Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve yapacağı değerlendirmelerin ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Türkiye siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubu’ndaki kardeşlik tablosunun herkese, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurban Bayramı sonrasındaki ilk buluşma” olarak nitelendirdiği bu toplantı dolayısıyla hac farizasını yerine getirenlerin ibadetlerinin Cenabıhak katında makbul ve mebrur olmasını niyaz etti.
Yola çıktıkları ilk günden beri milletle bütünleşmelerinin katlanarak ve güçlenerek devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız pazar günü Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki altı beldede belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti” ifadesini kullandı.
Milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız
Ara seçimlerde altı beldenin dördünde AK Parti, birinde ise ittifak ortakları MHP’nin adayının kazandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır. Öncelikle hemşehrilerinin takdiriyle belediye başkanı olarak seçilen Tokat Bağtaşı beldesinde Mustafa Karadağ’ı, Tokat Yolüstü beldesinde Mustafa Altan’ı, Gümüşhane Tekke beldesinde Kemalettin Demirkıran’ı, Nevşehir Mustafapaşa beldesinde Mustafa Özer’i canı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Kuşçu beldesinden belediye başkanlığına seçilen Hikmet Temizel’e tebriklerimi iletiyorum. Belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerimize beldelerine hizmet yolunda Rabbimden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza da partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak, milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız. Yine 7 Haziran Pazar günü ülkemiz genelinde 355 mahallede muhtarlık, 37 mahallede ise ihtiyar heyeti için sandık kuruldu. Demokrasimizin temel yapı taşları olarak gördüğümüz muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatleri çekmek istediğini belirterek, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörlerinin üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasında olduklarını söyledi.
“Otobüslerle o şehirden bu şehre sürüklenen vatandaşlar üzerinden güya ahkâm kestiklerini ve kendilerini dev aynasında gördüklerini” ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var ne seçimler hakkında yorum yapan var ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri hâlde utanmadan çıktılar ‘öndeyiz’ diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçları kesinleştikten sonra bile yanıldıklarını kabul etmek yerine milleti suçladılar, hatayı kendilerinde değil, milletin tercihlerinde aradılar. Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin, sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar.”
İddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün de aynısını yapıyorlar, faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim. Beyler, kusura bakmayın, siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız. Bakın her zaman ifade ediyorum, sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun, bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun, bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun, bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun, bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil, şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz, bütün bunlar boyunca, defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de yaşananları eleştirdi. CHP’lilerin, aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine kendilerini, mahkemeleri ve medyayı suçlayarak kendilerine toz kondurmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rüşvet verdim”, “Rüşvet aldım”, “Şu kişiye şu kadar para verdim” diyenlerin de CHP’liler olduğunu söyledi.
Dün “Halkın umudu” dediklerine bugün hain damgası vuranların da yine CHP’lilerden başkası olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargının gerekli değerlendirmeleri yaptığını, hükmünü verdiğini belirtti.
Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararı sonrası yaşananların kendilerinin haklılıklarını da teyit ettiğini dile getirdi.
Partilerine yönelik edep, adap, siyasi nezaket dışı hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduklarını, ellerini, dillerini yaşanan olaylara bulaştırmadıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadıklarını, medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmediklerini, aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş çapsızlara prim vermediklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreçte hadiseleri ve tartışmaları güvenli mesafeden takip etmekle yetindiklerini, aynı tavırlarını koruduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Bu girdabın içerisine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclis’imizin vahametine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM’nin terörize edilmesine, Gazi Meclis’in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır. Şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum, CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur” dedi.
Bugüne kadar şahıslarla işlerinin olmadığını, bundan sonra da işlerinin olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hareketi olarak mücadelelerinin kişilerle olmadığını, CHP’nin halk ve millî irade düşmanı ideolojisiyle olduğunu belirtti.
Vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez
“Bizim mücadelemiz, başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim mücadelemiz, milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa ‘Boş ver, Araplara paranı kaptırma’ diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz, milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz, Batılı patronlarından ‘Aferin’ alabilmek için Türkiye’yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz, Mehter Marşı’ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz, Sultan Fatih’in emaneti aziz İstanbul’un duvarlarını ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten mankurtladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir. Şunu bir kere daha hatırlatmak durumundayım, tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez.”
Biz sadece işimize bakıyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi bir muhalefete de ihtiyacı olduğunu vurguladı.
“Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulmadı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye’nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz, o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken her zaman söylediğim gibi biz sadece işimize bakıyoruz” ifadesini kullandı.
Kimse macera peşinde koşmasın
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’de özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyledi.
“İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in “uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça” bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu söyledi.
İsrail’i hukuk çizgisinin içerisine çekmenin artık sadece belirli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırıların sadece bölge ülkeleri üzerinde değil küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturduğunu dile getirdi.