayanışmayı, kurtuluşu, yeniden dirilmeyi öğrendik. Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim’de diyor ki, ‘Ey inananlar, Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, topluca sımsıkı sarılın. Ayrılmayın, bölünmeyin, parçalanmayın, hep beraber Allah'ın kulları olarak Allah'ın ipine sarılın.’ Allah'ın ipine sarılmak hiç şüphesiz mecazi bir anlamdır. Hakka, hakikate sarılmak demektir. İnsafa, vicdana, adalete, merhamete, insanlığa sarılmak demektir. Allah'ın ipine sımsıkı sarılmak demek, yanındaki kardeşini, etnik kökeni ne olursa olsun, ailesi, soyu sopu ne olursa olsun, anasının dili ne olursa olsun Allah'ın kulu ve Müslüman kardeşi olarak kabul etmektir. Onun için her bir Müslüman kardeşini en az kendisi kadar aziz olarak bilmektir. Allah'ın ipine inşallah hep beraber sımsıkı sarılacağız, kardeşliğe sarılacağız, birliğe, beraberliğe sarılacağız. Çünkü bu ülkede yaşayan milletimizin 86 milyon tamamının birbirinden ayrısı gayrısı yoktur. Geçmişimiz birdir, geleceğimiz birdir, kaderimiz birdir, bugünümüz de birdir. Bizi bizden ayıracak hiçbir şey yoktur. Bizim örfümüz birdir, adetimiz birdir, kullandığımız kelimeler birdir, cümlelerimiz birdir, yasımız birdir, düğünümüz, halayımız birdir. Bu kadar çok birliğin içerisinde vahdetle, birlik içerisinde Allah'ın ipine, kardeşliğe sarılarak çok daha güçlü olacağız.”
Törenleri TBMM’nin tam himayesine alarak geleneksel olarak devam etmesini sağlayacağız
Geçen yıl Şırnak Gabar’da petrolün çıkartıldığı bölgede 40'a yakın milletvekiliyle törene katıldıklarını anlatan Kurtulmuş, “Çok şükür bugün 80 bin varil seviyesini aşmış bir petrol üretimiyle Şırnak Gabar şenlenmiş oldu. O dağlarda bir zamanlar bırakın petrol çıkarmayı, insanların piknik yapması, yürümesi, oradan geçmesi bile mümkün değildi. Çok şükür bugün buradayız. Şehr-i Nuh'ta, Nuh Aleyhisselam'ın manevi gölgesinde, Nuh Aleyhisselam'ı anma törenlerindeyiz. On binlerle ifade edilecek kardeşimiz bu törenlere katıldı. Allah ömür ve imkan verirse yukarıda direklerini gördüğünüz cami, inşallah önümüzdeki sene burada kutlayacağımız törenlerle açılacak. Allah ömür verirse önümüzdeki sene burada yapacağımız törenleri de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tam himayesine alarak bundan sonraki yıllarda da geleneksel olarak devam etmesini sağlayacağız.” dedi.
Bu dağlarda, bu ovalarda, bu şehirlerde kardeşlik türküleri söyleyeceğiz
Bu dağlarda deflerden yasların, ağıtların sesleri yükselmeyeceğini, anaların ağlamalarının, gözyaşlarıyla iniltilerinin türkülere, ağıtlara karışmayacağını ifade eden Kurtulmuş, “Bu dağlarda, bu ovalarda, bu şehirlerde, Türkiye'nin her bir karışında sadece ve sadece kardeşlik türküleri söyleyeceğiz, halaylar çekeceğiz, birliğimizi ifade edeceğiz, dirliğimizi ifade edeceğiz.” diye konuştu.
Kurtulmuş, bu dağların artık barışın, kardeşliğin, insanlığın, huzurun ve geleceğin inşa edileceği topraklar olacağının altını çizdi.
Geçen yaz TBMM’de kurulan ve başarılı müzakereler sonucu raporlaştırılan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları hakkında bilgi veren Kurtulmuş, komisyon raporunda bütün partilerin ittifakıyla bir yol haritasının orta konulduğunu belirtti.
Kurtulmuş, “Şimdi Allah'ın izniyle bu yaz ayları bitmeden bu raporun gereği olan işler yapılacak. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, tasfiyesiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çıkarılacak yasalarla birlikte artık bu iş tamamen geride kalacak, bu ülkede birlik ve beraberlik hakim olacak.” açıklamasında bulundu.